Sosyal Medya
mersin haber

Ekonomi

İYİ PARTİLİ BURHANETTİN KOCAMAZ, TBMM’DE KONUŞTU: “ELEKTRİK, AKARYAKIT ZAMLARI VE YÜKSEK KİRA ARTIŞI TAM BİR VİCDANSIZLIK ÖRNEĞİ OLMUŞTUR VE MUTLAKA GERİ ALINMALIDIR!”

yazar

Yayınlayan

üzerinde

İYİ Parti Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz, her geçen gün artan yoksulluk ve yüksek zamlarla ilgili TBMM’ye verdiği Meclis Araştırma Önergesi üzerine partisinin grubu adına Genel Kurul’da konuştu. İYİ Partili Kocamaz, “Sayın Şimşek hiç Allah’tan korkmadan verilen asgari ücreti yeterli, hatta yüksek olarak nitelendirebilmektedir. Bu erime karşısında asgari ücretliler için Sayın Şimşek her ne kadar ‘Zam düşünmüyoruz’ dese de Temmuz ayında bir ara zam, mecburi ve kaçınılmaz hâle gelmiştir” dedi.

TBMM Genel Kurulu’nda artan yoksulluğa bağlı olarak ortaya çıkan sorunların araştırılması amacıyla İYİ Parti Grubu olarak verilen Meclis araştırma önergesi üzerine söz alan Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz, ekonomide yaşanan kötü gidişatı değerlendirdi.

İYİ Partili Kocamaz, “4 kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için aylık gıda harcaması tutarı yani açlık sınırı haziran ayında 18 bin 978 TL’ye çıkmıştır. Buna karşılık; giyim, konut, ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması gerekli zorunlu harcamaların toplamını oluşturan yoksulluk sınırı ise aynı ay içerisinde 63 bin 820 TL’ye yükselmiştir. Enflasyon artışı ve hayat pahalılığı yirmi iki yılda bir türlü önlenememiştir. Hiç kimsenin inanmadığı ve itibar etmediği TÜİK’e göre bile mayıs ayı enflasyon oranı yüzde 75; haziran ayı enflasyon oranı yüzde 71,60 olarak gerçekleşmiştir. Türkiye yüksek enflasyon rakamlarıyla dünyada ilk sıralarda yer almaya başlamış, yüksek enflasyon ve kur etkisiyle değer kaybeden TL karşısında yaşamak iyice zorlaşmıştır” dedi.

KOCAMAZ: “ARTAN ENFLASYON VE HAYAT PAHALILIĞI KARŞISINDA YAPILAN MAAŞ ARTIŞLARI ÇOK DÜŞÜK KALDI”

Memur ve emekli maaşlarında belirlenen artışları da değerlendiren İYİ Parti Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz, artan enflasyon ve hayat pahalılığı karşısında yapılan maaş artışlarının çok düşük kaldığını dile getirdi.

Burhanettin Kocamaz, “Emeklilerin büyük bir kısmı 10 Bin TL ve altında kalan maaşlarıyla zorlu bir hayat mücadelesi vermektedir. Hayat pahalılığı ülkemizde yoksulluğu her geçen gün artırmış; işçi, memur ve emeklilerimiz bugün hem açlık hem de yoksulluk sınırı altında bir maaşla geçim mücadelesi vermektedir” diye konuştu.

“Yüksek fiyatları nedeniyle tüketicinin meyve, sebze ve gıda ürünlerine ulaşımı zorlaşmış, çiftçiler ürettikleri ürünün maliyetini karşılayamazken tüketiciler yüksek fiyatları nedeniyle bu ürünlere ulaşamamakta, bu da ayrı bir sorun oluşturmaktadır” diyen Burhanettin Kocamaz, “Yaşanan hayat pahalılığı ve yüksek zamlar karşısında yoksulluk artmış, sosyal yardıma muhtaç olanlarda patlama yaşanmıştır. 2002 yılında 1 milyon olan sosyal yardım alan hane sayısı ile övünen Aile ve Sosyal Politikalar eski Bakanı Sayın Derya Yanık, 2021 yılından sonra 5 milyon 900 bin kişiye yükseldiğini açıklamıştır. Bu, övünülecek bir durum değil, tam tersine sizin açınızdan utanılacak bir durumdur. Böylece toplumun önemli bir kesimi bu Hükûmet döneminde sosyal yardım alamadan, almadan yaşayamaz, hayatını idame ettiremez hâle gelmiştir” açıklaması yaptı.

ASGARİ ÜCRET ERİDİ, 10 BİN TL VE ALTINDAKİ EMEKLİ MAAŞI TAMAMEN YOK OLDU!

Artan hayat pahalılığı ve yüksek zamlar karşılığında 17 bin 2 TL’lik asgari ücretin eridiğini savunan Burhanettin Kocamaz, 10 bin TL ve altındaki emekli maaşlarının ise tamamen yok olduğunu söyledi.

İşçi ve memur kesiminin hayat pahalılığıyla boğuştuğunu kaydeden İYİ Partili Kocamaz, “17 bin 2 TL olan asgari ücret bugün 3 bin 145 TL eriyerek 13 bin 850 TL’ye düşerken, 10 bin TL olan emekli maaşı bin 850 TL eriyerek 8 bin 150 TL’ye kadar düşmüştür. Buna rağmen Sayın Şimşek hiç Allah’tan korkmadan verilen asgari ücreti yeterli, hatta yüksek olarak nitelendirebilmektedir. Bu erime karşısında asgari ücretliler için Sayın Şimşek her ne kadar “Zam düşünmüyoruz.” dese de temmuz ayında bir ara zam, mecburi ve kaçınılmaz hâle gelmiştir” dedi.

“ELEKTRİK, AKARYAKIT ZAMLARI VE YÜKSEK KİRA ARTIŞI TAM BİR VİCDANSIZLIK ÖRNEĞİ OLMUŞTUR VE MUTLAKA GERİ ALINMALIDIR!”

Burhanettin Kocamaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Haziran ve temmuz ayları AK Parti Hükûmetinin âdeta en çok sevdiği aylar hâline gelmiştir. Hükûmet, bu iki ayı her yıl fırsata dönüştürmektedir. Hükûmet işçi, memur ve emekli maaşlarına etki edecek olan enflasyon rakamını haziran ayında TÜİK marifetiyle sürekli olarak düşük göstermekte, temmuz ayını ise işçi, memur ve emeklilere yapmış olduğu düşük zamları daha ceplerine girmeden geri alarak fırsata dönüştürmektedir.

Memur ve memur emekli aylıklarına yüzde 19,31 oranında, işçi ve BAĞ-KUR emeklisine yüzde 24,73 oranında zam öngören Hükûmet, her yıl olduğu gibi bu yıl da 1 Temmuz’dan itibaren her türlü ürüne zam yapmaya başlamış; mesela elektrik yüzde 38 zamlanmış, kira artış oranı yüzde 65,07’ye yükselmiş, benzin ve motorine 19,49 oranında ÖTV zammı yapmıştır. Akaryakıt zammı demek zaten piyasada iğneden ipliğe zam demektir. Son akaryakıt zammından sonra genel seçim öncesinde litresi 18,63 TL olan motorinin litresi bir yılda 44,65’e, benzinin litresi de 19,81’den 44,72’ye yükselmiştir. Böylece, 44,65’lik motorinin 18,03 TL’si ÖTV ve KDV’den oluşan vergi hâline gelmiştir.

Yapılan yüksek zamlar ve düşük maaş artışları karşısında insanlar her gün yataklarına aç girmeye ve uykusuz gecelere mahkûm edilmiştir. Elektrik, akaryakıt zamları ve yüksek kira artışı tam bir vicdansızlık örneği olmuştur ve mutlaka geri alınmalıdır.”

Ekonomi

İYİ PARTİ MERSİN MİLLETVEKİLİ BURHANETTİN KOCAMAZ, ZEYTİN ÜRETİCİSİNİN DERTLERİNİ TBMM’YE TAŞIDI: “ÜRETMEK DEĞİL EKMEMEK DAHA KÂRLI HÂLE GELDİ!”

yazar

Yayınlayan

üzerinde

Yazan:

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz, TBMM Genel Kurulu’nda zeytin üreticilerinin yaşadığı büyük ekonomik krizi kürsüye taşıdı. Özellikle Mersin’de zeytinyağı fiyatlarının 3 yıl önceki seviyelere gerilediğine dikkat çeken Kocamaz, artan maliyetler ve tükenen umutlar nedeniyle üreticinin adeta iflasın eşiğine geldiğini vurguladı.

Türkiye genelinde tarım sektöründe yaşanan maliyet krizi derinleşirken, sesler TBMM kürsüsünden yükselmeye devam ediyor.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı sert ve çarpıcı konuşmayla zeytin üreticilerinin dertlerini gündeme taşıdı.

Konuşmasında özellikle Mersin ve ilçelerindeki tarımsal çöküşe dikkat çeken Kocamaz, iktidarın tarım politikalarını sert bir dille eleştirdi.

MERSİN’DE ZEYTİNYAĞI FİYATLARI 3 YIL ÖNCESİNE GERİLEDİ

Ülke genelinde zeytin hasadının yüksek rekolte nedeniyle bereketli geçmesine rağmen, bu bereketin üreticinin cebine yansımadığını belirten Burhanettin Kocamaz, Mersin’deki tablonun vahametini rakamlarla gözler önüne serdi.

Mut, Tarsus, Silifke ve Erdemli gibi Mersin’in tarım üssü olan ilçelerinde üreticilerin büyük bir çıkmazda olduğunu ifade eden Kocamaz, şu çarpıcı verileri paylaştı:

“Türkiye Ziraat Odaları Birliği verilerine göre; Eylül 2025’te kilogramı 231 TL 85 kuruş olan zeytinyağının üretici fiyatı, Eylül 2026’da 271 TL 87 kuruşa yükseldi.

Ancak Mersin’de zeytinyağının litresi 200 liraya kadar düşerek tam 3 yıl önceki fiyatlara geriledi.

Sadece bir yılda mazotun litre fiyatı %70’in üzerinde artarak 95 lira 84 kuruşa ulaştı; gübre, elektrik, işçilik ve nakliye maliyetleri üreticinin sırtındaki yükü katladı.”

“TARLA FİYATLARI 2 MİLYONDAN 200 BİN LİRAYA DÜŞTÜ”

Üreticinin elinden çıkan ürün ile marketteki tüketici fiyatı arasındaki uçuruma dikkat çeken İYİ Partili Kocamaz, aradaki kazancın üreticiye değil aracı ve tedarik zincirine gittiğini söyledi.

Mersin’deki ekonomik çöküşün tarım arazilerine de doğrudan yansıdığını belirten İYİ Partili Kocamaz, “Geçmişte dekarı 2 milyon liradan satılan tarlalar bugün Mersin’de 200 bin liraya bile alıcı bulamıyor. Öyle bir noktaya gelindi ki bazı ürünlerde ekip dikmemek, üretmekten daha kârlı hale geliyor” diyerek çiftçinin umudunun tükendiğini ifade etti.

“ÜRETİCİ MALİYETİNİN ALTINDA SATMAYA MECBUR BIRAKILMAMALI”

Konuşmasının sonunda iktidara acil eylem çağrısında bulunan Burhanettin Kocamaz, TARİŞ gibi tarım satış kooperatiflerinin alım kapasitesi ve finansman imkânlarının derhâl güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Zeytin üreticisine yeterli ve zamanında destek verilmesini, mazot ile gübre maliyetlerinin düşürülmesini talep eden Kocamaz, alım fiyatlarının mutlaka üretim maliyetleri dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğinin altını çizdi.

Haberin Devamını Oku

Ekonomi

GÖZLER MTSO BAŞKANI SERDAR YILDIZGÖRER’DE: ÇAKIR’IN CEZAEVİNDEN DİLE GETİRDİĞİ İDDİALARA NE YANIT VERECEK?

yazar

Yayınlayan

üzerinde

Yazan:

Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır’ın mektubunda yer alan oda yönetimi ve seçim sürecine dair iddialar Mersin iş dünyasında tartışılmaya devam ediyor. Çakır’ın seçim dönemi ve oda çarklarıyla ilgili öne sürdüğü ifadelere karşı, MTSO Başkanı Serdar Yıldızgörer ve yönetiminin yapacağı açıklama merakla bekleniyor.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) eski Başkanı Hakan Sefa Çakır’ın kamuoyuna yansıyan açıklamaları, kent gündemindeki yerini koruyor.

Çakır’ın kaleme aldığı mektupta oda içi dengeler ve seçim sürecine dair dile getirdiği iddialar, iş dünyası kulislerinde farklı yorumları beraberinde getirdi.

ÇAKIR MEKTUBUNDA NELER ÖNE SÜRMÜŞTÜ?

Hakan Sefa Çakır, cezaevinden ilettiği metinde kendi penceresinden seçim sürecini ve oda içi mekanizmaları değerlendirmişti.

Çakır, açıklamasında şu hususlara dikkat çekmişti:

Seçim Süreci İddiaları:

Seçim döneminde yaşanan gelişmelere, adaylık süreçlerine ve kapalı kapılar arkasındaki dengelere dair kendi iddialarını sıraladı.

Kurumsal Yapı Tartışması:

Mektubunda oda imkanlarının kişisel ve yasal olmayan işler için kullanıldığı yönündeki görüş ve iddialarını kamuoyuyla paylaştı.

Süreçteki Duruş:

Kendisine yönelik tutumu ve süreçte yaşanan vefasızlıkları eleştirerek Silivri’den kendi değerlendirmelerini aktardı.

GÖZLER MTSO BAŞKANI SERDAR YILDIZGÖRER VE YÖNETİMİNDE

Çakır’ın bu açıklamalarının ardından gözler, iddiaların merkezinde yer alan Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Serdar Yıldızgörer ile oda yönetimine çevrildi.

Çakır’ın dile getirdiği seçim süreci iddiaları ve oda yönetimine yönelik suçlamalar karşısında, MTSO yönetiminin nasıl bir tutum sergileyeceği ve kamuoyuna bir açıklama yapıp yapmayacağı merak konusu oldu.

İş dünyası temsilcileri, tarafların açıklamaları doğrultusunda sürecin netleşmesini bekliyor.

TIKLAMADAN GEÇME:

Haberin Devamını Oku

Ekonomi

PATRONLAR BU İTİRAFLA YIKILACAK! TUTUKLU BAŞKAN ÇAKIR SİLİVRİ’DEN RESMEN İHBARDA BULUNDU: KOLTUĞU KİMLER, KİRLİ İŞLER İÇİN KULLANDI?

yazar

Yayınlayan

üzerinde

Yazan:

Yaş sebze ve meyve piyasasındaki fiyat oluşumuna yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderilen Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Hakan Sefa Çakır, kaleme aldığı manifesto niteliğindeki mektubunda adeta bir suç duyurusunda bulundu. Çakır’ın mektubundaki “Oda üzerinden yasal olmayan işler yapanları biliyorum” ifadeleri, kentte ve iş dünyasında bomba etkisi yarattı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen operasyonlar sonucunda Silivri Cezaevi’ne konulan MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır’ın, 29 Ekim 2026 tarihli “Bir Koltuk Uğruna” başlıklı açıklaması yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.

CEZAEVİNDEN GELEN MEKTUP AÇIK BİR İHBAR NİTELİĞİNDE!

Mektubunda oda içi çarkların nasıl işlediğine ve kişisel çıkarlar uğruna nelerin feda edildiğine dikkat çeken Çakır’ın, özellikle oda kurumsal kimliğinin yasal olmayan işler için kullanıldığını açıkça dile getirmesi dikkat çekti.

İş dünyası kulislerinde şimdi şu soru yüksek sesle soruluyor:

Çakır’ın işaret ettiği ve oda üzerinden yürütülen “yasal olmayan işler” tam olarak neyi kapsıyor, bu karanlık ilişkilerin merkezinde kimler var?

“ŞİRKETLERİNDEKİ KİRLİ İŞLERİ ODA ÜZERİNDEN YÜRÜTMÜŞLER”

Çakır mektubunda, bazı isimlerin kendi ticari çıkarlarını ve yasal dışı faaliyetlerini perdelemek için MTSO’yu ve makamları nasıl bir kalkan olarak kullanmaya çalıştığını şu sert sözlerle deşifre etti:

Karanlık İlişkiler:

Şirketlerindeki yasal olmayan işleri oda üzerinden yapmayı planlayan kötü niyetli kişilerin varlığına vurgu yaptı.

Koltuk ve Unvan Kalkanı:

Makam ve unvan hırsıyla hareket edenlerin, odanın gücünü kendi menfaatleri doğrultusunda nasıl suistimal ettiğini gözler önüne serdi.

YARGI VE MÜFETTİŞLER BU İTİRAFA GÖZÜNÜ ÇEVİRDİ!

Hakan Sefa Çakır’ın Silivri’den sarf ettiği bu sözler, sadece bir sitem veya siyasi bir açıklama değil; adli makamlar için dikkate alınması gereken çok güçlü bir ihbar niteliği taşıyor.

Oda yapısının ve yetkilerinin ticarî veya yasal olmayan işler için nasıl kullanıldığına dair bu iddiaların ardından, ilgili denetim mekanizmalarının ve yargı mercilerinin nasıl bir adım atacağı şimdiden büyük bir merakla bekleniyor.

TIKLAMADAN GEÇME:

Haberin Devamını Oku

Trendler