Sosyal Medya
mersin haber

Ekonomi

YEREL MARKETLER “ZİNCİR MARKETLERE KARŞI NASIL KURTULURUZ?”U TARTIŞTI

yazar

Yayınlayan

üzerinde

MTSO 7 No’lu Perakende Gıda ve Muhtelif Ticaret Meslek Komitesi Üyeleri sektörde yaşanan sıkıntıların çözümü için taslak olarak bekleyen Alışveriş Merkezi ve Zincir Marketlerin Açılış ve Faaliyete Geçiş Kriterlerinin Belirlenmesi Hakkında Yönetmeliğin yürürlüğe konmasını bekliyor.

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) 7 No’lu Perakende Gıda ve Muhtelif Ticaret Meslek Komitesi Üyeleri sektöre ilişkin değerlendirmeler yaptı. Komite Başkanı Ahmet Dülek, Başkan Yardımcısı Kamuran Demir, Meclis Üyeleri Şemsettin Bayar, Hayri Topçu, Mehmet Hasancaoğlu, Faysal Tatlı, Komite Üyeleri Halim Eren, Refik Tunç ve Selman Meygil; sektörün sorunlarını saptayıp, sıraladıkları çözüm önerileriyle göreve gelen hükümetten beklentilerini anlattı. Alışveriş Merkezi ve Zincir Marketlerin Açılış ve Faaliyete Geçiş Kriterlerinin Belirlenmesi Hakkında Yönetmeliğin acil olarak yürürlüğe konmasını beklediklerini kaydeden üyeler, yetişmiş personel bulma noktasında yaşadıkları sıkıntılardan düşen alım gücünün sektöre yansımasına, kontrolsüz artan zincir marketler ve seyyar satıcılardan finansmana ulaşımda yaşanan güçlüklere kadar birçok konuya değindi.

DÜLEK: “ALIŞVERİŞ GÜNLERİ DÜZENLENEBİLİR”

7 No’lu Komite Başkanı ve Ahmet Dülek Toptan Gıda Sahibi Ahmet Dülek, insanların artık tüketim alışkanlıkları ve yaşam tarzlarının değiştiğini belirterek bu durumun alışveriş eğilimlerine de yansıdığını söyledi. “Örneğin bayramlar eskisi gibi kutlanmıyor. Tatil fırsatı olarak görülüp şehir dışına çıkılıyor. Bu nedenle bayram alışverişlerinin geçmiş yıllara göre azaldığını söyleyebilirim” diyen Dülek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İnsanların tüketim alışkanlarının değişmesi marketleri sıkıntıya sokuyor. Kadınların büyük bölümünün çalışmasıyla evlerde geçmişte olduğu gibi sulu yemek pişirilme oranı azaldı. Bunun yerine fast food alışkanlığı arttı. Bu da market alışverişlerini olumsuz etkiledi.” Sektörün hareketlenmesi için geçmişte olduğu gibi yine alışveriş günleri düzenlenmesi önerisi getiren Dülek, bu etkinlikten istenen sonucun alınabilmesi için mutlaka yerel yönetimlerin desteğinin de olması gerektiğini vurguladı.

DEMİR: “KALİFİYE PERSONEL BULMAKTA ZORLANIYORUZ”

Komite Başkan Yardımcısı ve Marin Baharat Kuruyemiş Gıda Sahibi Kamuran Demir, kalifiye personele erişim noktasında yaşanan sıkıntıları paylaştı. Bu sorunun birçok sektörde yaşandığını hatırlatarak, uygun maaşlar verilmesine rağmen personel bulamadıklarını belirten Demir, çözüm olarak personel yetiştirilmesi için firma içerisinde usta öğreticilere yönelik destekler verilmesi gerektiğini söyledi. Geçmiş yıllarda gerçekleştirilen işbaşı eğitim programlarının da tekrar hayata geçirilmesi önerisinde bulunan Demir, önümüzdeki süreçte sorunun çözümü için Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Eğitim ve Kalkınma Vakfı ile işbirliği içinde çalışmayı düşündüklerini dile getirdi.

BAYAR: “REKABET İÇİN BİRLEŞMELİYİZ”

Komite Meclis Üyesi ve Ekobaymar Gıda Sahibi Şemsettin Bayar, zincir market sayılarındaki kontrolsüz artışa dikkat çekti. Bu durumun haksız rekabeti beraberinde getirdiğini kaydeden Bayar, “Ben kendi görevimde ne kadar başarılı olsam da hijyene, satış koşullarına dikkat etsem, personelimi en iyi şekilde eğitsem de zincir marketlerle fiyat konusunda mücadele edemeyeceğim için haksız rekabet kaçınılmaz oluyor” değerlendirmesini yaptı. Zincir marketlerin toplu alım yapması nedeniyle alırken kazandığını hatırlatan Bayar, yerel marketlerin miktarı düşük alımlarla yüksek fiyatla ulaştığı ürünü düşük fiyatla satmasının mümkün olamayacağını dile getirdi. Yerel marketlerin birleşerek kurulacak ortak bir şirketle gerek alım, gerekse depolamayı birlikte yapmadıkları sürece mücadelenin mümkün olmayacağına işaret eden Bayar, sektörü birlikte hareket etmeye davet etti.

TOPÇU: “GEREKLİ DÜZENLEMELER VAKİT KAYBEDİLMEDEN YAPILMALI”

Komite Meclis Üyesi ve Lale Gıda Maddeleri Sahibi Hayri Topçu ise beklenen Alışveriş Merkezi ve Zincir Marketlerin Açılış ve Faaliyete Geçiş Kriterlerinin Belirlenmesi Hakkında Yönetmeliğe değindi. Yıllardır zincir marketlerin sayısındaki kontrolsüz artıştan şikayetçi olduklarını hatırlatan Topçu, sektörün önerileri doğrultusunda hazırlanan bu yönetmelik taslağının hayat bulması halinde zincir mağazaların açılışına bir kriter getirilebileceğini belirtti. Kilometre bazlı, nüfusa dayalı mağaza açılması kriterleri getirilmesi gerektiğini kaydeden Topçu, “Artık yeni hükümet kuruldu ve hükümetimizden beklentimiz vakit kaybedilmeden, acil olarak, yerel marketlerin korunmasına öncelik verecek bu yönetmeliğin hayata geçirilmesidir” ifadelerini kullandı.

HASANCAOĞLU: “SATIŞLAR AZALDI, CİROLAR ARTTI”

Komite Meclis Üyesi ve Hasancaoğlu Sarnıç Gıda A.Ş Sahibi İshak Mehmet Hasancaoğlu artan enflasyonun sektöre etkilerini değerlendirdi. Marketlerde de restoranlarda genel olarak ürünlerin, adet bazında satışlarında yüzde 40’lara varan düşüşler yaşanmasına rağmen ciroların arttığını belirten Hasancaoğlu, seçimin etkisiyle insanların harcama yapmayı bırakıp bir dönem kredi çekerek ya da elindeki nakitlerle dolar ya da döviz almayı tercih ettiğini, gıda harcamalarını dahi kıstığını söyledi. Bu durumun piyasayı yavaşlattığını ifade eden Hasancaoğlu, alım gücünü artıracak tedbirler alınması gerektiğini ya da Perakende Yasasında yapılacak değişiklikle ürün fiyatlarının düzenlenip vatandaşın ürüne daha makul fiyatlarla erişiminin sağlanması gerektiğini söyledi.

TATLI: “FİNANSMANA ERİŞİM GİDEREK ZORLAŞIYOR”

Komite Meclis Üyesi Faysal Tatlı finansmana erişimde yaşanan zorlukları anlattı. Gerek yükselen enflasyonun gerekse finansmana ulaşımın zorlaşmasının yeni yatırımların önüne geçtiğini dile getiren Tatlı, özellikle banka kredilerine ulaşamadıklarını söyledi. Kredi almak istediklerinde karşılaştıkları yüksek faiz oranları ya da uygulamada zorlanacakları taleplerle karşılaşmaları nedeniyle sıcak bakamadıklarını ifade eden Tatlı, “Kredilerin adı var ama ulaşmak isterseniz kendisini bulmak zor. Daha uygun koşullar getirilmesini bekliyoruz” diye konuştu.

EREN: “GIDA SATIŞLARIYLA AYAKTA KALIYORUZ”

7 No’lu Komite Üyesi ve Toros Gıda Sahibi Halim Eren, sektörün her geçen gün daha fazla köşeye sıkıştığını söyledi. Özellikle temizlik ve deterjan gruplarında ciroların ciddi ölçüde düştüğünü kaydeden Eren, “Ciromuzun içinde temizliğin payı yüzde 40’lardan yüzde 20’lere geriledi” dedi. Zincir marketlerle rekabet edememeleri nedeniyle özellikle çocuk bezi satamaz duruma geldiklerini belirten Eren, zincir marketlerin her geçen gün daha agresif politikalar izlediklerini, yerel marketler olarak gıda satışları ile ayakta kalma mücadelesi verdiklerini vurguladı. Sektör temsilcileri birleşmeden bu sıkıntıları aşmanın mümkün görünmediğine değinen Eren, yaşanan aksaklıkların yasa ile kontrol altına alınabileceğini sözlerine ekledi.

TUNÇ: “PERSONELE SİGORTA DESTEĞİ VERİLEBİLİR”

Komite Üyesi ve Doğan Tunç Gıda Sahibi Refik Tunç ise sektörde yaşanan olumsuz gelişmelerin, işsizliği beraberinde getirdiğine değindi. “Yerel marketler 20 bin TL’lik ciroyla en az 8 kişi çalıştırırken zincir marketler 20 milyon TL’lik ciroyla 3 eleman çalıştırıyor. Bu bağlamda zincir marketlerin sayısındaki artış, işsizliğe de zemin hazırlıyor” dedi. Zincir marketlerin politika gereği daha çok kar odaklı çalıştığını, bu nedenle de yerel istihdamı göz ardı edebildiğini kaydeden Tunç, yerel marketlerinse önemli bir istihdam kapısı olabildiğine dikkat çekti. Ancak artan birçok maliyet ve ağırlaşan rekabet koşulları yanında işçi maliyetlerinin de yükselen asgari ücretin de işvereni zorlamaya başladığını belirten Tunç, yerel marketlerin ve iş imkanlarının korunabilmesi adına sektörde çalışan personel için önceki yıllardaki gibi yeniden sigorta desteği verilmesini talep ettiklerini söyledi.

MEYGİL: “SEYYAR SATICILARIN SAYISINDA CİDDİ ARTIŞ OLDU”

7 No’lu Komite Üyesi ve Sun Kuruyemiş Sahibi Selman Meygil ise sayısı kontrolsüz şekilde artmaya başlayan seyyar satıcılardan şikayetçi oldu. Artan ürün fiyatlarından sonra kayıt dışı çalışan seyyar satıcı sayısında da artış gözlemlediklerine değinen Meygil, denetim noktasındaki açıklar nedeniyle durumun böyle bir hal aldığını söyledi. Büyükşehir belediyesi ile ilçe belediyeler arasında denetimler sırasında anlaşmazlıklar olabildiğini kaydeden Meygil, bu durumu fırsat bilen kişilerce ruhsatsız çalışmanın arttığını belirterek, yaşanan gelişmelerin de rekabeti zorladığını söyledi.

Ekonomi

İYİ PARTİ MERSİN MİLLETVEKİLİ BURHANETTİN KOCAMAZ, ZEYTİN ÜRETİCİSİNİN DERTLERİNİ TBMM’YE TAŞIDI: “ÜRETMEK DEĞİL EKMEMEK DAHA KÂRLI HÂLE GELDİ!”

yazar

Yayınlayan

üzerinde

Yazan:

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz, TBMM Genel Kurulu’nda zeytin üreticilerinin yaşadığı büyük ekonomik krizi kürsüye taşıdı. Özellikle Mersin’de zeytinyağı fiyatlarının 3 yıl önceki seviyelere gerilediğine dikkat çeken Kocamaz, artan maliyetler ve tükenen umutlar nedeniyle üreticinin adeta iflasın eşiğine geldiğini vurguladı.

Türkiye genelinde tarım sektöründe yaşanan maliyet krizi derinleşirken, sesler TBMM kürsüsünden yükselmeye devam ediyor.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı sert ve çarpıcı konuşmayla zeytin üreticilerinin dertlerini gündeme taşıdı.

Konuşmasında özellikle Mersin ve ilçelerindeki tarımsal çöküşe dikkat çeken Kocamaz, iktidarın tarım politikalarını sert bir dille eleştirdi.

MERSİN’DE ZEYTİNYAĞI FİYATLARI 3 YIL ÖNCESİNE GERİLEDİ

Ülke genelinde zeytin hasadının yüksek rekolte nedeniyle bereketli geçmesine rağmen, bu bereketin üreticinin cebine yansımadığını belirten Burhanettin Kocamaz, Mersin’deki tablonun vahametini rakamlarla gözler önüne serdi.

Mut, Tarsus, Silifke ve Erdemli gibi Mersin’in tarım üssü olan ilçelerinde üreticilerin büyük bir çıkmazda olduğunu ifade eden Kocamaz, şu çarpıcı verileri paylaştı:

“Türkiye Ziraat Odaları Birliği verilerine göre; Eylül 2025’te kilogramı 231 TL 85 kuruş olan zeytinyağının üretici fiyatı, Eylül 2026’da 271 TL 87 kuruşa yükseldi.

Ancak Mersin’de zeytinyağının litresi 200 liraya kadar düşerek tam 3 yıl önceki fiyatlara geriledi.

Sadece bir yılda mazotun litre fiyatı %70’in üzerinde artarak 95 lira 84 kuruşa ulaştı; gübre, elektrik, işçilik ve nakliye maliyetleri üreticinin sırtındaki yükü katladı.”

“TARLA FİYATLARI 2 MİLYONDAN 200 BİN LİRAYA DÜŞTÜ”

Üreticinin elinden çıkan ürün ile marketteki tüketici fiyatı arasındaki uçuruma dikkat çeken İYİ Partili Kocamaz, aradaki kazancın üreticiye değil aracı ve tedarik zincirine gittiğini söyledi.

Mersin’deki ekonomik çöküşün tarım arazilerine de doğrudan yansıdığını belirten İYİ Partili Kocamaz, “Geçmişte dekarı 2 milyon liradan satılan tarlalar bugün Mersin’de 200 bin liraya bile alıcı bulamıyor. Öyle bir noktaya gelindi ki bazı ürünlerde ekip dikmemek, üretmekten daha kârlı hale geliyor” diyerek çiftçinin umudunun tükendiğini ifade etti.

“ÜRETİCİ MALİYETİNİN ALTINDA SATMAYA MECBUR BIRAKILMAMALI”

Konuşmasının sonunda iktidara acil eylem çağrısında bulunan Burhanettin Kocamaz, TARİŞ gibi tarım satış kooperatiflerinin alım kapasitesi ve finansman imkânlarının derhâl güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Zeytin üreticisine yeterli ve zamanında destek verilmesini, mazot ile gübre maliyetlerinin düşürülmesini talep eden Kocamaz, alım fiyatlarının mutlaka üretim maliyetleri dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğinin altını çizdi.

Haberin Devamını Oku

Ekonomi

GÖZLER MTSO BAŞKANI SERDAR YILDIZGÖRER’DE: ÇAKIR’IN CEZAEVİNDEN DİLE GETİRDİĞİ İDDİALARA NE YANIT VERECEK?

yazar

Yayınlayan

üzerinde

Yazan:

Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır’ın mektubunda yer alan oda yönetimi ve seçim sürecine dair iddialar Mersin iş dünyasında tartışılmaya devam ediyor. Çakır’ın seçim dönemi ve oda çarklarıyla ilgili öne sürdüğü ifadelere karşı, MTSO Başkanı Serdar Yıldızgörer ve yönetiminin yapacağı açıklama merakla bekleniyor.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) eski Başkanı Hakan Sefa Çakır’ın kamuoyuna yansıyan açıklamaları, kent gündemindeki yerini koruyor.

Çakır’ın kaleme aldığı mektupta oda içi dengeler ve seçim sürecine dair dile getirdiği iddialar, iş dünyası kulislerinde farklı yorumları beraberinde getirdi.

ÇAKIR MEKTUBUNDA NELER ÖNE SÜRMÜŞTÜ?

Hakan Sefa Çakır, cezaevinden ilettiği metinde kendi penceresinden seçim sürecini ve oda içi mekanizmaları değerlendirmişti.

Çakır, açıklamasında şu hususlara dikkat çekmişti:

Seçim Süreci İddiaları:

Seçim döneminde yaşanan gelişmelere, adaylık süreçlerine ve kapalı kapılar arkasındaki dengelere dair kendi iddialarını sıraladı.

Kurumsal Yapı Tartışması:

Mektubunda oda imkanlarının kişisel ve yasal olmayan işler için kullanıldığı yönündeki görüş ve iddialarını kamuoyuyla paylaştı.

Süreçteki Duruş:

Kendisine yönelik tutumu ve süreçte yaşanan vefasızlıkları eleştirerek Silivri’den kendi değerlendirmelerini aktardı.

GÖZLER MTSO BAŞKANI SERDAR YILDIZGÖRER VE YÖNETİMİNDE

Çakır’ın bu açıklamalarının ardından gözler, iddiaların merkezinde yer alan Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Serdar Yıldızgörer ile oda yönetimine çevrildi.

Çakır’ın dile getirdiği seçim süreci iddiaları ve oda yönetimine yönelik suçlamalar karşısında, MTSO yönetiminin nasıl bir tutum sergileyeceği ve kamuoyuna bir açıklama yapıp yapmayacağı merak konusu oldu.

İş dünyası temsilcileri, tarafların açıklamaları doğrultusunda sürecin netleşmesini bekliyor.

TIKLAMADAN GEÇME:

Haberin Devamını Oku

Ekonomi

PATRONLAR BU İTİRAFLA YIKILACAK! TUTUKLU BAŞKAN ÇAKIR SİLİVRİ’DEN RESMEN İHBARDA BULUNDU: KOLTUĞU KİMLER, KİRLİ İŞLER İÇİN KULLANDI?

yazar

Yayınlayan

üzerinde

Yazan:

Yaş sebze ve meyve piyasasındaki fiyat oluşumuna yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderilen Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Hakan Sefa Çakır, kaleme aldığı manifesto niteliğindeki mektubunda adeta bir suç duyurusunda bulundu. Çakır’ın mektubundaki “Oda üzerinden yasal olmayan işler yapanları biliyorum” ifadeleri, kentte ve iş dünyasında bomba etkisi yarattı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen operasyonlar sonucunda Silivri Cezaevi’ne konulan MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır’ın, 29 Ekim 2026 tarihli “Bir Koltuk Uğruna” başlıklı açıklaması yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.

CEZAEVİNDEN GELEN MEKTUP AÇIK BİR İHBAR NİTELİĞİNDE!

Mektubunda oda içi çarkların nasıl işlediğine ve kişisel çıkarlar uğruna nelerin feda edildiğine dikkat çeken Çakır’ın, özellikle oda kurumsal kimliğinin yasal olmayan işler için kullanıldığını açıkça dile getirmesi dikkat çekti.

İş dünyası kulislerinde şimdi şu soru yüksek sesle soruluyor:

Çakır’ın işaret ettiği ve oda üzerinden yürütülen “yasal olmayan işler” tam olarak neyi kapsıyor, bu karanlık ilişkilerin merkezinde kimler var?

“ŞİRKETLERİNDEKİ KİRLİ İŞLERİ ODA ÜZERİNDEN YÜRÜTMÜŞLER”

Çakır mektubunda, bazı isimlerin kendi ticari çıkarlarını ve yasal dışı faaliyetlerini perdelemek için MTSO’yu ve makamları nasıl bir kalkan olarak kullanmaya çalıştığını şu sert sözlerle deşifre etti:

Karanlık İlişkiler:

Şirketlerindeki yasal olmayan işleri oda üzerinden yapmayı planlayan kötü niyetli kişilerin varlığına vurgu yaptı.

Koltuk ve Unvan Kalkanı:

Makam ve unvan hırsıyla hareket edenlerin, odanın gücünü kendi menfaatleri doğrultusunda nasıl suistimal ettiğini gözler önüne serdi.

YARGI VE MÜFETTİŞLER BU İTİRAFA GÖZÜNÜ ÇEVİRDİ!

Hakan Sefa Çakır’ın Silivri’den sarf ettiği bu sözler, sadece bir sitem veya siyasi bir açıklama değil; adli makamlar için dikkate alınması gereken çok güçlü bir ihbar niteliği taşıyor.

Oda yapısının ve yetkilerinin ticarî veya yasal olmayan işler için nasıl kullanıldığına dair bu iddiaların ardından, ilgili denetim mekanizmalarının ve yargı mercilerinin nasıl bir adım atacağı şimdiden büyük bir merakla bekleniyor.

TIKLAMADAN GEÇME:

Haberin Devamını Oku

Trendler