Sosyal Medya
mersin haber

Gündem

 MERSİN’DE BU GECE NEME DİKKAT!

yazar

Yayınlayan

üzerinde

Mersin’de bu gece nem oranı Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre yüzde 85’i bulacak. Uzmanlar aşırı nem nedeniyle vatandaşları uyardı.

Son günlerde Türkiye’yi etkisi altına alan yüksek hava sıcaklığı, güney illerinde ve özellikle nem oranının ülke ortalamasının üzerinde seyrettiği Mersin’de bunaltıcı noktalara ulaştı. Birkaç gündür devam eden sıcakların nem oranıyla birlikte 50 derecenin üzerinde hissedilmesi, vatandaşlara neredeyse nefes aldırmaz hale getirdi.

 

Meteorolojik verilere göre Türkiye genelinde sıcaklıklar, mevsim normallerinin 6-10 derece üzerinde seyrediyor. Mersin’de, aşırı sıcakların yanı sıra yüksek nem oranı da vatandaşları bunaltıyor.

 

Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre bu gece saat 21 itibariyle kent merkezinde nem oranı yüzde 84’e sabah saatlerinde ise yüzde 85’leri bulacak.

 

 

NE YAPMALI?

 

Küresel ısınma nedeniyle yaz sıcaklığı mevsim normallerinin çok üzerinde hissediliyor. Özellikle artan nem sıcaklıkları daha da hissedilir hale getirdi. Peki bu havalarda sağlığın korunması için yapılması gerekenler neler? Doktorlar özellikle yüksek tansiyon, damar sertliği ve diyabet hastalarının sıcaktan etkileyebileceğine dikkat çekerek beslenmeden, giyime neler yapılması gerektiğini anlattı.

 

BELİRTİLERİN FARKINDA OLUN

 

Yüksek nemle birlikte kişide görülen başlıca belirtiler; derinden ve zonklama tarzı baş ağrısı, baş dönmesi, boğazda aşırı kuruma, yutkunma zorluğu, bulantı, başta bacaklar olmak üzere bütün vücutta halsizlik, gözlerde bulanıklık ile kendini gösteren sıcak çarpması ortaya çıkabilmektedir.  Yeterli sıvı alınamayışı ve terleme sonucu, vücuttan tuz ve su kaybı ile halsizlik ve aşırı yorgunluk, tansiyon düşmesi,  göğüste ağrı, çarpıntı, kalpte ritim bozuklukları da görülebilmektedir.

 

KLİMA İLE SERİNLEMEK İSTEYENLER DİKKAT!

 

Yaz aylarında aşırı sıcak ve nemden etkilenmemek için en sık başvurulan serinleme yöntemlerinin başında klima gelmektedir. Ancak dikkat edilmezse klima da ciddi sağlık sorunlarına neden olabilmektedir. Özellikle, bakım ayarları zamanında yapılmayan ve düşük derecelerde çalıştırılan klima çocuk, yaşlı ve alt solunum yolu rahatsızlığı bulunanları olumsuz etkileyebilmektedir.  Klimanın 23-24 derece aralığında çalıştırılması ve direk temas edecek şekilde soğuk havaya maruz kalınmamasına dikkat edilmelidir. Zatürre gibi ciddi hastalıkları neden olabilen yanlış klima kullanımı, alerjik bünyeli kişilerin şikayetlerini artırabilmektedir. Bununla birlikte uzun süre sıcak ortamda kaldıktan sonra aniden klimalı soğuk bir ortama girmek kalp damarlarında spazm etkisi yaparak büzülmelere ve krizlere neden olabilmektedir. Ev ve işyerinde kullanılan klima gibi otomobillerde de soğuk havaya direk maruz kalmaktan kaçınılmalıdır.

 

KALBİNİZİ SICAKTAN VE NEMDEN KORUYUN

 

Sıcak ve nemli havalar kalp hastaları için dikkat edilmesi gereken dönemlerin başında gelmektedir. Aşırı nem ile birlikte su ve tuz kaybı kanın pıhtılaşma oranında değişikliklere neden olarak kalbin çalışmasını etkilemektedir. Cildi besleyen damarlar aşırı sıcaklarda genişleyerek vücut ısısını sabit tutmaya çalışmaktadır. Bu durum da kalbin daha fazla çalışmasına neden olmaktadır. Sıcak ve nemli günlerde kalp krizi riskini azaltmak için; sıvı tüketmek, yağlı besinlerden uzak durmak ve güneşin zararlı etkilerinden korunmak hayati önem taşımaktadır.

 

SU TÜKETİMİNDE AŞIRIYA KAÇMAYIN

 

Sıvı tüketimi yaz aylarından en fazla dikkat edilmesi gereken konuların başında gelmektedir. Yüksek sıcaklık ve nemin etkisiyle vücut terleme yoluyla su ve tuz kaybetmektedir. Kanın koyulaşmasına neden olan su ve tuz kaybının karşılanabilmesi,  özellikle kalp sağlığı bakamından önem taşımaktadır. Ancak gereğinden fazla sıvı tüketimi vücudun tuz dengesini bozarak ritm bozukluklarına neden olabilmektedir. Temiz olmayan su veya iyi yıkanmayan sebze ve meyveler enfeksiyonhastalıkları ile birlikte yaz aylarında sık görülen ishale neden olabilmektedir. Sıvı- tuz dengesini bozan ishal ciddi tansiyon sorunlarına yol açabilmektedir.

 

YÜKSEK NEM NEFESİNİZİ KESEBİLİR

 

Sağlıklı kişilerin bile yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen yüksek nem oranı astım hastalarının zor bir dönem yaşamasına neden olabilmektedir. Alerjenler ve viral enfeksiyonların yanında aşırı sıcak ve nem astım krizlerini tetikleyebilmektedir. Sıcaklıkların yükseldiği ve nem oranının %60’ları geçtiği günlerde astım hastalarının evden çıkmaması gerekmektedir. Ancak sıcak hava ve nem ile birlikte ev ortamında küf mantarı ve ev tozu akarlarının artmasına neden olarak astım hastalarını etkileyebilmektedir. Astım hastalarının ilaçlarını yaz mevsimine göre ayarlanması ve tedavilerine aksatmaması gerekmektedir.

 

SICAK MİGRENİ TETİKLEYEBİLİR

 

Sıcaklık ve nem oranının artması migren krizlerini de etkilemektedir. Aşırı sıcaklarda bol sıvı tüketimi, kaliteli camlara sahip güneş gözlüğü kullanımı ve saçların ıslatılması gibi önlemler ön plana çıksa da mecbur kalınmadıkça güneşe çıkılmaması migren ataklarından korunmanın en iyi yoludur.

 

 

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Gündem

BAY KEMAL, SEÇER’E NÜKLEER BOMBA ATTI… CHP’DE MAĞDURİYET BALONU PATLADI! KILIÇDAROĞLU TUTUKLU BELEDİYE BAŞKANLARI İÇİN “SİYASİ SÖYLEMDEN DEĞİL, BAŞKA NEDENLE TUTUKLANDILAR” DEDİ

yazar

Yayınlayan

üzerinde

Yazan:

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, tutuklu belediye başkanlarını “siyasi tutuklu” olarak görmediğini belirterek “Başka nedenlerle yargılanıyorlar, diğer belediye başkanları da öyle” açıklaması siyaset kulislerini sarstı. Bu çıkış, yolsuzluk operasyonlarıyla Tarsus Cezaevi’ne gönderilen Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer cephesinde deprem etkisi yarattı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun katıldığı bir televizyon programında yaptığı açıklamalar, Türkiye siyasetinde ve yerel yönetimlerde deprem etkisi yarattı.

Özellikle Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması ve belediye başkanlarına yönelik yargı süreçlerine dair konuşan Kılıçdaroğlu’nun, tutuklanan isimleri “siyasi tutuklu” olarak görmediğini açıkça ifade etmesi dikkat çekti.

Bu açıklamalar, doğrudan Mersin’deki operasyonların ve CHP’li belediye başkanlarının durumunu yeniden masaya yatırdı.

“SİYASİ SÖYLEMLERDEN DEĞİL, BAŞKA NEDENLERLE YARGILANIYORLAR”

Kılıçdaroğlu, programda yöneltilen “İmamoğlu’nu siyasi tutuklu olarak görüyor musunuz?” şeklindeki soruya net bir yanıt vererek, “Elbette. Tutuklanma gerekçesi siyasi söylemlerinden ötürü değil. Başka nedenlerle yargılanıyor. Diğer belediye başkanları da öyle” ifadelerini kullandı.

Bu çarpıcı sözler, yerel yönetimlerde yürütülen soruşturmaların ideolojik bir görüntüden sıyrılıp somut yargı süreçlerine dayandığı yönündeki iddiaları güçlendirdi.

GÖZLER MERSİN’E ÇEVRİLDİ: VAHAP SEÇER’İN DURUMU NE OLACAK?

Kılıçdaroğlu’nun “Diğer belediye başkanları da öyle” vurgusu, Türkiye’nin gündemine oturan Mersin operasyonlarını akıllara getirdi. Mersin’de düzenlenen yolsuzluk operasyonları kapsamında Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile Yenişehir Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

Kılıçdaroğlu’nun bu çıkışı, CHP Genel Merkezi ile cezaevindeki belediye başkanları arasındaki “siyasi mağduriyet” söyleminin çatırdadığı şeklinde yorumlandı. Kulislerde, Seçer ve diğer tutuklu isimlerin dosyalarındaki iddiaların ve delillerin ağırlığına dikkat çekilirken, parti yönetiminin de bu süreçteki konumunu yeniden gözden geçirdiği konuşuluyor.

Yargının siyasallaşmaması gerektiğine vurgu yapan Kılıçdaroğlu, sabah ev baskınları ve tutuklama usullerini eleştirse de tutuklamaların temel gerekçesinin “siyasi” olmadığını kabullenmesi siyasi kulislerde bomba etkisi yarattı.

Mersin Büyükşehir Belediyesi’ni cezaevinden yönetmeye çalıştığı iddialarıyla gündemden düşmeyen Vahap Seçer’in, Kılıçdaroğlu’nun bu açıklamaları sonrası nasıl bir tutum sergileyeceği merakla bekleniyor.

Haberin Devamını Oku

Genel

SANSASYONEL KULİS! YOLSUZLUK OPERASYONU SONRASI BÜYÜKŞEHİR’DE ŞOK: BÜROKRATLAR NEDEN İMZA ATMAKTAN KAÇIYOR, KİMSE SORUMLULUK ALMAK İSTEMİYOR! İMZA KRİZİNDE İLK İSTİFA GELDİ… BOMBA ÖTESİ İDDİA…

yazar

Yayınlayan

üzerinde

Yazan:

Vahap Seçer’in tutuklanması ve operasyonların ardından Mersin Büyükşehir’de bürokratlar görevden kaçmaya başladı. Kültür ile Destek Hizmetleri daireleri arasında krize yol açan ihale anlaşmazlığı sonrası Ayhan Terban’ın istifası, “kurumda kimse imza atmak istemiyor” iddialarına zirve yaptırdı. Tarsus Festivali ses sistemi ihalesi nedeniyle sorumluluk almak istemeyen Destek Hizmetleri Daire Başkanı Ayhan Terban görevinden istifa ederek makam odasını boşalttı.

Mersin Büyükşehir Belediyesi’nde operasyonların ardından sular durulmuyor.

Belediyede peş peşe yaşanan gelişmelerin ardından dikkat çeken bir istifa haberi geldi.

Destek Hizmetleri Daire Başkanı Ayhan Terban’ın görevinden istifa ederek makam odasını boşalttığı öğrenildi. Terban’ın ani istifasının gerisinde ise belediyede hâkim olan “imza korkusu” ve çetin bir ihale krizi olduğu iddia ediliyor.

TARSUS FESTİVALİ İHALESİ KRİZ FİTİLİNİ ATEŞLEDİ

Mersin’de her yıl ünlü isimlerin ağırlandığı festivaller bu kez farklı bir gündemle anılıyor.

Kulislerde konuşulan bomba iddiaya göre; 5. Uluslararası Tarsus Festivali için yapılması gereken ses sistemi ihalesi kurum içinde krize yol açtı.

Kültür Sosyal İşleri Daire Başkanlığı, ses sistemiyle ilgili ihale sürecini kendi bünyesinde yürütmek yerine Destek Hizmetleri Daire Başkanlığına yaptırmak istedi. Ancak Destek Hizmetleri Daire Başkanı Ayhan Terban’ın bu talebe kesin bir dille karşı çıktığı, “İhaleyi ben gerçekleştirmeyeceğim, Kültür Daire Başkanlığı yapsın” diyerek sorumluluğu üstlenmek istemediği öne sürüldü.

Kültür Daire Başkanlığı’nın da ihale yapmayarak topu yeniden Terban’ın birimine atması üzerine, Ayhan Terban’ın masaya yumruğunu vurarak istifa kararı aldığı konuşuluyor.

“KİMSE İMZA ATMAK İSTEMİYOR” İDDİALARI DOĞRULANDI MI?

1 Ekim’de Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik düzenlenen operasyonlarda Belediye Başkanı Vahap Seçer tutuklanmış, süreç cezaevi kulisleri ve yönetim tartışmalarıyla da anılmaya başlanmıştı.

Ayhan Terban’ın istifası, kulislerdeki “Genel Sekreter Olcay Tok’un itirafçı olduğu yolsuzluk operasyonunun ardından kurumda kimsenin bir şeye imza atmak istemediği” yönündeki iddiaları adeta doğrular nitelikte değerlendiriliyor. Operasyonların ardından belediye bünyesinde yönetimin imza kilitlenmesiyle karşı karşıya kaldığı ve bürokratların sorumluluk almaktan kaçındığı yüksek sesle dile getiriliyor.

Mersin Büyükşehir Belediyesi’nde yaşanan bu imza krizi ve istifanın ardından yönetim boşluğunun nasıl aşılacağı, önümüzdeki günlerin en sıcak başlığı olmaya devam edecek.

Haberin Devamını Oku

Gündem

GÜNÜN BOMBA İDDİASI: MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ CEZAEVİNDEN Mİ YÖNETİLİYOR? BAŞKAN VEKİLLİĞİ KOLTUĞU SADECE GÖLGELİK Mİ?

yazar

Yayınlayan

üzerinde

Yazan:

Mersin’deki operasyonlar kapsamında tutuklanarak Tarsus Cezaevi’ne konulan Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in, ev hapsi girişimleri sonuçsuz kalırken; cezaevinden yayımladığı mesajlarla belediyeyi yönetmeyi sürdürdüğü ve kulislerde “vekil koltuğunun sembolik kaldığı” iddiaları gündeme bomba gibi düştü.

Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik düzenlenen operasyonlar ve akabinde gerçekleşen tutuklamalar, kentin siyaset gündemini sarsmaya devam ediyor.

Operasyonlar kapsamında Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer tutuklanarak Tarsus Cezaevi’ne gönderilmişti.

Geçtiğimiz hafta yaşanan yeni bir gelişmeyle, tutuklu isimlerin birçoğu Tarsus’tan Adana, Kahramanmaraş ve Ereğli’deki cezaevlerine nakledilirken, Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer Tarsus Cezaevi’nde bırakıldı.

Kulislerdeki iddialara göre Seçer’in bu durumdan memnun olduğu ve adeta cezaevinden ayrılmamak için direndiği öne sürülüyor.

“TARSUS CEZAEVİ’Nİ TÜRBEYE ÇEVİRDİ” İDDİASI

Hakkında ortaya atılan iddialara göre Vahap Seçer’in, Tarsus Cezaevi’nden ayrılmamak için çeşitli yollara başvurduğu öne sürülüyor.

Sağlık raporları alarak durumunun iyi olmadığını savunan Seçer’in ev hapsi talebinde bulunduğu, ancak ilk incelemelerde bu başvuruların kabul görmediği iddia ediliyor. Mahkemeye yapılan ev hapsi ret kararlarının ardından yeni başvurularla başka cezaevlerine sevkini engellemeye çalıştığı iddia edilen Seçer’in, neredeyse gününün tamamını avukat görüş odasında geçirdiği kaydediliyor.

Ayrıca yayımlanan videolu ve mektuplu paylaşımlarla “Belediyeyi ben yönetiyorum, buradayım” algısı yaratılmaya çalışıldığı da konuşulan başlıklar arasında yer alıyor.

VEKİL KOLTUĞU TARTIŞMASI: BAŞKAN VEKİLLİĞİ BOŞ MU BIRAKILDI?

Belediye kulislerinde en çok seslendirilen konulardan biri de Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin yönetim mekanizması.

İddialara göre, vekaleten koltukta oturan ismin tamamen sembolik olduğu, Vahap Seçer’in cezaevinden dahi belediye üzerindeki kontrolünü bırakmadığı ve alınan kararlarda tek söz sahibi olmaya devam ettiği iddia ediliyor. Belediye içinden yükselen seslere göre, vekil ismin kendi başına bir fikir dahi geliştiremediği, tüm talimatların Tarsus Cezaevi’nden verildiği kulislerde yüksek sesle konuşuluyor.

Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin cezaevi gölgesinde nasıl yönetildiği ve bu iddiaların hukuki boyutta nasıl karşılık bulacağı önümüzdeki günlerde de kentin ana gündemi olmaya devam edecek.

Haberin Devamını Oku

Trendler