Sosyal Medya
mersin haber

Ekonomi

ATLANMAMASI GEREKEN DETAY: AKDENİZ BELEDİYESİ’NDE EN DÜŞÜK İŞÇİ MAAŞI 11 BİN 150 TL’YE YÜKSELDİ

yazar

Yayınlayan

üzerinde

Akdeniz Belediyesi, kurum bünyesinde bulunan 735 şirket işçisi ile 70 kadrolu işçinin yeni yılda alacağı ücretlerde güncelleme yaptı. Ücretlerdeki artışla birlikte şirket işçilerinin en düşük maaşı 11 bin 150 TL’ye yükseldi. Evli ve çocuklu çalışanlarda bu ücret 11 bin 400 lirayı bulacak. Akdeniz Belediyesi’nin kadrolu işçilerinin ücretleri de memur ücretlerinde olduğu gibi yüzde 30 oranında zamlandı.

Akdeniz Belediye şirketinde çalışan 735 işçiyi kapsayan “2023 Yılı Maaş Güncelleme Toplantısı”; Akdeniz Belediye Başkanı Mustafa Gültak, Hizmet-İş Sendikası Mersin Şube Başkanı Mehmet Yüce, Başkan Yardımcıları, Birim Müdürleri, kadrolu işçiler ve şirket personelinin katılımıyla gerçekleşti.

Toplantıda; emeğin kutsal olduğunu; emeğe ve emekçiye büyük kıymet verdiklerinin altını çizerek sözlerine başlayan Gültak; “Akdeniz’de; geride kalan yaklaşık 4 yıl içinde bütün işçi kardeşlerimize, iş noktasında sahip çıktığımız gibi, maaş, promosyon ve fazla mesai ve diğer konularda da hep sahip çıkmaya devam ettik. Umarım bu davranışımız, birilerine de örnek oluyordur” diye konuştu.

“BİZ BİR AİLEYİZ VE BİZ BU AİLEDEN DE RAZIYIZ”

Mustafa Gültak; kaza veya hastalık nedeniyle vefat eden belediye işçilerini de unutmadıklarını ifade ederek; “Vefat eden işçi kardeşlerimizin ailelerinden birer kişiyi belediyemizde işe alarak, onlara olan vefa borcumuzu bir nebze ödemeye çalıştık. Çünkü onlar, belediyenin çatısı altında çalışan insanlardı. Dolayısıyla bizim de o işçilerimizin ailelerine sahip çıkmamız gerekiyor. Bu konuda sendikamız da hep yanımızda durdu. Bugüne dek Mersin’de örneği görülmeyen sendikal birçok maddi-manevi yardımlarda bulunduk. Biz bir aileyiz… Biz bu aileden de razıyız. Umarım bu aile de bizden razıdır” dedi.

“MERSİN’DE, İŞÇİLERİNE 16 BİN 100 TL PROMOSYON ALAN BAŞKA BELEDİYE YOK”

Akdeniz Belediye Başkanı Gültak; belediyede kadrolu olarak çalışan işçilerin aylık ücretlerinde de Cumhurbaşkanı tarafından açıklanan ve devlet memurları ile memur emeklilerinin alacağı yüzde 30’luk zammı uyguladıklarını belirtti. Sözlerini; “Mersin’de, işçisine 16 bin 100 TL promosyon ücreti alan başka bir belediye de yok” diyerek sürdüren Gültak, “Biz sizlerle birlikte yürüdüğümüzü de ortaya koyduk. Önceki promosyon cezalarını ödeyerek ve bankaları da ikna ederek, Mersin’de hiç kimsenin alamadığı bir promosyon ücretinin sizlere ödenmesini sağladık. Birkaç yıl öncesine kadar bırakın promosyonu, ücretlerinizi dahi düzenli alamıyordunuz. Biz ise her koşulda sizlerin hakkını savunduk” şeklinde konuştu.

“BATIK, İFLAS ETMİŞ, MAAŞLARI ÖDEYEMEYEN BİR BELEDİYEYİ AYAĞA KALDIRDIK”

Göreve geldikleri 2019 yılında devraldıkları borç tablosuna da değindiği konuşmasında Başkan Gültak, “Akdeniz Belediyesi’nin 2019 yılı tahmini bütçesi 132 milyon TL idi. Borcu ise 232 milyon TL idi. Yani biz belediyeyi, tahmini bütçesinin neredeyse 2 katı borcuyla devraldık. Bu bir mazeret değil. Hiç kimse bize burayı zorla vermedi. Buranın borçlu bir belediye olduğunu tabi biliyorduk. Aslında ‘borç’ demek biraz kibar kaçıyor. Batık, iflas etmiş, maaşları ödeyemeyen, öz sermayesi bitirilmiş bir belediye devraldık. Bunların hepsini de toparladık. Bu sayede sizlere yansıttığımız maaşlar arttı. Belediyenin halen borcu var ama aldığımız günkü gibi değil. Batık ve borçlu bir belediye olmamıza rağmen işçimizin yanında olup bu maaşları ödüyoruz. Bugün Akdeniz Belediyesi’nin, diğer merkez ilçe belediyeler gibi imkânları olsaydı, bugün bu rakamları değil, çok daha farklı ve yüksek rakamları açıklamış olabilirdik. Bütçemizdeki imkânsızlıklara ve zorluklara rağmen bu artışı yaptığımızın bilinmesini istiyorum. Vatandaşlarımıza verdiğimiz sözleri de yerine getirmek adına, bir yandan asfalt, kaldırım, yeni park ve spor tesisleri yapıp hizmet üretirken, bir yandan işçilerimizi düşünerek bu artışı gerçekleştirdik” diye konuştu.

“İŞÇİ ÜCRETLERİNDE YÜZDE 100’ÜN ÜZERİNDE ARTIŞ YAPILDI”

Akdeniz Belediyesi şirketine bağlı ve sendika üyesi 735 işçi olduğunu kaydeden Mustafa Gültak, “2022 yılı Ocak ayında 5 bin 350 TL; 2022 Temmuz ayında 6 bin 400 TL maaş alan şirket çalışanlarımızın en düşük maaşını, 2023 yılı Ocak ayı itibariyle de 11 bin 150 lira olarak belirledik. Belediyemizin imkânları iyi olsaydı, çok daha fazla bir artış yapardık. Çünkü sizin tek derdiniz evinize ekmek götürebilmek. Ama inanın imkânlarımızı çok zorluyor, borca rağmen bu rakamları veriyoruz. Geçen seneki 5 bin 350 TL ile bu yılki 11 bin 150’yi karşılaştırdığınızda yüzde 100’ün üzerinde bir zammı işçilerimize vermiş oluyoruz. Yeni yılda; evli ve 3 çocuğu olan işçimiz de 11 bin 400 TL civarında bir ücret alacak” dedi.

EN DÜŞÜK YEVMİYE, GEÇEN YILA GÖRE YÜZDE 108 ARTTI

Fazla mesai, bayram harçlıkları, eğitim-öğretim ödenekleri eklendiğinde artışın daha fazla olacağına da dikkat çeken Başkan Gültak, “Bu yılki artışla birlikte belediyemiz şirketine bağlı personelimizin en düşük yevmiyesi de 363 TL’ye çıkacak. Nitekim yevmiyeler; geçen yılın Ocak ayında 170 TL; Temmuz ayında ise 221 TL idi. Dolayısıyla; 2022 yılı Ocak ayı ile 2023 yılı Ocak ayı arasındaki 1 yıllık zaman dilimi dikkate alındığında ücretlerdeki bu yükselişin yüzde 108’lik artışa tekabül ettiğini vurgulamak isterim” ifadelerini kullandı.

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Ekonomi

İYİ PARTİ MERSİN MİLLETVEKİLİ BURHANETTİN KOCAMAZ, ZEYTİN ÜRETİCİSİNİN DERTLERİNİ TBMM’YE TAŞIDI: “ÜRETMEK DEĞİL EKMEMEK DAHA KÂRLI HÂLE GELDİ!”

yazar

Yayınlayan

üzerinde

Yazan:

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz, TBMM Genel Kurulu’nda zeytin üreticilerinin yaşadığı büyük ekonomik krizi kürsüye taşıdı. Özellikle Mersin’de zeytinyağı fiyatlarının 3 yıl önceki seviyelere gerilediğine dikkat çeken Kocamaz, artan maliyetler ve tükenen umutlar nedeniyle üreticinin adeta iflasın eşiğine geldiğini vurguladı.

Türkiye genelinde tarım sektöründe yaşanan maliyet krizi derinleşirken, sesler TBMM kürsüsünden yükselmeye devam ediyor.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı sert ve çarpıcı konuşmayla zeytin üreticilerinin dertlerini gündeme taşıdı.

Konuşmasında özellikle Mersin ve ilçelerindeki tarımsal çöküşe dikkat çeken Kocamaz, iktidarın tarım politikalarını sert bir dille eleştirdi.

MERSİN’DE ZEYTİNYAĞI FİYATLARI 3 YIL ÖNCESİNE GERİLEDİ

Ülke genelinde zeytin hasadının yüksek rekolte nedeniyle bereketli geçmesine rağmen, bu bereketin üreticinin cebine yansımadığını belirten Burhanettin Kocamaz, Mersin’deki tablonun vahametini rakamlarla gözler önüne serdi.

Mut, Tarsus, Silifke ve Erdemli gibi Mersin’in tarım üssü olan ilçelerinde üreticilerin büyük bir çıkmazda olduğunu ifade eden Kocamaz, şu çarpıcı verileri paylaştı:

“Türkiye Ziraat Odaları Birliği verilerine göre; Eylül 2025’te kilogramı 231 TL 85 kuruş olan zeytinyağının üretici fiyatı, Eylül 2026’da 271 TL 87 kuruşa yükseldi.

Ancak Mersin’de zeytinyağının litresi 200 liraya kadar düşerek tam 3 yıl önceki fiyatlara geriledi.

Sadece bir yılda mazotun litre fiyatı %70’in üzerinde artarak 95 lira 84 kuruşa ulaştı; gübre, elektrik, işçilik ve nakliye maliyetleri üreticinin sırtındaki yükü katladı.”

“TARLA FİYATLARI 2 MİLYONDAN 200 BİN LİRAYA DÜŞTÜ”

Üreticinin elinden çıkan ürün ile marketteki tüketici fiyatı arasındaki uçuruma dikkat çeken İYİ Partili Kocamaz, aradaki kazancın üreticiye değil aracı ve tedarik zincirine gittiğini söyledi.

Mersin’deki ekonomik çöküşün tarım arazilerine de doğrudan yansıdığını belirten İYİ Partili Kocamaz, “Geçmişte dekarı 2 milyon liradan satılan tarlalar bugün Mersin’de 200 bin liraya bile alıcı bulamıyor. Öyle bir noktaya gelindi ki bazı ürünlerde ekip dikmemek, üretmekten daha kârlı hale geliyor” diyerek çiftçinin umudunun tükendiğini ifade etti.

“ÜRETİCİ MALİYETİNİN ALTINDA SATMAYA MECBUR BIRAKILMAMALI”

Konuşmasının sonunda iktidara acil eylem çağrısında bulunan Burhanettin Kocamaz, TARİŞ gibi tarım satış kooperatiflerinin alım kapasitesi ve finansman imkânlarının derhâl güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Zeytin üreticisine yeterli ve zamanında destek verilmesini, mazot ile gübre maliyetlerinin düşürülmesini talep eden Kocamaz, alım fiyatlarının mutlaka üretim maliyetleri dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğinin altını çizdi.

Haberin Devamını Oku

Ekonomi

GÖZLER MTSO BAŞKANI SERDAR YILDIZGÖRER’DE: ÇAKIR’IN CEZAEVİNDEN DİLE GETİRDİĞİ İDDİALARA NE YANIT VERECEK?

yazar

Yayınlayan

üzerinde

Yazan:

Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır’ın mektubunda yer alan oda yönetimi ve seçim sürecine dair iddialar Mersin iş dünyasında tartışılmaya devam ediyor. Çakır’ın seçim dönemi ve oda çarklarıyla ilgili öne sürdüğü ifadelere karşı, MTSO Başkanı Serdar Yıldızgörer ve yönetiminin yapacağı açıklama merakla bekleniyor.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) eski Başkanı Hakan Sefa Çakır’ın kamuoyuna yansıyan açıklamaları, kent gündemindeki yerini koruyor.

Çakır’ın kaleme aldığı mektupta oda içi dengeler ve seçim sürecine dair dile getirdiği iddialar, iş dünyası kulislerinde farklı yorumları beraberinde getirdi.

ÇAKIR MEKTUBUNDA NELER ÖNE SÜRMÜŞTÜ?

Hakan Sefa Çakır, cezaevinden ilettiği metinde kendi penceresinden seçim sürecini ve oda içi mekanizmaları değerlendirmişti.

Çakır, açıklamasında şu hususlara dikkat çekmişti:

Seçim Süreci İddiaları:

Seçim döneminde yaşanan gelişmelere, adaylık süreçlerine ve kapalı kapılar arkasındaki dengelere dair kendi iddialarını sıraladı.

Kurumsal Yapı Tartışması:

Mektubunda oda imkanlarının kişisel ve yasal olmayan işler için kullanıldığı yönündeki görüş ve iddialarını kamuoyuyla paylaştı.

Süreçteki Duruş:

Kendisine yönelik tutumu ve süreçte yaşanan vefasızlıkları eleştirerek Silivri’den kendi değerlendirmelerini aktardı.

GÖZLER MTSO BAŞKANI SERDAR YILDIZGÖRER VE YÖNETİMİNDE

Çakır’ın bu açıklamalarının ardından gözler, iddiaların merkezinde yer alan Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Serdar Yıldızgörer ile oda yönetimine çevrildi.

Çakır’ın dile getirdiği seçim süreci iddiaları ve oda yönetimine yönelik suçlamalar karşısında, MTSO yönetiminin nasıl bir tutum sergileyeceği ve kamuoyuna bir açıklama yapıp yapmayacağı merak konusu oldu.

İş dünyası temsilcileri, tarafların açıklamaları doğrultusunda sürecin netleşmesini bekliyor.

TIKLAMADAN GEÇME:

Haberin Devamını Oku

Ekonomi

PATRONLAR BU İTİRAFLA YIKILACAK! TUTUKLU BAŞKAN ÇAKIR SİLİVRİ’DEN RESMEN İHBARDA BULUNDU: KOLTUĞU KİMLER, KİRLİ İŞLER İÇİN KULLANDI?

yazar

Yayınlayan

üzerinde

Yazan:

Yaş sebze ve meyve piyasasındaki fiyat oluşumuna yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderilen Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Hakan Sefa Çakır, kaleme aldığı manifesto niteliğindeki mektubunda adeta bir suç duyurusunda bulundu. Çakır’ın mektubundaki “Oda üzerinden yasal olmayan işler yapanları biliyorum” ifadeleri, kentte ve iş dünyasında bomba etkisi yarattı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen operasyonlar sonucunda Silivri Cezaevi’ne konulan MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır’ın, 29 Ekim 2026 tarihli “Bir Koltuk Uğruna” başlıklı açıklaması yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.

CEZAEVİNDEN GELEN MEKTUP AÇIK BİR İHBAR NİTELİĞİNDE!

Mektubunda oda içi çarkların nasıl işlediğine ve kişisel çıkarlar uğruna nelerin feda edildiğine dikkat çeken Çakır’ın, özellikle oda kurumsal kimliğinin yasal olmayan işler için kullanıldığını açıkça dile getirmesi dikkat çekti.

İş dünyası kulislerinde şimdi şu soru yüksek sesle soruluyor:

Çakır’ın işaret ettiği ve oda üzerinden yürütülen “yasal olmayan işler” tam olarak neyi kapsıyor, bu karanlık ilişkilerin merkezinde kimler var?

“ŞİRKETLERİNDEKİ KİRLİ İŞLERİ ODA ÜZERİNDEN YÜRÜTMÜŞLER”

Çakır mektubunda, bazı isimlerin kendi ticari çıkarlarını ve yasal dışı faaliyetlerini perdelemek için MTSO’yu ve makamları nasıl bir kalkan olarak kullanmaya çalıştığını şu sert sözlerle deşifre etti:

Karanlık İlişkiler:

Şirketlerindeki yasal olmayan işleri oda üzerinden yapmayı planlayan kötü niyetli kişilerin varlığına vurgu yaptı.

Koltuk ve Unvan Kalkanı:

Makam ve unvan hırsıyla hareket edenlerin, odanın gücünü kendi menfaatleri doğrultusunda nasıl suistimal ettiğini gözler önüne serdi.

YARGI VE MÜFETTİŞLER BU İTİRAFA GÖZÜNÜ ÇEVİRDİ!

Hakan Sefa Çakır’ın Silivri’den sarf ettiği bu sözler, sadece bir sitem veya siyasi bir açıklama değil; adli makamlar için dikkate alınması gereken çok güçlü bir ihbar niteliği taşıyor.

Oda yapısının ve yetkilerinin ticarî veya yasal olmayan işler için nasıl kullanıldığına dair bu iddiaların ardından, ilgili denetim mekanizmalarının ve yargı mercilerinin nasıl bir adım atacağı şimdiden büyük bir merakla bekleniyor.

TIKLAMADAN GEÇME:

Haberin Devamını Oku

Trendler