Sosyal Medya
mersin haber

Ekonomi

CHP’Lİ TOROSLAR BELEDİYE BAŞKANI YENİ YIL ZAM ORANINI AÇIKLADI: “BEN BU BELEDİYENİN PATRONUYUM, DEVLET ASGARİ ÜCRETE NE KADAR ZAM VERİRSE O KADAR ARTIŞ VERECEĞİM!”

yazar

Yayınlayan

üzerinde

Toroslar Belediyesi Meclis oturumunda DEM Parti’nin CHP’ye montelediği Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız, yeni yılda personel maaş artış oranının asgari ücret artış oranı kadar olacağını söyledi. CHP’li Yıldız’ın “Ben bu belediyenin patronuyum. Ben işveren tarafındayım. Ben zaten işçi arkadaşlarımızın önemli kısmını tanımam” ifadelerini kullanması şok yarattı.

31 Mart yerel seçimlerinde DEM Parti ile kent uzlaşısı adı altında ittifak yapan CHP, Toroslar adayının belirlenmesini de DEM Parti’ye bırakmıştı. DEM Parti de Toroslar CHP adayını Abdurrahman Yıldız olarak belirlemişti.

CHP-DEM Parti ittifakıyla kazanılan Toroslar Belediyesi’nin başına geçen Abdurrahman Yıldız, son günlerde Toroslar Pazar esnafı ve seyyar satıcılarıyla yaşadığı büyük tartışmalarla gündeme geldi.  

Bugün gerçekleşen Toroslar Belediye Meclis Toplantısında DEM Parti’nin CHP’ye montelediği Abdurrahman Yıldız’ın işçiler için söyledikleri bomba etkisi yarattı.

ÇABUK SAF DEĞİŞTİRDİ... EMEKÇİ ABDURRAHMAN OLDU, PATRON ABDURRAHMAN!

Eylemlerde emekçi sınıfının yanında görüntü veren CHP’li Abdurrahman Yıldız, belediye başkanı seçildikten sonra emekçi sınıfını unuttu ve “patron” sınıfına hemen adapte oldu.

MHP’li İlhan Çokgün’ün belediye bürokratlarından bazı isimlerin işçilere mevcut sendikalarından ayrılıp, DİSK’e üye olmaları konusunda mobbing olduğuna dair duyumları sorusuna da yanıt veren CHP’li Abdurrahman Yıldız, verdiği yanıtla şok yarattı.  

MHP’li Çokgün’ün sorduğu “Belediye bürokratlarının mobbingine” hiç değinmeyen CHP’li Yıldız, kendisinin bu işe karışmadığını söyledi.

VAY ANAM VAY… O ARTIK PATRON, İŞÇİ MÜCADELESİNİ TERK ETTİ! “BEN DÜŞÜNMEM, ZATEN İŞÇİLERİN ÇOĞUNU TANIMAM!”

Belediye Başkanı olmadan önce işçi eylemlerine katılım sağlayan CHP’li Toroslar Belediye Başkanı Yıldız, artık patron olduğunu söyleyerek şok yarattı.

CHP’li Yıldız, “Ben bu belediyenin patronuyum. Ben işveren tarafındayım. İşçinin hangi sendikaya üye olacağını düşünmem, karışmam daha doğrusu. Ben zaten işçi arkadaşlarımızın önemli kısmını tanımam. Oraya mı üye oldular buraya mı üye oldular o bizi ilgilendirmez. Toroslar Belediyesinin personeli o kadar çok hızlı sendika değiştiriyor ki aynı işçi 1 ay içinde 3 tane sendika gezmiş. Demek ki onlarda bir kafa karışıklığı var. Bana gelip derlerse yine sendika ismi vermem onlara sınıf tarihi anlatırım, işçi hakları için mücadeleyi anlatırım onlar yine gider o doğrultuda sendikaya üye olurlar. Sendika seçimi onların meselesi, sendika hakkını kim koruyacaksa onu seçerler. DİSK mi, Hak-İş mi kendileri karar verir” diyerek hem sorulan bürokrat baskısı sorusuna yanıt vermedi hem de kendisinin işveren pozisyonunda olduğu için işçi haklarını düşünmediğini söyledi.

2025 ZAM ORANI TAM İŞÇİ SINIFI MÜCADELESİNE GÖRE… DEVLET ASGARİ ÜCRETE NE KADAR VERİRSE PATRON ABDURRAHMAN DA PERSONELE O ORANI VERECEK… BEĞENMEYEN “ANKARA’YA GİTSİNMİŞ!”

CHP’li Yıldız’ın 2025 personel maaş artışını da devletin vereceği asgari ücret artışına endeksledi.

Yıldız, “Ben zaten tavrımı bellimi ettim. Sözleşme zamanı yakında geliyor. Biz büyüklerimizden daha akıllıyız demedik. En nihayet büyüklerimiz asgari ücrette ne kadar zam yaparsa biz de çalışan arkadaşlarımıza o oranda zam yapacağız diye zaten aylar evvelinden niyetimizi beyan ettik. Arkadaşlarımız bunu beğenmiyorlarsa bizimle değil mücadelelerini Ankara’da yapsın. Şu an da yüzde 25 oranında bir zam yapılacak deniyor. Biz de o zaman yüzde 25 oranında zam yapacağız” diyen konuştu.

Haberin Devamını Oku
1 Yorum

1 Yorum

  1. Faysal

    7 Aralık 2024 'de 04:47

    Doğru demiş yasada bu geçer belediye başkanı patrondur iş verendir neyin peşindesiniZ sansasyonel haber

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Ekonomi

İYİ PARTİ MERSİN MİLLETVEKİLİ BURHANETTİN KOCAMAZ, ZEYTİN ÜRETİCİSİNİN DERTLERİNİ TBMM’YE TAŞIDI: “ÜRETMEK DEĞİL EKMEMEK DAHA KÂRLI HÂLE GELDİ!”

yazar

Yayınlayan

üzerinde

Yazan:

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz, TBMM Genel Kurulu’nda zeytin üreticilerinin yaşadığı büyük ekonomik krizi kürsüye taşıdı. Özellikle Mersin’de zeytinyağı fiyatlarının 3 yıl önceki seviyelere gerilediğine dikkat çeken Kocamaz, artan maliyetler ve tükenen umutlar nedeniyle üreticinin adeta iflasın eşiğine geldiğini vurguladı.

Türkiye genelinde tarım sektöründe yaşanan maliyet krizi derinleşirken, sesler TBMM kürsüsünden yükselmeye devam ediyor.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı sert ve çarpıcı konuşmayla zeytin üreticilerinin dertlerini gündeme taşıdı.

Konuşmasında özellikle Mersin ve ilçelerindeki tarımsal çöküşe dikkat çeken Kocamaz, iktidarın tarım politikalarını sert bir dille eleştirdi.

MERSİN’DE ZEYTİNYAĞI FİYATLARI 3 YIL ÖNCESİNE GERİLEDİ

Ülke genelinde zeytin hasadının yüksek rekolte nedeniyle bereketli geçmesine rağmen, bu bereketin üreticinin cebine yansımadığını belirten Burhanettin Kocamaz, Mersin’deki tablonun vahametini rakamlarla gözler önüne serdi.

Mut, Tarsus, Silifke ve Erdemli gibi Mersin’in tarım üssü olan ilçelerinde üreticilerin büyük bir çıkmazda olduğunu ifade eden Kocamaz, şu çarpıcı verileri paylaştı:

“Türkiye Ziraat Odaları Birliği verilerine göre; Eylül 2025’te kilogramı 231 TL 85 kuruş olan zeytinyağının üretici fiyatı, Eylül 2026’da 271 TL 87 kuruşa yükseldi.

Ancak Mersin’de zeytinyağının litresi 200 liraya kadar düşerek tam 3 yıl önceki fiyatlara geriledi.

Sadece bir yılda mazotun litre fiyatı %70’in üzerinde artarak 95 lira 84 kuruşa ulaştı; gübre, elektrik, işçilik ve nakliye maliyetleri üreticinin sırtındaki yükü katladı.”

“TARLA FİYATLARI 2 MİLYONDAN 200 BİN LİRAYA DÜŞTÜ”

Üreticinin elinden çıkan ürün ile marketteki tüketici fiyatı arasındaki uçuruma dikkat çeken İYİ Partili Kocamaz, aradaki kazancın üreticiye değil aracı ve tedarik zincirine gittiğini söyledi.

Mersin’deki ekonomik çöküşün tarım arazilerine de doğrudan yansıdığını belirten İYİ Partili Kocamaz, “Geçmişte dekarı 2 milyon liradan satılan tarlalar bugün Mersin’de 200 bin liraya bile alıcı bulamıyor. Öyle bir noktaya gelindi ki bazı ürünlerde ekip dikmemek, üretmekten daha kârlı hale geliyor” diyerek çiftçinin umudunun tükendiğini ifade etti.

“ÜRETİCİ MALİYETİNİN ALTINDA SATMAYA MECBUR BIRAKILMAMALI”

Konuşmasının sonunda iktidara acil eylem çağrısında bulunan Burhanettin Kocamaz, TARİŞ gibi tarım satış kooperatiflerinin alım kapasitesi ve finansman imkânlarının derhâl güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Zeytin üreticisine yeterli ve zamanında destek verilmesini, mazot ile gübre maliyetlerinin düşürülmesini talep eden Kocamaz, alım fiyatlarının mutlaka üretim maliyetleri dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğinin altını çizdi.

Haberin Devamını Oku

Ekonomi

GÖZLER MTSO BAŞKANI SERDAR YILDIZGÖRER’DE: ÇAKIR’IN CEZAEVİNDEN DİLE GETİRDİĞİ İDDİALARA NE YANIT VERECEK?

yazar

Yayınlayan

üzerinde

Yazan:

Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır’ın mektubunda yer alan oda yönetimi ve seçim sürecine dair iddialar Mersin iş dünyasında tartışılmaya devam ediyor. Çakır’ın seçim dönemi ve oda çarklarıyla ilgili öne sürdüğü ifadelere karşı, MTSO Başkanı Serdar Yıldızgörer ve yönetiminin yapacağı açıklama merakla bekleniyor.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) eski Başkanı Hakan Sefa Çakır’ın kamuoyuna yansıyan açıklamaları, kent gündemindeki yerini koruyor.

Çakır’ın kaleme aldığı mektupta oda içi dengeler ve seçim sürecine dair dile getirdiği iddialar, iş dünyası kulislerinde farklı yorumları beraberinde getirdi.

ÇAKIR MEKTUBUNDA NELER ÖNE SÜRMÜŞTÜ?

Hakan Sefa Çakır, cezaevinden ilettiği metinde kendi penceresinden seçim sürecini ve oda içi mekanizmaları değerlendirmişti.

Çakır, açıklamasında şu hususlara dikkat çekmişti:

Seçim Süreci İddiaları:

Seçim döneminde yaşanan gelişmelere, adaylık süreçlerine ve kapalı kapılar arkasındaki dengelere dair kendi iddialarını sıraladı.

Kurumsal Yapı Tartışması:

Mektubunda oda imkanlarının kişisel ve yasal olmayan işler için kullanıldığı yönündeki görüş ve iddialarını kamuoyuyla paylaştı.

Süreçteki Duruş:

Kendisine yönelik tutumu ve süreçte yaşanan vefasızlıkları eleştirerek Silivri’den kendi değerlendirmelerini aktardı.

GÖZLER MTSO BAŞKANI SERDAR YILDIZGÖRER VE YÖNETİMİNDE

Çakır’ın bu açıklamalarının ardından gözler, iddiaların merkezinde yer alan Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Serdar Yıldızgörer ile oda yönetimine çevrildi.

Çakır’ın dile getirdiği seçim süreci iddiaları ve oda yönetimine yönelik suçlamalar karşısında, MTSO yönetiminin nasıl bir tutum sergileyeceği ve kamuoyuna bir açıklama yapıp yapmayacağı merak konusu oldu.

İş dünyası temsilcileri, tarafların açıklamaları doğrultusunda sürecin netleşmesini bekliyor.

TIKLAMADAN GEÇME:

Haberin Devamını Oku

Ekonomi

PATRONLAR BU İTİRAFLA YIKILACAK! TUTUKLU BAŞKAN ÇAKIR SİLİVRİ’DEN RESMEN İHBARDA BULUNDU: KOLTUĞU KİMLER, KİRLİ İŞLER İÇİN KULLANDI?

yazar

Yayınlayan

üzerinde

Yazan:

Yaş sebze ve meyve piyasasındaki fiyat oluşumuna yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderilen Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Hakan Sefa Çakır, kaleme aldığı manifesto niteliğindeki mektubunda adeta bir suç duyurusunda bulundu. Çakır’ın mektubundaki “Oda üzerinden yasal olmayan işler yapanları biliyorum” ifadeleri, kentte ve iş dünyasında bomba etkisi yarattı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen operasyonlar sonucunda Silivri Cezaevi’ne konulan MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır’ın, 29 Ekim 2026 tarihli “Bir Koltuk Uğruna” başlıklı açıklaması yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.

CEZAEVİNDEN GELEN MEKTUP AÇIK BİR İHBAR NİTELİĞİNDE!

Mektubunda oda içi çarkların nasıl işlediğine ve kişisel çıkarlar uğruna nelerin feda edildiğine dikkat çeken Çakır’ın, özellikle oda kurumsal kimliğinin yasal olmayan işler için kullanıldığını açıkça dile getirmesi dikkat çekti.

İş dünyası kulislerinde şimdi şu soru yüksek sesle soruluyor:

Çakır’ın işaret ettiği ve oda üzerinden yürütülen “yasal olmayan işler” tam olarak neyi kapsıyor, bu karanlık ilişkilerin merkezinde kimler var?

“ŞİRKETLERİNDEKİ KİRLİ İŞLERİ ODA ÜZERİNDEN YÜRÜTMÜŞLER”

Çakır mektubunda, bazı isimlerin kendi ticari çıkarlarını ve yasal dışı faaliyetlerini perdelemek için MTSO’yu ve makamları nasıl bir kalkan olarak kullanmaya çalıştığını şu sert sözlerle deşifre etti:

Karanlık İlişkiler:

Şirketlerindeki yasal olmayan işleri oda üzerinden yapmayı planlayan kötü niyetli kişilerin varlığına vurgu yaptı.

Koltuk ve Unvan Kalkanı:

Makam ve unvan hırsıyla hareket edenlerin, odanın gücünü kendi menfaatleri doğrultusunda nasıl suistimal ettiğini gözler önüne serdi.

YARGI VE MÜFETTİŞLER BU İTİRAFA GÖZÜNÜ ÇEVİRDİ!

Hakan Sefa Çakır’ın Silivri’den sarf ettiği bu sözler, sadece bir sitem veya siyasi bir açıklama değil; adli makamlar için dikkate alınması gereken çok güçlü bir ihbar niteliği taşıyor.

Oda yapısının ve yetkilerinin ticarî veya yasal olmayan işler için nasıl kullanıldığına dair bu iddiaların ardından, ilgili denetim mekanizmalarının ve yargı mercilerinin nasıl bir adım atacağı şimdiden büyük bir merakla bekleniyor.

TIKLAMADAN GEÇME:

Haberin Devamını Oku

Trendler