Sosyal Medya
mersin haber

Ekonomi

MERSİN’DE NARENCİYE FESTİVALİ COŞKUSU

yazar

Yayınlayan

üzerinde

Mersin’de bu yıl 6’ncısı düzenlenen ve iki gün sürecek Uluslararası Mersin Narenciye Festivali, renkli görüntüler eşliğinde 30 ülkeden 700 gösteri sanatçısının katılımıyla başladı.

Mersin Narenciye Festival Komitesi önderliğinde verilen aradan sonra bu yıl yeniden düzenlenen 6’ncı Uluslararası Mersin Narenciye Festivali, Adnan Menderes Bulvarı üzerine kurulan etkinlik alanında başladı. Mersin Valisi Ali İhsan Su, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, Narenciye Festivali Komitesi İcra Kurulu Başkanı Abdullah Özdemir, milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, festivale destek veren kurum ve kuruluşlar ile binlerce Mersinli’nin tek yürek olduğu festival kentte yaşanan en büyük buluşmalardan birine ev sahipliği yaptı.

 

Günler süren hazırlık ve süsleme çalışmaları oluşturulan ve 80 tona yakın narenciyenin kullanıldığı süslenmiş figürler, 30 ülkeden 700 yabancı sanatçının sahnelediği dans ve çeşitli gösteriler, defileler, turnuvalar, sportif ve kültürel faaliyetler ile festival alanında kurulan 150 stant ile Mersin festival için tek yürek oldu.

 

Festival, yabancı ülkelerin gösteri grupları, dev narenciye figürleri, sivil toplum kuruluşları ve derneklerden oluşan kortej ile start aldı.

 

KOCAMAZ: “YÜREĞİMİZDE, BİRÇOK RENGİN AHENGİYLE BİR ARADAYIZ”

 

Festival açılışında Mersin’deki birlik ve beraberliğe vurgu yapan ve Büyükşehir Belediyesi olarak Mersin’in gelişmesi, büyümesi ve tüm dünyaya başarılı bir şekilde tanıtılabilmesi için görev yaptıklarını anlatan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, “Bugün, yüreğimizde, birçok rengin ahengiyle bir aradayız. Bugün, Mersin’de üretilen ve nesillere yön veren narenciyenin, bize kazandırdıklarını büyük bir coşkuyla yaşamak için buradayız. Ne mutlu bizlere ki bugün, toprağımıza can, bize umut olan narenciyenin, yüreklere dokunan renklerinde, böylesine anlamlı bir festivalde 6’ncı kez bir aradayız. Doğamızın bize sunduğu bu eşsiz nimetin birleştirici gücüyle düzenlediğimiz 6. Uluslararası Mersin Narenciye Festivali’nin kentimize hayırlı uğurlu olmasını dilerim” sözleriyle konuşmasına başladı.

 

Mersin’in özellikle son yıllarda ‘Marka Kent’ vizyonuyla yönetildiğine dikkat çeken Başkan Kocamaz, “Asırlara meydan okumuş, tarihine nice destanlar yazdırmış güzide kentimiz Mersin, Akdeniz boyunca uzanan kumsalları, narenciye kokulu bahçeleri eşliğinde, geçmişten aldığı gücü; azimle, barış ve birlik içinde geleceğe taşımaktır. Son dönemlerde bir ‘marka kent’ vizyonuyla yönetilmeye başlanan Mersin, her geçen gün kendine kattığı değerler ve yeniliklerle birlikte hem Türkiye hem de dünya çapında birçok ilke imza atmayı başarmıştır. Gelenekselliği, modernizmle harmanlayarak, her türlü yatırımını ‘insan odaklı’ bir bakış açısıyla yapmaktadır. Bu vizyonel gelişiminde tarım, Mersin’i Mersin yapan, en önemli varlıklardan biridir. Çünkü tarım; insan demektir. Emek demektir. Umut demektir. Nesilden nesile aktarılan, her bir tohumda, her bir filizde; hem bireyi hem de kenti güçlendiren değerdir. Çağımız her ne kadar bilişim çağı olsa da tarımı olmayan bir ülkenin kalkınması ve varlığını geleceğe taşıması çok zordur. Bu sebeple kentimizdeki üreticiyi destekliyor, yerelde kalkınmaya özen gösteriyoruz” diye konuştu.

 

“HER DAİM ÜRETİCİMİZİN YANINDAYIZ”

 

Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak göreve geldiklerinden beri tarımın, ata yadigârı toprakların değerini bildiklerini ve her daim üreticilerin yanında yer aldıklarını kaydeden Başkan Kocamaz, “Son dört yılda gerçekleştirdiğimiz yatırımlarla sulu tarım uygulamalarını ilimiz genelinde hızla yaygınlaştırdık ve yaygınlaştırmaya da devam ediyoruz. 202 mahallemizde Sulama Kooperatifleri kurulmasını sağladık. Buralardaki sulama tesislerine 535 bin metre sulama borusu teslim ettik. Su kaynağı olmadığı için nadasa bırakılan toprakları sebze ve meyve tarımına uygun hale getirdik. 162 bin dekar arazide damla sulama sistemine geçilmesi için gerekli altyapıyı oluşturduk. Tüm bu çalışmalarımızın yanında, Mersin’in tarımsal simgesi haline gelen narenciyenin adını tüm dünyaya duyurmak için de çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

 

Kentlilik bilincinin oluşturulmasına da katkı sunan Uluslararası Mersin Narenciye Festivali ile tarımın, kentleşmede ve ekonomide nasıl iyileştirici bir güç olduğuna işaret eden Başkan Kocamaz, “Uluslararası Mersin Narenciye Festivali; Mersin topraklarının en güzel rengini oluşturan narenciyemiz; yerel, ulusal ve uluslararası alanda, kentimizi tanıtmada, marka değerini yükseltmede çok büyük önem taşımaktadır. Emek emek düzenlediğimiz ve siz değerli konuklarımız ile şenlenen bu festival, kentin tanıtımına ve bilinirliğine katkı sağlayan, üretici ve kent halkını aynı platformda buluşturan mükemmel bir sosyal ve uluslararası dayanışma örneğidir. Bugün burada kardeşliğin, gönül gönüle, omuz omuza olmanın sevincini, mutluluğunu ve coşkusunu yaşıyoruz” dedi.

 

MERSİN’İN EN BÜYÜK BULUŞMASI…

 

Narenciye Festivali Komitesi İcra Kurulu Başkanı Abdullah Özdemir ise yaptığı konuşmada festivalin Mersin ve Türkiye için önemine değinirken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan destek istedi. Özdemir, “Bugün Mersin’in en büyük buluşmasına ev sahipliği yaparak, kentimizin gülen yüzünü tüm dünyaya göstermek için bir aradayız. 10 bin saatlik işgücü ve 500 bin narenciye ile burada bir narenciye dünyası yarattık. Mersin’de ben de varım diyen, kentimizde bu da varmış dedirtecek her şey bugün burada bu festivalde. Kentimizin ihracat gelirlerinin yüzde 20’si narenciyeden oluşmakta ve kentimizde üretilen narenciye ülkemizde de oldukça büyük bir pay temsil etmektedir. Bu vesile ile Sayın Cumhurbaşkanımıza da seslenmek istiyorum. Rize için çay, Ordu için fındık ve Malatya için kayısı ne demekse Mersin için de Narenciye o demektir. En büyük temennimiz de üreticimizin emeklerinin karşılığını bulmasıdır. Bu konuda da Sayın Cumhurbaşkanımızdan desteklerini bekliyoruz” diye konuştu.

 

2020’YE ÖN HAZIRLIK

 

Mersin’in narenciye üretiminde dünyanın sayılı illeri arasında yer aldığını belirten Mersin Valisi Ali İhsan Su da festival ile bu konumun daha yükseklere çıkacağına inandığını ifade etti. Vali Su, “İnanıyorum ki bu festival ile birlikte narenciyeyi çok daha iyi tanıtıp marka değerimiz olan narenciyeye dikkat çekeceğiz. Bu festival yeni pazarlar açılmasına ve kentimizin diğer değerlerinin tanıtılmasına da vesile olacaktır.2020’de Uluslararası Turunçgil Kongresi de ilimizde yapılacak. Bu nedenle festivalimiz bu uluslararası kongre için de bir ön hazırlık olacaktır. Bu nedenle festivalimizin önemi, Mersin ve ülkemiz için bir kat daha artmaktadır” dedi.

 

Konuşmaların ardından kortej geçişi ile renkli görüntüler oluşturan festival, gün boyu süren etkinliklerle devam etti.

 

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Ekonomi

İYİ PARTİ MERSİN MİLLETVEKİLİ BURHANETTİN KOCAMAZ, ZEYTİN ÜRETİCİSİNİN DERTLERİNİ TBMM’YE TAŞIDI: “ÜRETMEK DEĞİL EKMEMEK DAHA KÂRLI HÂLE GELDİ!”

yazar

Yayınlayan

üzerinde

Yazan:

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz, TBMM Genel Kurulu’nda zeytin üreticilerinin yaşadığı büyük ekonomik krizi kürsüye taşıdı. Özellikle Mersin’de zeytinyağı fiyatlarının 3 yıl önceki seviyelere gerilediğine dikkat çeken Kocamaz, artan maliyetler ve tükenen umutlar nedeniyle üreticinin adeta iflasın eşiğine geldiğini vurguladı.

Türkiye genelinde tarım sektöründe yaşanan maliyet krizi derinleşirken, sesler TBMM kürsüsünden yükselmeye devam ediyor.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı sert ve çarpıcı konuşmayla zeytin üreticilerinin dertlerini gündeme taşıdı.

Konuşmasında özellikle Mersin ve ilçelerindeki tarımsal çöküşe dikkat çeken Kocamaz, iktidarın tarım politikalarını sert bir dille eleştirdi.

MERSİN’DE ZEYTİNYAĞI FİYATLARI 3 YIL ÖNCESİNE GERİLEDİ

Ülke genelinde zeytin hasadının yüksek rekolte nedeniyle bereketli geçmesine rağmen, bu bereketin üreticinin cebine yansımadığını belirten Burhanettin Kocamaz, Mersin’deki tablonun vahametini rakamlarla gözler önüne serdi.

Mut, Tarsus, Silifke ve Erdemli gibi Mersin’in tarım üssü olan ilçelerinde üreticilerin büyük bir çıkmazda olduğunu ifade eden Kocamaz, şu çarpıcı verileri paylaştı:

“Türkiye Ziraat Odaları Birliği verilerine göre; Eylül 2025’te kilogramı 231 TL 85 kuruş olan zeytinyağının üretici fiyatı, Eylül 2026’da 271 TL 87 kuruşa yükseldi.

Ancak Mersin’de zeytinyağının litresi 200 liraya kadar düşerek tam 3 yıl önceki fiyatlara geriledi.

Sadece bir yılda mazotun litre fiyatı %70’in üzerinde artarak 95 lira 84 kuruşa ulaştı; gübre, elektrik, işçilik ve nakliye maliyetleri üreticinin sırtındaki yükü katladı.”

“TARLA FİYATLARI 2 MİLYONDAN 200 BİN LİRAYA DÜŞTÜ”

Üreticinin elinden çıkan ürün ile marketteki tüketici fiyatı arasındaki uçuruma dikkat çeken İYİ Partili Kocamaz, aradaki kazancın üreticiye değil aracı ve tedarik zincirine gittiğini söyledi.

Mersin’deki ekonomik çöküşün tarım arazilerine de doğrudan yansıdığını belirten İYİ Partili Kocamaz, “Geçmişte dekarı 2 milyon liradan satılan tarlalar bugün Mersin’de 200 bin liraya bile alıcı bulamıyor. Öyle bir noktaya gelindi ki bazı ürünlerde ekip dikmemek, üretmekten daha kârlı hale geliyor” diyerek çiftçinin umudunun tükendiğini ifade etti.

“ÜRETİCİ MALİYETİNİN ALTINDA SATMAYA MECBUR BIRAKILMAMALI”

Konuşmasının sonunda iktidara acil eylem çağrısında bulunan Burhanettin Kocamaz, TARİŞ gibi tarım satış kooperatiflerinin alım kapasitesi ve finansman imkânlarının derhâl güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Zeytin üreticisine yeterli ve zamanında destek verilmesini, mazot ile gübre maliyetlerinin düşürülmesini talep eden Kocamaz, alım fiyatlarının mutlaka üretim maliyetleri dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğinin altını çizdi.

Haberin Devamını Oku

Ekonomi

GÖZLER MTSO BAŞKANI SERDAR YILDIZGÖRER’DE: ÇAKIR’IN CEZAEVİNDEN DİLE GETİRDİĞİ İDDİALARA NE YANIT VERECEK?

yazar

Yayınlayan

üzerinde

Yazan:

Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır’ın mektubunda yer alan oda yönetimi ve seçim sürecine dair iddialar Mersin iş dünyasında tartışılmaya devam ediyor. Çakır’ın seçim dönemi ve oda çarklarıyla ilgili öne sürdüğü ifadelere karşı, MTSO Başkanı Serdar Yıldızgörer ve yönetiminin yapacağı açıklama merakla bekleniyor.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) eski Başkanı Hakan Sefa Çakır’ın kamuoyuna yansıyan açıklamaları, kent gündemindeki yerini koruyor.

Çakır’ın kaleme aldığı mektupta oda içi dengeler ve seçim sürecine dair dile getirdiği iddialar, iş dünyası kulislerinde farklı yorumları beraberinde getirdi.

ÇAKIR MEKTUBUNDA NELER ÖNE SÜRMÜŞTÜ?

Hakan Sefa Çakır, cezaevinden ilettiği metinde kendi penceresinden seçim sürecini ve oda içi mekanizmaları değerlendirmişti.

Çakır, açıklamasında şu hususlara dikkat çekmişti:

Seçim Süreci İddiaları:

Seçim döneminde yaşanan gelişmelere, adaylık süreçlerine ve kapalı kapılar arkasındaki dengelere dair kendi iddialarını sıraladı.

Kurumsal Yapı Tartışması:

Mektubunda oda imkanlarının kişisel ve yasal olmayan işler için kullanıldığı yönündeki görüş ve iddialarını kamuoyuyla paylaştı.

Süreçteki Duruş:

Kendisine yönelik tutumu ve süreçte yaşanan vefasızlıkları eleştirerek Silivri’den kendi değerlendirmelerini aktardı.

GÖZLER MTSO BAŞKANI SERDAR YILDIZGÖRER VE YÖNETİMİNDE

Çakır’ın bu açıklamalarının ardından gözler, iddiaların merkezinde yer alan Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Serdar Yıldızgörer ile oda yönetimine çevrildi.

Çakır’ın dile getirdiği seçim süreci iddiaları ve oda yönetimine yönelik suçlamalar karşısında, MTSO yönetiminin nasıl bir tutum sergileyeceği ve kamuoyuna bir açıklama yapıp yapmayacağı merak konusu oldu.

İş dünyası temsilcileri, tarafların açıklamaları doğrultusunda sürecin netleşmesini bekliyor.

TIKLAMADAN GEÇME:

Haberin Devamını Oku

Ekonomi

PATRONLAR BU İTİRAFLA YIKILACAK! TUTUKLU BAŞKAN ÇAKIR SİLİVRİ’DEN RESMEN İHBARDA BULUNDU: KOLTUĞU KİMLER, KİRLİ İŞLER İÇİN KULLANDI?

yazar

Yayınlayan

üzerinde

Yazan:

Yaş sebze ve meyve piyasasındaki fiyat oluşumuna yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderilen Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Hakan Sefa Çakır, kaleme aldığı manifesto niteliğindeki mektubunda adeta bir suç duyurusunda bulundu. Çakır’ın mektubundaki “Oda üzerinden yasal olmayan işler yapanları biliyorum” ifadeleri, kentte ve iş dünyasında bomba etkisi yarattı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen operasyonlar sonucunda Silivri Cezaevi’ne konulan MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır’ın, 29 Ekim 2026 tarihli “Bir Koltuk Uğruna” başlıklı açıklaması yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.

CEZAEVİNDEN GELEN MEKTUP AÇIK BİR İHBAR NİTELİĞİNDE!

Mektubunda oda içi çarkların nasıl işlediğine ve kişisel çıkarlar uğruna nelerin feda edildiğine dikkat çeken Çakır’ın, özellikle oda kurumsal kimliğinin yasal olmayan işler için kullanıldığını açıkça dile getirmesi dikkat çekti.

İş dünyası kulislerinde şimdi şu soru yüksek sesle soruluyor:

Çakır’ın işaret ettiği ve oda üzerinden yürütülen “yasal olmayan işler” tam olarak neyi kapsıyor, bu karanlık ilişkilerin merkezinde kimler var?

“ŞİRKETLERİNDEKİ KİRLİ İŞLERİ ODA ÜZERİNDEN YÜRÜTMÜŞLER”

Çakır mektubunda, bazı isimlerin kendi ticari çıkarlarını ve yasal dışı faaliyetlerini perdelemek için MTSO’yu ve makamları nasıl bir kalkan olarak kullanmaya çalıştığını şu sert sözlerle deşifre etti:

Karanlık İlişkiler:

Şirketlerindeki yasal olmayan işleri oda üzerinden yapmayı planlayan kötü niyetli kişilerin varlığına vurgu yaptı.

Koltuk ve Unvan Kalkanı:

Makam ve unvan hırsıyla hareket edenlerin, odanın gücünü kendi menfaatleri doğrultusunda nasıl suistimal ettiğini gözler önüne serdi.

YARGI VE MÜFETTİŞLER BU İTİRAFA GÖZÜNÜ ÇEVİRDİ!

Hakan Sefa Çakır’ın Silivri’den sarf ettiği bu sözler, sadece bir sitem veya siyasi bir açıklama değil; adli makamlar için dikkate alınması gereken çok güçlü bir ihbar niteliği taşıyor.

Oda yapısının ve yetkilerinin ticarî veya yasal olmayan işler için nasıl kullanıldığına dair bu iddiaların ardından, ilgili denetim mekanizmalarının ve yargı mercilerinin nasıl bir adım atacağı şimdiden büyük bir merakla bekleniyor.

TIKLAMADAN GEÇME:

Haberin Devamını Oku

Trendler