Sosyal Medya
mersin haber

Gündem

CHP’NİN TASLAK TÜZÜĞÜNE GENÇLİK KOLLARINDAN VETO!

yazar

Yayınlayan

üzerinde

CHP, 9-10 Mart’ta gerçekleşecek kurultay ile son halini alacak yeni tüzüğünü görücüye çıkardı. CHP’nin memleketi yönetmeye talip olduğunu, tüzüğün de aynı talebi ortaya koyması gerektiğine vurgu yapan CHP Gençlik Kolları Genel Başkanı Emre Yılmaz, “Anayasamız yani tüzüğümüz varken yönetmelikle örgüt yönetmeye yönlendiren bu metni kabul edemeyiz” ifadelerini kullandı.

Ankara’da gerçekleşecek iki günlük tüzük kurultayı için hazırlanan “tüzük taslağı” belli oldu.

 

Tüzük taslağının açıklanmasının ardından CHP içinde taslakla ilgili tartışmalar da başladı.

 

Taslağa ilişkin bir açıklama da CHP Gençlik Kolları Başkanı Emre Yılmaz’dan geldi.

 

CHP’nin memleketi yönetmeye talip olduğunu, tüzüğün de aynı talebi ortaya koyması gerektiğine vurgu yapan CHP Gençlik Kolları Genel Başkanı Emre Yılmaz, “anayasamız yani tüzüğümüz varken yönetmelikle örgüt yönetmeye yönlendiren bu metni kabul edemeyiz.” ifadelerini kullandı.

 

YILMAZ’IN AÇIKLAMASINDA ŞU İFADELERE YER VERİLDİ:

 

Biz tüzükle ilgili çalışmalar yaparken bir disiplin ortaya koymuştuk. Her şeyden önce tüzüğümüzü, parti anayasası kabul ederek bir değişiklik çalışması hazırladık. Memleket için anayasal süreçleri kovalarken parti içerisinde de tüzüğümüzü en demokratik haline kavuşturmak istedik. Geçtiğimiz hafta kamuoyuyla da paylaşılan tüzük taslağını da aynı beklentiyle okuduk. Bazı değişiklikleri yerinde bulmakla birlikte, yapılan yanlışları da söylemek zorundayız. Önceki yıllarda kademeli olarak elde edilmiş çoğu kazanımın yok edildiğini, daha doğrusu tüzük bağlamından çıkarıldığını gördük. Maddeleri kısaltmak adına yönetmeliklere atıf yapan bir tüzük var.

 

Bizler bu memleketi yönetmeye talibiz. Tüzüğümüz de aynı talepkarlığı ortaya koymalı.

 

Bugün ülke olarak yaşadığımız süreçte normlar hiyerarşisinin ortadan kalkmasına itiraz ediyorsak parti içerisinde böyle bir boşluğa yer vermemeliyiz. O nedenle anayasamız yani tüzüğümüz varken yönetmelikle örgüt yönetmeye yönlendiren bu metni kabul edemeyiz.

 

Buna karşı parti içi tüm organlarda dile getirdiğimiz talepler, gençlik örgütümüzün talepleridir. Biz kendi çalışmamızı en nihayetinde 3-5 kişinin değil, tüm il başkanlarımızın görüşleriyle hazırladık. Yan örgütlerin, yani gençlik ve kadın örgütlerinin tüm yetkisini, işleyişini, kurultay detaylarını tüzükten tamamıyla çıkarmanın örgüt tabanında yaratacağı tepkiyi ölçemediklerini düşünüyorum. Çünkü açıklanan taslağın nihai tüzük olmasını herhangi birimizin kabul etmesi söz konusu olmayacak.

 

Bu nedenle yarın gerçekleşecek değerlendirme toplantımızda bu yanlışlardan dönülmesi gerekliliğini yeniden savunacağız. Genç kurucu lider Mustafa Kemal Atatürk’ün partisinde gençlerin ve hatta kadınların, seçme ve seçilme hakkının yönetmeliklere terk edilmesine sessiz kalmayacağız. Biliyoruz ki örgütümüz de sessiz kalmayacaktır.

 

Tüm bunlarla beraber eklenmesini ve değişmesini istediğimiz maddeleri yeniden sunacağız.

 

Gençlik kotasının “gençlik kolları kotası” olması gerektiğini,

Gençlik kolları yaşının evrensel görüş olan 18-30’da kalmasını; gençlik kolları kotasının ise %33’e çıkartılmasını,

Hem genç hem kadın olan arkadaşımızın yalnızca bir kotadan faydalanmasını,

Gençlik kolları başkanının sadece söz hakkının değil, oy hakkının da olmasını,

Gençlik kotası uygulamasının ulusal seçimlerde seçilebilir yerlerde de konumlanması gerektiğini sonuna kadar savunacağız.

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Gündem

BAY KEMAL, SEÇER’E NÜKLEER BOMBA ATTI… CHP’DE MAĞDURİYET BALONU PATLADI! KILIÇDAROĞLU TUTUKLU BELEDİYE BAŞKANLARI İÇİN “SİYASİ SÖYLEMDEN DEĞİL, BAŞKA NEDENLE TUTUKLANDILAR” DEDİ

yazar

Yayınlayan

üzerinde

Yazan:

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, tutuklu belediye başkanlarını “siyasi tutuklu” olarak görmediğini belirterek “Başka nedenlerle yargılanıyorlar, diğer belediye başkanları da öyle” açıklaması siyaset kulislerini sarstı. Bu çıkış, yolsuzluk operasyonlarıyla Tarsus Cezaevi’ne gönderilen Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer cephesinde deprem etkisi yarattı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun katıldığı bir televizyon programında yaptığı açıklamalar, Türkiye siyasetinde ve yerel yönetimlerde deprem etkisi yarattı.

Özellikle Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması ve belediye başkanlarına yönelik yargı süreçlerine dair konuşan Kılıçdaroğlu’nun, tutuklanan isimleri “siyasi tutuklu” olarak görmediğini açıkça ifade etmesi dikkat çekti.

Bu açıklamalar, doğrudan Mersin’deki operasyonların ve CHP’li belediye başkanlarının durumunu yeniden masaya yatırdı.

“SİYASİ SÖYLEMLERDEN DEĞİL, BAŞKA NEDENLERLE YARGILANIYORLAR”

Kılıçdaroğlu, programda yöneltilen “İmamoğlu’nu siyasi tutuklu olarak görüyor musunuz?” şeklindeki soruya net bir yanıt vererek, “Elbette. Tutuklanma gerekçesi siyasi söylemlerinden ötürü değil. Başka nedenlerle yargılanıyor. Diğer belediye başkanları da öyle” ifadelerini kullandı.

Bu çarpıcı sözler, yerel yönetimlerde yürütülen soruşturmaların ideolojik bir görüntüden sıyrılıp somut yargı süreçlerine dayandığı yönündeki iddiaları güçlendirdi.

GÖZLER MERSİN’E ÇEVRİLDİ: VAHAP SEÇER’İN DURUMU NE OLACAK?

Kılıçdaroğlu’nun “Diğer belediye başkanları da öyle” vurgusu, Türkiye’nin gündemine oturan Mersin operasyonlarını akıllara getirdi. Mersin’de düzenlenen yolsuzluk operasyonları kapsamında Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile Yenişehir Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

Kılıçdaroğlu’nun bu çıkışı, CHP Genel Merkezi ile cezaevindeki belediye başkanları arasındaki “siyasi mağduriyet” söyleminin çatırdadığı şeklinde yorumlandı. Kulislerde, Seçer ve diğer tutuklu isimlerin dosyalarındaki iddiaların ve delillerin ağırlığına dikkat çekilirken, parti yönetiminin de bu süreçteki konumunu yeniden gözden geçirdiği konuşuluyor.

Yargının siyasallaşmaması gerektiğine vurgu yapan Kılıçdaroğlu, sabah ev baskınları ve tutuklama usullerini eleştirse de tutuklamaların temel gerekçesinin “siyasi” olmadığını kabullenmesi siyasi kulislerde bomba etkisi yarattı.

Mersin Büyükşehir Belediyesi’ni cezaevinden yönetmeye çalıştığı iddialarıyla gündemden düşmeyen Vahap Seçer’in, Kılıçdaroğlu’nun bu açıklamaları sonrası nasıl bir tutum sergileyeceği merakla bekleniyor.

Haberin Devamını Oku

Genel

SANSASYONEL KULİS! YOLSUZLUK OPERASYONU SONRASI BÜYÜKŞEHİR’DE ŞOK: BÜROKRATLAR NEDEN İMZA ATMAKTAN KAÇIYOR, KİMSE SORUMLULUK ALMAK İSTEMİYOR! İMZA KRİZİNDE İLK İSTİFA GELDİ… BOMBA ÖTESİ İDDİA…

yazar

Yayınlayan

üzerinde

Yazan:

Vahap Seçer’in tutuklanması ve operasyonların ardından Mersin Büyükşehir’de bürokratlar görevden kaçmaya başladı. Kültür ile Destek Hizmetleri daireleri arasında krize yol açan ihale anlaşmazlığı sonrası Ayhan Terban’ın istifası, “kurumda kimse imza atmak istemiyor” iddialarına zirve yaptırdı. Tarsus Festivali ses sistemi ihalesi nedeniyle sorumluluk almak istemeyen Destek Hizmetleri Daire Başkanı Ayhan Terban görevinden istifa ederek makam odasını boşalttı.

Mersin Büyükşehir Belediyesi’nde operasyonların ardından sular durulmuyor.

Belediyede peş peşe yaşanan gelişmelerin ardından dikkat çeken bir istifa haberi geldi.

Destek Hizmetleri Daire Başkanı Ayhan Terban’ın görevinden istifa ederek makam odasını boşalttığı öğrenildi. Terban’ın ani istifasının gerisinde ise belediyede hâkim olan “imza korkusu” ve çetin bir ihale krizi olduğu iddia ediliyor.

TARSUS FESTİVALİ İHALESİ KRİZ FİTİLİNİ ATEŞLEDİ

Mersin’de her yıl ünlü isimlerin ağırlandığı festivaller bu kez farklı bir gündemle anılıyor.

Kulislerde konuşulan bomba iddiaya göre; 5. Uluslararası Tarsus Festivali için yapılması gereken ses sistemi ihalesi kurum içinde krize yol açtı.

Kültür Sosyal İşleri Daire Başkanlığı, ses sistemiyle ilgili ihale sürecini kendi bünyesinde yürütmek yerine Destek Hizmetleri Daire Başkanlığına yaptırmak istedi. Ancak Destek Hizmetleri Daire Başkanı Ayhan Terban’ın bu talebe kesin bir dille karşı çıktığı, “İhaleyi ben gerçekleştirmeyeceğim, Kültür Daire Başkanlığı yapsın” diyerek sorumluluğu üstlenmek istemediği öne sürüldü.

Kültür Daire Başkanlığı’nın da ihale yapmayarak topu yeniden Terban’ın birimine atması üzerine, Ayhan Terban’ın masaya yumruğunu vurarak istifa kararı aldığı konuşuluyor.

“KİMSE İMZA ATMAK İSTEMİYOR” İDDİALARI DOĞRULANDI MI?

1 Ekim’de Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik düzenlenen operasyonlarda Belediye Başkanı Vahap Seçer tutuklanmış, süreç cezaevi kulisleri ve yönetim tartışmalarıyla da anılmaya başlanmıştı.

Ayhan Terban’ın istifası, kulislerdeki “Genel Sekreter Olcay Tok’un itirafçı olduğu yolsuzluk operasyonunun ardından kurumda kimsenin bir şeye imza atmak istemediği” yönündeki iddiaları adeta doğrular nitelikte değerlendiriliyor. Operasyonların ardından belediye bünyesinde yönetimin imza kilitlenmesiyle karşı karşıya kaldığı ve bürokratların sorumluluk almaktan kaçındığı yüksek sesle dile getiriliyor.

Mersin Büyükşehir Belediyesi’nde yaşanan bu imza krizi ve istifanın ardından yönetim boşluğunun nasıl aşılacağı, önümüzdeki günlerin en sıcak başlığı olmaya devam edecek.

Haberin Devamını Oku

Gündem

GÜNÜN BOMBA İDDİASI: MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ CEZAEVİNDEN Mİ YÖNETİLİYOR? BAŞKAN VEKİLLİĞİ KOLTUĞU SADECE GÖLGELİK Mİ?

yazar

Yayınlayan

üzerinde

Yazan:

Mersin’deki operasyonlar kapsamında tutuklanarak Tarsus Cezaevi’ne konulan Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in, ev hapsi girişimleri sonuçsuz kalırken; cezaevinden yayımladığı mesajlarla belediyeyi yönetmeyi sürdürdüğü ve kulislerde “vekil koltuğunun sembolik kaldığı” iddiaları gündeme bomba gibi düştü.

Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik düzenlenen operasyonlar ve akabinde gerçekleşen tutuklamalar, kentin siyaset gündemini sarsmaya devam ediyor.

Operasyonlar kapsamında Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer tutuklanarak Tarsus Cezaevi’ne gönderilmişti.

Geçtiğimiz hafta yaşanan yeni bir gelişmeyle, tutuklu isimlerin birçoğu Tarsus’tan Adana, Kahramanmaraş ve Ereğli’deki cezaevlerine nakledilirken, Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer Tarsus Cezaevi’nde bırakıldı.

Kulislerdeki iddialara göre Seçer’in bu durumdan memnun olduğu ve adeta cezaevinden ayrılmamak için direndiği öne sürülüyor.

“TARSUS CEZAEVİ’Nİ TÜRBEYE ÇEVİRDİ” İDDİASI

Hakkında ortaya atılan iddialara göre Vahap Seçer’in, Tarsus Cezaevi’nden ayrılmamak için çeşitli yollara başvurduğu öne sürülüyor.

Sağlık raporları alarak durumunun iyi olmadığını savunan Seçer’in ev hapsi talebinde bulunduğu, ancak ilk incelemelerde bu başvuruların kabul görmediği iddia ediliyor. Mahkemeye yapılan ev hapsi ret kararlarının ardından yeni başvurularla başka cezaevlerine sevkini engellemeye çalıştığı iddia edilen Seçer’in, neredeyse gününün tamamını avukat görüş odasında geçirdiği kaydediliyor.

Ayrıca yayımlanan videolu ve mektuplu paylaşımlarla “Belediyeyi ben yönetiyorum, buradayım” algısı yaratılmaya çalışıldığı da konuşulan başlıklar arasında yer alıyor.

VEKİL KOLTUĞU TARTIŞMASI: BAŞKAN VEKİLLİĞİ BOŞ MU BIRAKILDI?

Belediye kulislerinde en çok seslendirilen konulardan biri de Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin yönetim mekanizması.

İddialara göre, vekaleten koltukta oturan ismin tamamen sembolik olduğu, Vahap Seçer’in cezaevinden dahi belediye üzerindeki kontrolünü bırakmadığı ve alınan kararlarda tek söz sahibi olmaya devam ettiği iddia ediliyor. Belediye içinden yükselen seslere göre, vekil ismin kendi başına bir fikir dahi geliştiremediği, tüm talimatların Tarsus Cezaevi’nden verildiği kulislerde yüksek sesle konuşuluyor.

Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin cezaevi gölgesinde nasıl yönetildiği ve bu iddiaların hukuki boyutta nasıl karşılık bulacağı önümüzdeki günlerde de kentin ana gündemi olmaya devam edecek.

Haberin Devamını Oku

Trendler