Sosyal Medya
mersin haber

Gündem

CHP’Lİ DANIŞMANDAN EŞİNE KIYAK! SÖZLEŞMEYE EKLETTİĞİ MADDE PES DEDİRTTİ

yazar

Yayınlayan

üzerinde

Mersin Cumhuriyet Savcılığı tarafından CHP’li Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturmanın detaylarına SABAH ulaştı. Belediye Başkanı Vahap Seçer’in danışmanı Ertan Liman’ın eşi Mine Liman’ı bir firmada ‘Danışmanların sahada bulunması ve sürekli işe gelmesi zorunluluğu yoktur’ maddesiyle işe aldırttığı ortaya çıktı.

Şüpheli sıfatıyla ifade veren belediye görevlilerinin özellikle 2019 seçimlerinden 6 ay önce işe alınan 677 işçinin ekmeğiyle oynayan kişinin hiçbir imza yetkisi olmayan ve belediye başkanı Vahap Seçer tarafından danışman olarak gösterilen Ertan Liman tarafından çıkarıldığını söylediler. İşçilerin ekmeğiyle oynayan Ertan Liman, eşi Mine Liman’ı hafif raylı sistem metro hattının ihalesini kazanan firmada danışman olarak yüksek maaşla işe başlattığı ortaya çıktı.

Savcılıkta müşteki sıfatıyla ifade veren ve ismi gizli tutulan kişinin: “Ertan Liman’ın eşi Mina Liman’ı ihaleden sonra danışman olarak işe aldı. Ayrıca ihale maddesine ‘Danışmanların sahada bulunması ve sürekli işe gelmesi zorunluluğu yoktur’ maddesi ekletti. Eşi Mine Liman’ı danışman kadrosunda işe alıp en yüksek düzeyde maaşa bağlayıp hak ediş kadrosuna soktu” dediği öğrenildi.

Haksız yere ekmeklerinden edilen özellikle 2019 yerel seçimlerinden 6 ay önce işten çıkarılan 677 işçinin şikayeti üzerine İçişleri Bakanlığı müfettişleri iddiaları inceledi ve 29.11.2021 tarih ve 2021/331 sayılı yazısı ile işçi çıkaran sorumlular hakkında soruşturma izni verdi. Bakanlık müfettişlerinin kararına Başkanı Vahap Seçer’in avukatları itiraz etti. Danıştay, yapılan itirazı reddetti. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı işçi çıkarmalarla ilgili haklarında soruşturma izni verilenlerin tek tek ifadelerini almaya başladı. Şüpheli sıfatıyla savcılığa giden belediyi görevlilerin verdikleri ifadelere SABAH ulaştı.

BAŞROL ERTAN LİMAN

Başkan Vahap Seçer’in hiçbir imza yetkisi olmamasına rağmen danışman olarak atadığı Ertan Liman’ın işçilerin ekmeğiyle oynayan kişiler arasında “Başrol oynadığı” ortaya çıktı.

Liman’ın genel sekreterler ve daire başkanlarıyla yaptığı toplantıdan sonra listeler hazırlattığı, İnsan Kaynakları Daire Başkanlığı’nda belediye iştiraki olan şirketlere bu listeleri göndererek işçilerin çıkışlarının verildiği öğrenildi.

İŞTE İFADELER:

Savcılıkta şüpheli olarak ifade veren belediye görevlisi A.A., “Ertan Liman’ın herhangi bir imza yetkisi ve sorumluluğu olmamasına rağmen personeller ve idarecilerle doğrudan muhatap ve karar verici düzeyinde ilişkiler kurdu. Örneğin yapılacak herhangi bir işi gelip ‘Bu böyle yapılacak’ şeklinde dikte etmeye çalıştı ya da doğrudan daire başkanlarına giderek sorumlulukları dahili olan işlerle alakalı talimatlar vermeye başladı” derken, şüphelilerden C.T. ise, “2019 yerel seçimlerinden geriye doğru 6 ay içerisinde işe başlayanlarının listelerini Ertan Liman ve daire başkanları ile birlikte yapılan toplantıda istendi. Son 6 ayda işe alınanların listesinin çıkarılmasına ilişkin talebi Ertan Liman sözlü olarak yaptı. 1 Nisan’dan 6 ay düşüp o tarihten itibaren işçilerin tamamını gönderdiler” şeklinde ifade verdiği öğrenildi.

LİMAN’DAN EŞİNE KIYAK

İşçilerin ekmeğiyle oynayan Ertan Liman’ın eşi Mine Liman’a ise kıyak yaptığı ismi gizli tutulan müştekinin verdiği ifadesinde gün yüzüne çıktı. Ertan Liman, eşi Mine Liman’ı hafif raylı sistem metro hattının ihalesini kazan firmada danışman olarak yüksek maaşla işe başlattığı ortaya çıktı. Savcılıkta müşteki sıfatıyla ifade veren ve ismi gizli tutulan şahıs, “Ertan Liman’ın eşi Mina Liman’ın ihaleden sonra danışman olarak işe aldı.. Ayrıca ihale maddesine ‘Danışmanların sahada bulunması ve sürekli işe gelmesi zorunluluğu yoktur’ maddesi ekletti. Eşi Mine Limanı danışman kadrosunda işe alıp en yüksek düzeyde maaşa bağlayıp hak ediş kadrosuna soktu” dediği öğrenildi.

HER YERDE ADI GEÇİYOR

Danışman Ertan Liman’ın Mezitli ilçesinde tarla olarak geçen arsayı imar tadilatı ile konut ticari alana çevirterek eşi Mina Liman adına kayıt yaptırdığı iddia edildi. 2020 yılında Mersin Büyükşehir Belediyesi Etüt ve Projeler Dairesi Başkanlığı’nın ‘Mimari Danışmanlık Hizmeti’ ihalesi de Ertan Liman’ın eşi Mine Liman’a ait MKL Mimarlık ve Ticaret Limited Şirketi’ne 176 bin teklif ile verildi. Binlerce kişiyi ekmeğinden eden Ertan Liman eşiyle sınırlı kalmadı ve psikolog olan Deniz Liman’ı da belediyede işe başlattı.

Kaynak: Sabah Gazetesi

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Gündem

GÜNÜN BOMBA İDDİASI: MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ CEZAEVİNDEN Mİ YÖNETİLİYOR? BAŞKAN VEKİLLİĞİ KOLTUĞU SADECE GÖLGELİK Mİ?

yazar

Yayınlayan

üzerinde

Yazan:

Mersin’deki operasyonlar kapsamında tutuklanarak Tarsus Cezaevi’ne konulan Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in, ev hapsi girişimleri sonuçsuz kalırken; cezaevinden yayımladığı mesajlarla belediyeyi yönetmeyi sürdürdüğü ve kulislerde “vekil koltuğunun sembolik kaldığı” iddiaları gündeme bomba gibi düştü.

Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik düzenlenen operasyonlar ve akabinde gerçekleşen tutuklamalar, kentin siyaset gündemini sarsmaya devam ediyor.

Operasyonlar kapsamında Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer tutuklanarak Tarsus Cezaevi’ne gönderilmişti.

Geçtiğimiz hafta yaşanan yeni bir gelişmeyle, tutuklu isimlerin birçoğu Tarsus’tan Adana, Kahramanmaraş ve Ereğli’deki cezaevlerine nakledilirken, Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer Tarsus Cezaevi’nde bırakıldı.

Kulislerdeki iddialara göre Seçer’in bu durumdan memnun olduğu ve adeta cezaevinden ayrılmamak için direndiği öne sürülüyor.

“TARSUS CEZAEVİ’Nİ TÜRBEYE ÇEVİRDİ” İDDİASI

Hakkında ortaya atılan iddialara göre Vahap Seçer’in, Tarsus Cezaevi’nden ayrılmamak için çeşitli yollara başvurduğu öne sürülüyor.

Sağlık raporları alarak durumunun iyi olmadığını savunan Seçer’in ev hapsi talebinde bulunduğu, ancak ilk incelemelerde bu başvuruların kabul görmediği iddia ediliyor. Mahkemeye yapılan ev hapsi ret kararlarının ardından yeni başvurularla başka cezaevlerine sevkini engellemeye çalıştığı iddia edilen Seçer’in, neredeyse gününün tamamını avukat görüş odasında geçirdiği kaydediliyor.

Ayrıca yayımlanan videolu ve mektuplu paylaşımlarla “Belediyeyi ben yönetiyorum, buradayım” algısı yaratılmaya çalışıldığı da konuşulan başlıklar arasında yer alıyor.

VEKİL KOLTUĞU TARTIŞMASI: BAŞKAN VEKİLLİĞİ BOŞ MU BIRAKILDI?

Belediye kulislerinde en çok seslendirilen konulardan biri de Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin yönetim mekanizması.

İddialara göre, vekaleten koltukta oturan ismin tamamen sembolik olduğu, Vahap Seçer’in cezaevinden dahi belediye üzerindeki kontrolünü bırakmadığı ve alınan kararlarda tek söz sahibi olmaya devam ettiği iddia ediliyor. Belediye içinden yükselen seslere göre, vekil ismin kendi başına bir fikir dahi geliştiremediği, tüm talimatların Tarsus Cezaevi’nden verildiği kulislerde yüksek sesle konuşuluyor.

Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin cezaevi gölgesinde nasıl yönetildiği ve bu iddiaların hukuki boyutta nasıl karşılık bulacağı önümüzdeki günlerde de kentin ana gündemi olmaya devam edecek.

Haberin Devamını Oku

Ekonomi

İYİ PARTİ MERSİN MİLLETVEKİLİ BURHANETTİN KOCAMAZ, ZEYTİN ÜRETİCİSİNİN DERTLERİNİ TBMM’YE TAŞIDI: “ÜRETMEK DEĞİL EKMEMEK DAHA KÂRLI HÂLE GELDİ!”

yazar

Yayınlayan

üzerinde

Yazan:

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz, TBMM Genel Kurulu’nda zeytin üreticilerinin yaşadığı büyük ekonomik krizi kürsüye taşıdı. Özellikle Mersin’de zeytinyağı fiyatlarının 3 yıl önceki seviyelere gerilediğine dikkat çeken Kocamaz, artan maliyetler ve tükenen umutlar nedeniyle üreticinin adeta iflasın eşiğine geldiğini vurguladı.

Türkiye genelinde tarım sektöründe yaşanan maliyet krizi derinleşirken, sesler TBMM kürsüsünden yükselmeye devam ediyor.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı sert ve çarpıcı konuşmayla zeytin üreticilerinin dertlerini gündeme taşıdı.

Konuşmasında özellikle Mersin ve ilçelerindeki tarımsal çöküşe dikkat çeken Kocamaz, iktidarın tarım politikalarını sert bir dille eleştirdi.

MERSİN’DE ZEYTİNYAĞI FİYATLARI 3 YIL ÖNCESİNE GERİLEDİ

Ülke genelinde zeytin hasadının yüksek rekolte nedeniyle bereketli geçmesine rağmen, bu bereketin üreticinin cebine yansımadığını belirten Burhanettin Kocamaz, Mersin’deki tablonun vahametini rakamlarla gözler önüne serdi.

Mut, Tarsus, Silifke ve Erdemli gibi Mersin’in tarım üssü olan ilçelerinde üreticilerin büyük bir çıkmazda olduğunu ifade eden Kocamaz, şu çarpıcı verileri paylaştı:

“Türkiye Ziraat Odaları Birliği verilerine göre; Eylül 2025’te kilogramı 231 TL 85 kuruş olan zeytinyağının üretici fiyatı, Eylül 2026’da 271 TL 87 kuruşa yükseldi.

Ancak Mersin’de zeytinyağının litresi 200 liraya kadar düşerek tam 3 yıl önceki fiyatlara geriledi.

Sadece bir yılda mazotun litre fiyatı %70’in üzerinde artarak 95 lira 84 kuruşa ulaştı; gübre, elektrik, işçilik ve nakliye maliyetleri üreticinin sırtındaki yükü katladı.”

“TARLA FİYATLARI 2 MİLYONDAN 200 BİN LİRAYA DÜŞTÜ”

Üreticinin elinden çıkan ürün ile marketteki tüketici fiyatı arasındaki uçuruma dikkat çeken İYİ Partili Kocamaz, aradaki kazancın üreticiye değil aracı ve tedarik zincirine gittiğini söyledi.

Mersin’deki ekonomik çöküşün tarım arazilerine de doğrudan yansıdığını belirten İYİ Partili Kocamaz, “Geçmişte dekarı 2 milyon liradan satılan tarlalar bugün Mersin’de 200 bin liraya bile alıcı bulamıyor. Öyle bir noktaya gelindi ki bazı ürünlerde ekip dikmemek, üretmekten daha kârlı hale geliyor” diyerek çiftçinin umudunun tükendiğini ifade etti.

“ÜRETİCİ MALİYETİNİN ALTINDA SATMAYA MECBUR BIRAKILMAMALI”

Konuşmasının sonunda iktidara acil eylem çağrısında bulunan Burhanettin Kocamaz, TARİŞ gibi tarım satış kooperatiflerinin alım kapasitesi ve finansman imkânlarının derhâl güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Zeytin üreticisine yeterli ve zamanında destek verilmesini, mazot ile gübre maliyetlerinin düşürülmesini talep eden Kocamaz, alım fiyatlarının mutlaka üretim maliyetleri dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğinin altını çizdi.

Haberin Devamını Oku

Gündem

KİMSE BEKLEMİYORDU! YENİ PARTİLİ TARSUS BELEDİYE BAŞKANI ALİ BOLTAÇ SAYIŞTAY RAPORUNU KENDİ GÜNDEME GETİRDİ, NE SORULDUYSA BELGESİYLE YANITLADI!

yazar

Yayınlayan

üzerinde

Yazan:

Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, belediye meclis toplantısında Sayıştay denetim raporunu gündeme getirerek muhalefetin yönelttiği eleştirilere belgeler üzerinden yanıt verdi. Birçok belediyede yuvarlak ifadeler ve siyasi söylemlerle geçiştirilen rapor maddelerini tek tek meclis okutup, belgelerle yanıtlayan YENİ Partili Ali Boltaç, meclisteki özgüvenli tavrıyla dikkat çekti.

Tarsus Belediye Meclisi’nin son oturumunda, Türkiye’deki yerel yönetimlerde örneğine az rastlanan bir denetim ve şeffaflık süreci yaşandı.

Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, Sayıştay denetim raporunu bizzat meclis gündemine taşıyarak raporda yer alan uyarıları ve muhalefetin eleştirilerini belgeleriyle kamuoyunun bilgisine sundu.

EZBER BOZAN AÇIKLIK

Genel kabul gören belediyecilik uygulamalarında Sayıştay raporları gündeme geldiğinde sürecin daha genel, muğlak ifadeler ve siyasi değerlendirmelerle yürütülmesine karşın; Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç farklı bir yöntem izledi.

Rapordaki bulgu ve değerlendirmeleri tek tek meclis üyelerine okutan Boltaç, eleştirilen her bir maddeye ilişkin kurum kayıtlarını ve resmi belgeleri ortaya koydu.

SÖZLÜ SAVUNMA YERİNE RESMİ BELGE

Toplantı süresince muhalefet kanadından gelen soruları sözlü açıklamalarla savuşturmak yerine somut belgelerle yanıtlayan Boltaç, kamuoyunda sıkça tartışılan hesap verilebilirlik ilkesini meclis zemininde uyguladı.

Geri adım atmayan ve kendinden emin bir tutum sergileyen Boltaç’ın bu yaklaşımı, meclis üyeleri ve kamuoyu tarafından dikkatle takip edildi.

YEREL YÖNETİMLERDE ŞEFFAFLIK STANDARDI

Mali ve idari denetim raporlarının meclis gündemlerinde yüzeysel değerlendirmelerle kapatılması alışkanlığına kıyasla; Tarsus’ta uygulanan bu yöntem, belediye yönetimlerinde şeffaflık ve denetlenebilirlik açısından yeni bir tablo ortaya koydu.

Sayıştay raporundaki tespitlerin gereğinin yapılması kadar, bu tespitlerin kamuoyu önünde açıkça tartışılmasının önemine vurgu yapıldı.

Haberin Devamını Oku

Trendler