Sosyal Medya
mersin haber

Gündem

SENDİKA AÇIK AÇIK SÖYLEDİ: “TOROSLAR BELEDİYESİ, İŞÇİSİNİ ALACAĞI İÇİN MAHKEMEYE VEREN YÖNETİM OLARAK TARİHTEKİ YERİNİ ALACAK!”

yazar

Yayınlayan

üzerinde

2023’te işçi sendikasıyla yapılan ve 2025 Temmuz ayında sona erecek olan toplu sözleşmeyi iptal ettirmek dava açan CHP’li Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız’ı sert sözlerle eleştiren Hizmet-İş Sendikası Şube Başkanı Mustafa Karakaş, “Toroslar Belediyesi bu davayla işçisini alacağından dolayı mahkemeye veren Belediye yönetimi olarak tarihe geçti. Dava edilen işçinin maaşıdır, alın terinin karşılığıdır, emeğidir, aşıdır, çocuklarının rızkıdır” dedi.  

31 Mart yerel seçimlerinde DEM Parti ile kent uzlaşısı adı altında ittifak yapan CHP’nin kazandığı Toroslar Belediyesi’nin işçisine uyguladığı mobbing artarak sürüyor.

Hizmet-İş Sendikası Şube Başkanı Mustafa Karakaş, Toroslar Belediyesi’nin Toplu İş Sözleşmesi’ni (TİS) iptal etmek için açtığı dava ve işçilere yönelik uygulamalar hakkında yazılı açıklama yaparak, CHP’li yönetime tepki gösterdi.

Toroslar Belediyesi ile Hizmet-İş arasında 1 Temmuz 2023 tarihinde toplu iş sözleşmesinin imzalandığını ve bu sözleşmenin 2 yıl geçerli olduğunu söyleyen Hizmet-İş Sendikası Şube Başkanı Mustafa Karakaş, “Toplu İş Sözleşmesindeki Ücret ve Sosyal Hak ödemelerini 01.07.2024 tarihinden itibaren buyana mevcut belediye yönetimi ödemedi ve Toplu İş Sözleşmesinin iptali istemiyle dava açtı. Toroslar Belediyesi bu davayla işçisini alacağından dolayı mahkemeye veren Belediye yönetimi olarak tarihe geçti. Dava edilen işçinin maaşıdır, alın terinin karşılığıdır, emeğidir, aşıdır, çocuklarının rızkıdır. Çocuklarının rızkından, alın terlerinin karşılığını almaktan başka hiçbir derdi olmayan işçi arkadaşlarımız belediye yönetiminin haksız ve hukuksuz tutumu hem de partizanca ve insani olmayan yaklaşımları nedeniyle oldukça zorlu bir süreçten geçmektedirler” dedi.

SÖZLEŞMENİN İPTAL EDİLMESİNİ MAHKEME KABUL ETMEDİ…

Toroslar Belediyesi’nin mali durumunun bu ücretleri rahatlıkla ödemeye yetecek güçte olduğunu ifade eden Karakaş, “Toroslar Belediyesi Yönetimi, Toplu İş Sözleşmesi ve Ek Protokolün iptalini, TİS ile belirlenen işçi maaşlarının düşürülmesini, söz konusu dava sonuçlanana kadar tedbir konulmasını, Toplu İş Sözleşmemizin askıya alınmasını mahkemeden talep etmiştir. Yerel Mahkeme tarafından bu tedbir talebi reddedilmiş ve Toplu İş Sözleşmemizin yürürlükte kalmaya devam edeceği hüküm altına alınmıştır. Dava sürecinin sonunda da adalet tecelli etmiş ve Toplu İş Sözleşmesi dokunulmazlığı tescillenmiştir. Bu sözleşme hükmünce, Toroslar Belediyesi’nde çalışan ve Hizmet-İş  Sendikasına üye olan işçi kardeşlerimizin, 01 Temmuz 2024 tarihi itibariyle yevmiyelerine ve diğer sosyal haklarına ücret zammı uygulanması kararlaştırılmıştır. Her ne sebeple olursa olsun, bırakalım bu hakkın işçilerimizin elinden alınması için dava açılmasını, tartışma konusu edilmesi dahi doğru değildir. İş barışını, iş huzurunu bozar” açıklaması yaptı.

“TOROSLAR BELEDİYESİ İŞÇİSİNDE ENDİŞE VE TEDİRGİNLİK HAKİMDİR”

Birçok işçinin icralık durumda olduğunu kaydeden Mustafa Karakaş, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Buradan Belediye Başkanını ve Yönetimini Uyarıyoruz. Bu ödemelerin gecikmesinden ve sürecin uzamasından dolayı Toroslar Belediyesinde telafisi imkansız zararlar ve Kamu Zararı oluşacaktır. Bu zararın oluşmasından kendileri sorumludur.

Toplu İş Sözleşmemizin uygulanmaması, alacaklarımızın ödenmemesi, haksız yere işten çıkarma, sendikal baskı, mobbing ve benzeri art niyetli girişimlerle karşı karşıya kaldığımız şu günlerde; hizmetten gelen gücümüzü kullanmaktan asla geri durmayacağız.

Toroslar Belediye yönetimi hala kin ve nefret duygusu ile hareket etmekte, işçi arkadaşlarımıza büyük baskı yapmakta ve hukuksuz işlere girmektedir. Psikolojik tacizler, sebepsiz yer değişiklikleri, kalifiyeli işçi arkadaşlarımızı sürgün etmeleri, sendikamızdan istifa ettirmeye yönelik baskılar ve işten çıkarmalar hız kesmeden ve artarak devam etmektedir. İş barışı ve iş huzurundan eser kalmayan Toroslar Belediyesi’nde büyük bir endişe ve tedirginlik hâkimdir. Sendika olarak dün olduğu gibi bugün de ve yarın da tüm işçilerimizin yanındayız, emekçilerimizle omuz omuzayız.”

TIKLAMADAN GEÇME:

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Gündem

GÜNÜN BOMBA İDDİASI: MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ CEZAEVİNDEN Mİ YÖNETİLİYOR? BAŞKAN VEKİLLİĞİ KOLTUĞU SADECE GÖLGELİK Mİ?

yazar

Yayınlayan

üzerinde

Yazan:

Mersin’deki operasyonlar kapsamında tutuklanarak Tarsus Cezaevi’ne konulan Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in, ev hapsi girişimleri sonuçsuz kalırken; cezaevinden yayımladığı mesajlarla belediyeyi yönetmeyi sürdürdüğü ve kulislerde “vekil koltuğunun sembolik kaldığı” iddiaları gündeme bomba gibi düştü.

Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik düzenlenen operasyonlar ve akabinde gerçekleşen tutuklamalar, kentin siyaset gündemini sarsmaya devam ediyor.

Operasyonlar kapsamında Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer tutuklanarak Tarsus Cezaevi’ne gönderilmişti.

Geçtiğimiz hafta yaşanan yeni bir gelişmeyle, tutuklu isimlerin birçoğu Tarsus’tan Adana, Kahramanmaraş ve Ereğli’deki cezaevlerine nakledilirken, Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer Tarsus Cezaevi’nde bırakıldı.

Kulislerdeki iddialara göre Seçer’in bu durumdan memnun olduğu ve adeta cezaevinden ayrılmamak için direndiği öne sürülüyor.

“TARSUS CEZAEVİ’Nİ TÜRBEYE ÇEVİRDİ” İDDİASI

Hakkında ortaya atılan iddialara göre Vahap Seçer’in, Tarsus Cezaevi’nden ayrılmamak için çeşitli yollara başvurduğu öne sürülüyor.

Sağlık raporları alarak durumunun iyi olmadığını savunan Seçer’in ev hapsi talebinde bulunduğu, ancak ilk incelemelerde bu başvuruların kabul görmediği iddia ediliyor. Mahkemeye yapılan ev hapsi ret kararlarının ardından yeni başvurularla başka cezaevlerine sevkini engellemeye çalıştığı iddia edilen Seçer’in, neredeyse gününün tamamını avukat görüş odasında geçirdiği kaydediliyor.

Ayrıca yayımlanan videolu ve mektuplu paylaşımlarla “Belediyeyi ben yönetiyorum, buradayım” algısı yaratılmaya çalışıldığı da konuşulan başlıklar arasında yer alıyor.

VEKİL KOLTUĞU TARTIŞMASI: BAŞKAN VEKİLLİĞİ BOŞ MU BIRAKILDI?

Belediye kulislerinde en çok seslendirilen konulardan biri de Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin yönetim mekanizması.

İddialara göre, vekaleten koltukta oturan ismin tamamen sembolik olduğu, Vahap Seçer’in cezaevinden dahi belediye üzerindeki kontrolünü bırakmadığı ve alınan kararlarda tek söz sahibi olmaya devam ettiği iddia ediliyor. Belediye içinden yükselen seslere göre, vekil ismin kendi başına bir fikir dahi geliştiremediği, tüm talimatların Tarsus Cezaevi’nden verildiği kulislerde yüksek sesle konuşuluyor.

Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin cezaevi gölgesinde nasıl yönetildiği ve bu iddiaların hukuki boyutta nasıl karşılık bulacağı önümüzdeki günlerde de kentin ana gündemi olmaya devam edecek.

Haberin Devamını Oku

Ekonomi

İYİ PARTİ MERSİN MİLLETVEKİLİ BURHANETTİN KOCAMAZ, ZEYTİN ÜRETİCİSİNİN DERTLERİNİ TBMM’YE TAŞIDI: “ÜRETMEK DEĞİL EKMEMEK DAHA KÂRLI HÂLE GELDİ!”

yazar

Yayınlayan

üzerinde

Yazan:

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz, TBMM Genel Kurulu’nda zeytin üreticilerinin yaşadığı büyük ekonomik krizi kürsüye taşıdı. Özellikle Mersin’de zeytinyağı fiyatlarının 3 yıl önceki seviyelere gerilediğine dikkat çeken Kocamaz, artan maliyetler ve tükenen umutlar nedeniyle üreticinin adeta iflasın eşiğine geldiğini vurguladı.

Türkiye genelinde tarım sektöründe yaşanan maliyet krizi derinleşirken, sesler TBMM kürsüsünden yükselmeye devam ediyor.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı sert ve çarpıcı konuşmayla zeytin üreticilerinin dertlerini gündeme taşıdı.

Konuşmasında özellikle Mersin ve ilçelerindeki tarımsal çöküşe dikkat çeken Kocamaz, iktidarın tarım politikalarını sert bir dille eleştirdi.

MERSİN’DE ZEYTİNYAĞI FİYATLARI 3 YIL ÖNCESİNE GERİLEDİ

Ülke genelinde zeytin hasadının yüksek rekolte nedeniyle bereketli geçmesine rağmen, bu bereketin üreticinin cebine yansımadığını belirten Burhanettin Kocamaz, Mersin’deki tablonun vahametini rakamlarla gözler önüne serdi.

Mut, Tarsus, Silifke ve Erdemli gibi Mersin’in tarım üssü olan ilçelerinde üreticilerin büyük bir çıkmazda olduğunu ifade eden Kocamaz, şu çarpıcı verileri paylaştı:

“Türkiye Ziraat Odaları Birliği verilerine göre; Eylül 2025’te kilogramı 231 TL 85 kuruş olan zeytinyağının üretici fiyatı, Eylül 2026’da 271 TL 87 kuruşa yükseldi.

Ancak Mersin’de zeytinyağının litresi 200 liraya kadar düşerek tam 3 yıl önceki fiyatlara geriledi.

Sadece bir yılda mazotun litre fiyatı %70’in üzerinde artarak 95 lira 84 kuruşa ulaştı; gübre, elektrik, işçilik ve nakliye maliyetleri üreticinin sırtındaki yükü katladı.”

“TARLA FİYATLARI 2 MİLYONDAN 200 BİN LİRAYA DÜŞTÜ”

Üreticinin elinden çıkan ürün ile marketteki tüketici fiyatı arasındaki uçuruma dikkat çeken İYİ Partili Kocamaz, aradaki kazancın üreticiye değil aracı ve tedarik zincirine gittiğini söyledi.

Mersin’deki ekonomik çöküşün tarım arazilerine de doğrudan yansıdığını belirten İYİ Partili Kocamaz, “Geçmişte dekarı 2 milyon liradan satılan tarlalar bugün Mersin’de 200 bin liraya bile alıcı bulamıyor. Öyle bir noktaya gelindi ki bazı ürünlerde ekip dikmemek, üretmekten daha kârlı hale geliyor” diyerek çiftçinin umudunun tükendiğini ifade etti.

“ÜRETİCİ MALİYETİNİN ALTINDA SATMAYA MECBUR BIRAKILMAMALI”

Konuşmasının sonunda iktidara acil eylem çağrısında bulunan Burhanettin Kocamaz, TARİŞ gibi tarım satış kooperatiflerinin alım kapasitesi ve finansman imkânlarının derhâl güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Zeytin üreticisine yeterli ve zamanında destek verilmesini, mazot ile gübre maliyetlerinin düşürülmesini talep eden Kocamaz, alım fiyatlarının mutlaka üretim maliyetleri dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğinin altını çizdi.

Haberin Devamını Oku

Gündem

KİMSE BEKLEMİYORDU! YENİ PARTİLİ TARSUS BELEDİYE BAŞKANI ALİ BOLTAÇ SAYIŞTAY RAPORUNU KENDİ GÜNDEME GETİRDİ, NE SORULDUYSA BELGESİYLE YANITLADI!

yazar

Yayınlayan

üzerinde

Yazan:

Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, belediye meclis toplantısında Sayıştay denetim raporunu gündeme getirerek muhalefetin yönelttiği eleştirilere belgeler üzerinden yanıt verdi. Birçok belediyede yuvarlak ifadeler ve siyasi söylemlerle geçiştirilen rapor maddelerini tek tek meclis okutup, belgelerle yanıtlayan YENİ Partili Ali Boltaç, meclisteki özgüvenli tavrıyla dikkat çekti.

Tarsus Belediye Meclisi’nin son oturumunda, Türkiye’deki yerel yönetimlerde örneğine az rastlanan bir denetim ve şeffaflık süreci yaşandı.

Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, Sayıştay denetim raporunu bizzat meclis gündemine taşıyarak raporda yer alan uyarıları ve muhalefetin eleştirilerini belgeleriyle kamuoyunun bilgisine sundu.

EZBER BOZAN AÇIKLIK

Genel kabul gören belediyecilik uygulamalarında Sayıştay raporları gündeme geldiğinde sürecin daha genel, muğlak ifadeler ve siyasi değerlendirmelerle yürütülmesine karşın; Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç farklı bir yöntem izledi.

Rapordaki bulgu ve değerlendirmeleri tek tek meclis üyelerine okutan Boltaç, eleştirilen her bir maddeye ilişkin kurum kayıtlarını ve resmi belgeleri ortaya koydu.

SÖZLÜ SAVUNMA YERİNE RESMİ BELGE

Toplantı süresince muhalefet kanadından gelen soruları sözlü açıklamalarla savuşturmak yerine somut belgelerle yanıtlayan Boltaç, kamuoyunda sıkça tartışılan hesap verilebilirlik ilkesini meclis zemininde uyguladı.

Geri adım atmayan ve kendinden emin bir tutum sergileyen Boltaç’ın bu yaklaşımı, meclis üyeleri ve kamuoyu tarafından dikkatle takip edildi.

YEREL YÖNETİMLERDE ŞEFFAFLIK STANDARDI

Mali ve idari denetim raporlarının meclis gündemlerinde yüzeysel değerlendirmelerle kapatılması alışkanlığına kıyasla; Tarsus’ta uygulanan bu yöntem, belediye yönetimlerinde şeffaflık ve denetlenebilirlik açısından yeni bir tablo ortaya koydu.

Sayıştay raporundaki tespitlerin gereğinin yapılması kadar, bu tespitlerin kamuoyu önünde açıkça tartışılmasının önemine vurgu yapıldı.

Haberin Devamını Oku

Trendler