Sosyal Medya
mersin haber

Ekonomi

HAZİRAN AYINDA SEBZE-MEYVE FİYAT DURUMLARI AÇIKLANDI!

yazar

Yayınlayan

üzerinde

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar haziran ayında fiyat en fazla artan ürünün sivri biber olduğunu belirterek, bunu yüzde 24,22 ile elma, yüzde 20,46 ile limon, yüzde 17,50 ile kabak ve yüzde 17,05 ile fındığın izlediğini söyledi.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, haziran ayında markette 14, üreticide 6 üründe fiyat artışı, markette 23, üreticide 15 üründe fiyat düşüşü görüldüğünü belirterek, “Söz konusu ayda markette ve üreticide fiyatı en fazla artan ürün sivri biber, fiyatı en fazla düşen ürün ise karpuz oldu” ifadesini kullandı.

Haziranda market fiyatlarında kuru fasulye, Antep fıstığı, zeytinyağı ve toz şeker fiyatında değişim görülmediğini bildiren Bayraktar, fiyat düşüşlerine bakıldığında ise yüzde 60,88 ile karpuz, yüzde 44,71 ile şeftali, yüzde 33,98 ile çilek, yüzde 31,04 ile kiraz ve yüzde 18,25 ile patatesin geldiğini kaydetti. Markette en fazla fiyat artışının yüzde 32,51 ile sivri biberde yaşandığına dikkati çeken Bayraktar, bunu yüzde 24,22 ile elma, yüzde 20,46 ile limon, yüzde 17,50 ile kabak ve yüzde 17,05 ile fındığın izlediğini vurguladı.

Bayraktar, haziranda üretici fiyatlarında maydanoz, elma, kuru fasulye, nohut, yeşil mercimek, pirinç, kuru üzüm, kuru incir, fındık, Antep fıstığı, zeytinyağı ve süt fiyatında değişim olmadığı aktardı. Üretici fiyatı en fazla düşen ürünün, yüzde 84,47 ile karpuz olduğunu işaret eden Bayraktar, “Karpuzdaki fiyat düşüşünü yüzde 42,34 ile domates, yüzde 40 ile şeftali, yüzde 39,53 le patlıcan, yüzde 30,43 ile kiraz, yüzde 24,91 ile yumurta, yüzde 23,81 ile çilek, yüzde 20 ile havuç, yüzde 12,28 ile kuru soğan izledi. Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 40,83 ile sivri biberde görüldü. Sivri biberdeki fiyat artışını yüzde 39,81 ile kırmızı mercimek, yüzde 34,78 ile kabak, yüzde 23,75 ile limon, yüzde 21,15 ile salatalık takip etti.” değerlendirmesinde bulundu.

Üretici ve market arasındaki fiyat farkının haziranda en fazla yüzde 392,54 ile salatalıkta görüldüğünün altını çizen Bayraktar, fiyat farkının domateste yüzde 384,98, karpuzda yüzde 379,17, kuru kayısıda yüzde 345, patlıcanda yüzde 325,75, kuru incirde yüzde 313,84 olduğunu aktardı.

Üretici fiyatlarında en fazla fiyat artışının sivri biberde görüldüğünü, bu durumda açıkta yetiştirilen ürünlerin henüz piyasaya çıkmamış olması ile dönemsel olarak hasat edilen ürün miktarının azalmasının etkili olduğunu ifade eden Bayraktar, şunları kaydetti:

“Kabak ve salatalıkta da benzer bir durum söz konusudur. Kırmızı mercimek fiyatı yeni sezona ait olup, yağışların bitki gelişiminin olumsuz etkilemesiyle verimde yaşanan düşüş fiyata yansıdı. Limonda ise arz depolardan sağlanırken, piyasaya sunulan ürün miktarındaki azalmaya bağlı olarak fiyatlarda artış meydana geldi. Fiyatı düşen ürünlere baktığımızda karpuzda, havaların geç ısınması sonucunda sera ürünleri ile tarla ürünlerinin hasadının çakışması, bunun yanı sıra yeterli talebin olmaması fiyatlarda düşüşe yol açtı. Domateste ihracatta yaşanan yavaşlamanın yanı sıra sera ve tarla ürünlerinin aynı zamanda piyasaya arzı fiyatları düşürdü. Patlıcanda dönem itibarıyla artan sıcaklıklarla birlikte seralarda olgunlaşmanın hızlanması ile hasat edilen ürün miktarındaki artış fiyatlarda düşüşe yol açtı. Şeftali ve kirazda hasadın yoğun olduğu bir dönem olması fiyatları aşağı çekti. Çilekte ise aşırı yağışların kalite kaybına yol açması fiyatları düşürdü. Havuçta da kalite kaybının yanı sıra talebin yavaşlaması fiyat düşüşünde etkili oldu. Kuru soğanda peyderpey hasadın devam etmesi fiyata yansıdı. Patateste ise Ödemiş’te artan sıcaklıklarla birlikte hasadın hızlanması fiyatı düşürdü. Yeşil fasulyede hasat edilen ürün miktarının arması fiyatları geriletti. İhracatta yaşanan sıkıntı yumurta fiyatlarını düşürdü.”

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Ekonomi

ENERJİ BAKANI ALPARSLAN BAYRAKTAR MERSİN PROJELERİNİ TEK TEK AÇIKLADI: AKKUYU DEVREYE GİRİYOR, YANINA TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK VERİ MERKEZİ GELİYOR, DENİZDEN YILDA 1 MİLYAR METREKÜP SU ÜRETİLECEK!

yazar

Yayınlayan

üzerinde

Yazan:

Mersin’de düzenlenen MÜSİAD 113. Genel İdare Kurulu Toplantısı’na katılan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dr. Alparslan Bayraktar, kent için önemli açıklamalarda bulundu. Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde ilk reaktörün haftalar içinde devreye alınacağını duyuran Bayraktar, Akkuyu’nun hemen yanına Türkiye’nin en büyük veri merkezinin kurulacağını ve deniz suyunu arıtarak su krizine çözüm üretecek dev yatırımların müjdesini verdi.

Türkiye genelinden 500’e yakın iş insanı, şube başkanı ve kent protokolünün katılımıyla Mersin’de gerçekleştirilen MÜSİAD 113. Genel İdare Kurulu Toplantısı, kentin ekonomi ve enerji geleceğine damga vurdu. MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir yönetiminde düzenlenen dev organizasyona Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dr. Alparslan Bayraktar’ın yanı sıra Mersin Valisi Atilla Toros, Eski Hazine ve Maliye Bakanı ve AK Parti Mersin Milletvekili Dr. Nureddin Nebati, AK Parti Mersin Milletvekili Ali Kıratlı, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Serdar Yıldızgörer ve AK Parti Mersin İl Başkanı Adem Aldemir katıldı.

TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK VERİ MERKEZİ AKKUYU’NUN YANINA GELİYOR!

Mersin’in sadece sanayi, tarım ve turizmde değil, enerjinin de başkenti konumuna yükseldiğini belirten Bakan Alparslan Bayraktar, kent için yeni stratejik projeyi açıkladı:

  • “Mersin için çok önemli planlarımız var. Sadece nükleerle değil, belki Türkiye’nin en büyük veri merkezi yine Mersin’de olacak. Akkuyu Nükleer Santrali’nin hemen yanına kurulacak dev veri merkeziyle burayı Türkiye’nin dijital ve veri üssü hâline getirmeyi hedefliyoruz.”

DENİZ SUYU ARITILARAK YILDA 1 MİLYAR METREKÜP SU SAĞLANACAK

Küresel ısınma ve iklim değişikliğiyle mücadelede Mersin’in kilit bir role sahip olduğunu ifade eden Bakan Bayraktar, deniz suyu arıtma projelerine dikkat çekti:

  • “Türkiye’nin su problemlerine çözüm üretecek adımları atıyoruz. Deniz suyunu arıtmak için 5 milyar kilovatsaatlik bir enerji ihtiyacı var. İstiyoruz ki yılda 1 milyar metreküp, yani belediyelerimizin kullandığı suyun en az yüzde 10’unu deniz suyunu arıtarak sağlayalım ve gelecekteki su krizlerinin önüne geçelim.”

“AKKUYU’DA İLK REAKTÖR HAFTALAR İÇİNDE DEVREYE GİRİYOR!”

Cumhuriyet tarihinin tek sahadaki en büyük yatırımı olan 30 milyar doların üzerindeki Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde sona gelindiğini vurgulayan Bayraktar, şöyle konuştu:

  • “Dünyada aynı sahada aynı anda dört reaktörün yükseldiği başka bir yer yok. Bizi çok uzun yıllar bunu yaptırmamak için engellemeye çalıştılar. Sayın Cumhurbaşkanımızın kararlı tutumuyla bu hayal gerçeğe dönüştü. Önümüzdeki haftalarda ilk reaktörü devreye alarak Türkiye’nin 70 yıllık rüyasını resmen başlatıyoruz.”

2040 HEDEFİ: ELEKTRİĞİN YÜZDE 12’Sİ NÜKLEERDEN

Akkuyu’nun ardından Sinop ve Trakya projelerinin de devreye gireceğini belirten Bayraktar, 2040 yılına kadar 10 bin megavatlık nükleer kapasiteye ulaşmayı ve ülke elektriğinin en az yüzde 11-12’sini nükleerden karşılamayı hedeflediklerini söyledi.

“Mersin büyüdü, Türkiye büyüdü” diyen Bakan Bayraktar, kentin Türkiye ekonomisinin en önemli itici güçlerinden biri olmaya devam edeceğini altını çizerek konuşmasını tamamladı.

Haberin Devamını Oku

Ekonomi

İYİ PARTİ MERSİN MİLLETVEKİLİ BURHANETTİN KOCAMAZ, ZEYTİN ÜRETİCİSİNİN DERTLERİNİ TBMM’YE TAŞIDI: “ÜRETMEK DEĞİL EKMEMEK DAHA KÂRLI HÂLE GELDİ!”

yazar

Yayınlayan

üzerinde

Yazan:

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz, TBMM Genel Kurulu’nda zeytin üreticilerinin yaşadığı büyük ekonomik krizi kürsüye taşıdı. Özellikle Mersin’de zeytinyağı fiyatlarının 3 yıl önceki seviyelere gerilediğine dikkat çeken Kocamaz, artan maliyetler ve tükenen umutlar nedeniyle üreticinin adeta iflasın eşiğine geldiğini vurguladı.

Türkiye genelinde tarım sektöründe yaşanan maliyet krizi derinleşirken, sesler TBMM kürsüsünden yükselmeye devam ediyor.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı sert ve çarpıcı konuşmayla zeytin üreticilerinin dertlerini gündeme taşıdı.

Konuşmasında özellikle Mersin ve ilçelerindeki tarımsal çöküşe dikkat çeken Kocamaz, iktidarın tarım politikalarını sert bir dille eleştirdi.

MERSİN’DE ZEYTİNYAĞI FİYATLARI 3 YIL ÖNCESİNE GERİLEDİ

Ülke genelinde zeytin hasadının yüksek rekolte nedeniyle bereketli geçmesine rağmen, bu bereketin üreticinin cebine yansımadığını belirten Burhanettin Kocamaz, Mersin’deki tablonun vahametini rakamlarla gözler önüne serdi.

Mut, Tarsus, Silifke ve Erdemli gibi Mersin’in tarım üssü olan ilçelerinde üreticilerin büyük bir çıkmazda olduğunu ifade eden Kocamaz, şu çarpıcı verileri paylaştı:

“Türkiye Ziraat Odaları Birliği verilerine göre; Eylül 2025’te kilogramı 231 TL 85 kuruş olan zeytinyağının üretici fiyatı, Eylül 2026’da 271 TL 87 kuruşa yükseldi.

Ancak Mersin’de zeytinyağının litresi 200 liraya kadar düşerek tam 3 yıl önceki fiyatlara geriledi.

Sadece bir yılda mazotun litre fiyatı %70’in üzerinde artarak 95 lira 84 kuruşa ulaştı; gübre, elektrik, işçilik ve nakliye maliyetleri üreticinin sırtındaki yükü katladı.”

“TARLA FİYATLARI 2 MİLYONDAN 200 BİN LİRAYA DÜŞTÜ”

Üreticinin elinden çıkan ürün ile marketteki tüketici fiyatı arasındaki uçuruma dikkat çeken İYİ Partili Kocamaz, aradaki kazancın üreticiye değil aracı ve tedarik zincirine gittiğini söyledi.

Mersin’deki ekonomik çöküşün tarım arazilerine de doğrudan yansıdığını belirten İYİ Partili Kocamaz, “Geçmişte dekarı 2 milyon liradan satılan tarlalar bugün Mersin’de 200 bin liraya bile alıcı bulamıyor. Öyle bir noktaya gelindi ki bazı ürünlerde ekip dikmemek, üretmekten daha kârlı hale geliyor” diyerek çiftçinin umudunun tükendiğini ifade etti.

“ÜRETİCİ MALİYETİNİN ALTINDA SATMAYA MECBUR BIRAKILMAMALI”

Konuşmasının sonunda iktidara acil eylem çağrısında bulunan Burhanettin Kocamaz, TARİŞ gibi tarım satış kooperatiflerinin alım kapasitesi ve finansman imkânlarının derhâl güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Zeytin üreticisine yeterli ve zamanında destek verilmesini, mazot ile gübre maliyetlerinin düşürülmesini talep eden Kocamaz, alım fiyatlarının mutlaka üretim maliyetleri dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğinin altını çizdi.

Haberin Devamını Oku

Ekonomi

GÖZLER MTSO BAŞKANI SERDAR YILDIZGÖRER’DE: ÇAKIR’IN CEZAEVİNDEN DİLE GETİRDİĞİ İDDİALARA NE YANIT VERECEK?

yazar

Yayınlayan

üzerinde

Yazan:

Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır’ın mektubunda yer alan oda yönetimi ve seçim sürecine dair iddialar Mersin iş dünyasında tartışılmaya devam ediyor. Çakır’ın seçim dönemi ve oda çarklarıyla ilgili öne sürdüğü ifadelere karşı, MTSO Başkanı Serdar Yıldızgörer ve yönetiminin yapacağı açıklama merakla bekleniyor.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) eski Başkanı Hakan Sefa Çakır’ın kamuoyuna yansıyan açıklamaları, kent gündemindeki yerini koruyor.

Çakır’ın kaleme aldığı mektupta oda içi dengeler ve seçim sürecine dair dile getirdiği iddialar, iş dünyası kulislerinde farklı yorumları beraberinde getirdi.

ÇAKIR MEKTUBUNDA NELER ÖNE SÜRMÜŞTÜ?

Hakan Sefa Çakır, cezaevinden ilettiği metinde kendi penceresinden seçim sürecini ve oda içi mekanizmaları değerlendirmişti.

Çakır, açıklamasında şu hususlara dikkat çekmişti:

Seçim Süreci İddiaları:

Seçim döneminde yaşanan gelişmelere, adaylık süreçlerine ve kapalı kapılar arkasındaki dengelere dair kendi iddialarını sıraladı.

Kurumsal Yapı Tartışması:

Mektubunda oda imkanlarının kişisel ve yasal olmayan işler için kullanıldığı yönündeki görüş ve iddialarını kamuoyuyla paylaştı.

Süreçteki Duruş:

Kendisine yönelik tutumu ve süreçte yaşanan vefasızlıkları eleştirerek Silivri’den kendi değerlendirmelerini aktardı.

GÖZLER MTSO BAŞKANI SERDAR YILDIZGÖRER VE YÖNETİMİNDE

Çakır’ın bu açıklamalarının ardından gözler, iddiaların merkezinde yer alan Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Serdar Yıldızgörer ile oda yönetimine çevrildi.

Çakır’ın dile getirdiği seçim süreci iddiaları ve oda yönetimine yönelik suçlamalar karşısında, MTSO yönetiminin nasıl bir tutum sergileyeceği ve kamuoyuna bir açıklama yapıp yapmayacağı merak konusu oldu.

İş dünyası temsilcileri, tarafların açıklamaları doğrultusunda sürecin netleşmesini bekliyor.

TIKLAMADAN GEÇME:

Haberin Devamını Oku

Trendler