Sosyal Medya
mersin haber

Dünya

ARİF OLAN ANLAR…

yazar

Yayınlayan

üzerinde

Yaşadığımız şehir Mersin için özveriyle çalışan isimlerden olan Harun Arslan, son günlerde bir kısım medyanın haksız saldırılarına maruz kalmıştı. Arslan, yalan bilgiler içeren yayınlara karşı suskunluğunu hep korudu. Ama en sonunda neden saldırıya maruz kaldığını kağıda döktü. İşte Harun Arslan’dan ders niteliğinde bir yazı…

“MERSİN’İ GELİŞTİRMEYENLER”İN SON KALEYİ KAYBETME PANİĞİ!

 

Bisikletle sahil yolundayım.

Denizi seyrederek, hem güneşin sıcaklığını hem de karşıdan gelen ılık rüzgarı hissederek…

Bir taraftan da bu yaz tatil planımı gerçekleştirip gerçekleştirmemeyi düşünüyorum.

 

Sahil boyu müşteri bekleyen satıcıların yanından geçiyorum.

Mısır satıcısı gözüme çarpıyor.

Seyyar arabasındaki tüm mısırları satsa bile ne kadar az kazanacak?

diye düşünüyorum.

Elinde dizilmiş pamuk şekerlerle bekleyen, çocuklu ailelere ümitle “acaba alırlar mı?” diye bakan genç delikanlıya bakıyorum.

Elindeki tahtaya bağlı 20 tane pamuk şeker sayıyorum. Hepsini satsa kaç lira edecek?

Çerez satanlar, su satanlar, bisikletle çay !kahve !..diye bağırarak dolaşanlar.

 

İçimde bir acı çörekleniyor; yalnızca birkaç kişinin rantı, mutluluğu, serveti için olmadık rezilliğe kanat çırpanlar yanında, üç beş lira ekmek parası kazanmak için mücadele eden insanları üzülerek izliyorum…

Bu zengin coğrafyada işsiz, aç, sefalet içinde yaşam mücadelesi veren şehrimin insanları…

Tabii Mersin’in gelişememe şifrelerini.

Bunun nedenlerini anlamak ve tartışmayı bu gerçekçi zeminde yapmak zorundayız; dürüstçe, çekincesiz ve basit bir dille!

 

Aslında her şey bu şifreleri çözünce başlamıştı; ama bir yıldır bunları daha çok dillendirince ve arı kovanına çomak sokunca 10 yıldır yazdığım kent yazıları masumiyetini birden kaybetmişti.

 

Evet; 10 yıllık bir mücadelenin sonunda Mersin’in şifreleri çözülmeye başlamıştı. Artık herkes, kurumsal yapılar ardına gizlenerek bu kentin iliğini sömüren bu kişileri tahmin ediyordu.

Kentin köşe noktalarında bir avuç kişi birinci dairede, bunların altında birkaç düzine kişi ikinci dairede ve bunların içine girmeye çalışan üçüncü dairedekiler.

Eh; elbette bu menfaat şebekesinin beslediği taşranın diğer ucuz adamları…

 

10 yıldır aynı görevde olup da kente hiçbir katkı sağlayamayanlar, yalnızca kendi servetlerini arttıranlar, yatırımlarını Mersin dışında yapanlar, yalnızca kendilerini destekleyenlere menfaat sağlayanların maskeleri düşüyordu.

Şimdi sığındıkları son kaleyi de kaybetme korkusu ile inanılmaz bir şekilde saldırıya geçtiler.

 

Her türlü iftira, tehdit, şantaj yöntemlerini kullanıyorlar. Bu mutlu yaşamı kendilerine sağlayan rant kapılarını kaybetme korkusuyla aileleri, çocukları ve kimi ucuz kalemleriyle de bu iftira ve karalama kampanyasına en adi şekilde ve en kirli dille katılıyorlar.

Bu duruma artık inandırıcılığını tamamen kaybetmiş, yalnızca şantaj ve tehdit yöntemi ile varlığını sürdürmeye çalışan basın da bu kenti geliştirmeyen, maskeleri düşmüş kişilerin son çırpınışlarında onlara koltuk değnekliği yapıyor.

Yazıktır, günahtır bu ülkenin, bu kentin insanlarına.

 

Daha bir yıl bile olmadı değil mi bu ülkenin canına okumak üzere ayaklanan rezillerin darbe teşebbüsü!

Aklımızı başımıza devşirelim ve adam gibi bu kentin bir parmak daha gelişmesi için ne yapabileceğimizi düşünelim.

Mersin’i hâlâ otuz –kırk yıl önceki taşra zanneden, çağından, dünyadan habersiz, iki sayfa yazıyı hatasız bir Türkçe ile yazamayan küçük adamları besleyerek neyi kurtarmaya çalışıyorsunuz?

Bu güzel ülke, bu ülkenin ve kentin güzel insanları kendi geleceklerini size rağmen kuracaktır.

Aklınızı, vicdanınızı, kaleminizi ve dilinizi iyi şeylere kullanmak çok mu zor? Dedikodu, şantaj, laf sokuşturma gazeteciliği sadece sizleri kirletir. Sizi bu kirli ve aptal oyuna sokanlar sahneden çekiliyorlar; siz de kendi işinize, mesleğinize, kaleminize saygınızı yitirmeden işinizi yapın.

Bakın Mersin’de yerel basını kamuoyu nezdinde ne hale getirdiniz…

Okunmuyorsunuz, satmıyorsunuz ve günü kurtarmaya bakıyorsunuz.

Yirmi yıl önceki ağabeyleriniz sizi konuşurken yüzlerini ekşitiyorlar. Yazıktır ve günahtır! Gazeteciliği hâlâ dürüstçe, severek yapmaya çalışan arkadaşlarınızın yüzüne nasıl bakıyorsunuz?

Bizim asıl meselemiz kendini üç beş kişinin arkasına gizleyen arsız taşra menfaat çevreleridir… ve bunların etrafındaki bir avuç ucuz adam.

Mersin’i geliştirmeyen, önünü tıkayan aslında hepimizin hayatını, geleceğini çalan bu insanlar ve onların küçük menfaatçi işbirlikçileri mutlaka bu şehrin önünden çekilecek ve bu kentin vicdanında, ve tarihinde mahkum olacaklardır.

Gerisi zaman kaybıdır.

Bende tüm bunları düşünerek tatile çıkmayı ahlaken ve vicdanen doğru bulmuyorum. Mersin’deyim çabalarımı sürdürüyorum.

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Dünya

GECENİN FÜZESİ! KILIÇDAROĞLU’NDAN VAHAP SEÇER SORUSUNA SÜRPRİZ YANIT: “SUÇSUZDUR” DİYEMEDİ, İDDİANAMEYİ İŞARET ETTİ!

yazar

Yayınlayan

üzerinde

Yazan:

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’ndan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer sorusuna şaşırtan yanıt! Daha önce “Görevinin başında olmalı” diyerek Seçer’e destek veren Kılıçdaroğlu, bu kez geri adım attı. Gazetecilerin “Seçer de siyasi tutuklu mudur?” sorusuna “Suçsuzdur” diyemeyen CHP lideri, “İddianame çıkmadan bir şey söyleyemem” diyerek süreci izlemekle yetindi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, televizyonların Ankara temsilcileriyle buluştuğu toplantıda Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in tutukluluğuyla ilgili gelen soruya şaşırtan bir yanıt verdi. Daha önce Seçer için serbest kalmalı çağrısı yapan Kılıçdaroğlu, bu kez yüksek perdeden savunma yapmaktan kaçınarak iddianameyi işaret etti!

SÖZCÜ TV ANKARA TEMSİLCİSİ SORDU, SALON BUZ KESTİ!

Sözcü TV Ankara Temsilcisi Aslı Kurtuluş Mutlu, gazetecilerle bir araya gelen CHP liderine gündemi sarsacak bir soru yöneltti. Mutlu, Kılıçdaroğlu’na Ekrem İmamoğlu hakkındaki geçmiş açıklamalarını hatırlatarak şu soruyu sordu:

“Daha önce Ekrem İmamoğlu’na siyasi suçlu olmadığını söylediğinizi hatırlatarak soruyorum; partinizde kalan bazı belediye başkanlarınıza yönelik de gözaltılar ve tutuklamalar oldu. Onlardan biri de Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer. O da siyasi tutuklu mudur?”

“SUÇSUZDUR” DEMEDİ, İDDİANAMEYİ BEKLEMEYİ TERCİH ETTİ!

Gelen kritik soru karşısında Kılıçdaroğlu’nun sergilediği tedbirli tutum dikkatlerden kaçmadı. Vahap Seçer için bu kez yüksek perdeden bir savunma yapmaktan çekinen CHP Genel Başkanı, net bir ifadeyle “Suçsuzdur” demek yerine şu yanıtı verdi:

“İddianame çıkmadı. İddianame çıkmadan bir şey söyleyemem.”

PAZARTESİ “GÖREVİNİN BAŞINDA OLMALI” DİYORDU, ŞİMDİ İDDİANAMEYİ BEKLİYOR!

Daha önce yaptığı açıklamalarda Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer için “Pazartesi görevinin başında olmalı, serbest kalmalı” ifadelerini kullanan Kılıçdaroğlu’nun bu geri adımı ve temkinli dili, siyaset kulislerinde geniş yankı buldu.

CHP liderinin Seçer’i açıkça savunmayıp iddianame sürecini beklemesi, parti içerisindeki süreçle ve hukuki gidişatla ilgili soru işaretlerini artırdı.

Haberin Devamını Oku

Dünya

İYİ PARTİLİ BURHANETTİN KOCAMAZ’DAN TBMM’DE OTOBAN ÜCRETİ İSYANI: “SEVİNCİMİZ KURSAĞIMIZDA KALDI! MERSİNLİ HER GÜN BU YOLU NASIL KULLANACAK? BU FAHİŞ ÜCRETLERİ DERHAL GERİ ÇEKİN!”

yazar

Yayınlayan

üzerinde

Yazan:

Mersin’de yıllardır beklenen Çeşmeli-Kızkalesi Otoyolu açıldı ancak açıklanan 220 TL’lik geçiş ücreti vatandaşı çileden çıkardı! 41 kilometrelik yol için istenen rakama tepki gösteren İYİ Parti Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz, konuyu TBMM gündemine taşıdı. Adana-Mersin arası 45 TL iken bu fiyatın kabul edilemez olduğunu belirten Kocamaz, “Bu fahiş ücret derhal yeniden değerlendirilmeli” diyerek yetkililere çağrıda bulundu.

Mersinlilerin yıllardır büyük bir heyecanla beklediği Çeşmeli-Kızkalesi Otoyolu nihayet açıldı ancak sevinç kursaklarda kaldı! Açıklanan fahiş geçiş ücretleri kentte adeta infial yarattı.

İYİ Parti Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz, dudak uçuklatan ücret tarifesini TBMM gündemine taşıyarak açıklamalarda bulundu.

MERSİNLİYE BÜYÜK ŞOK: ADANA-MERSİN 45 TL, ÇEŞMELİ-KIZKALESİ 220 TL!

Yaz aylarında D400 Kara Yolu’nda çileye dönen trafik yoğunluğunu azaltması amacıyla hizmete sokulan 41 kilometrelik yeni otoyol, açıklanan fiyat tarifesiyle vatandaşın tepkisini çekti.

Diğer otoyol fiyatları ile yeni açılan yol arasındaki uçuruma dikkat çeken İYİ Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz, TBMM Genel Kurulunda adeta ateş püskürdü.

“FAHİŞ ÜCRET BİZLERİ BÜYÜK BİR HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRATTI!”

Mersin halkının bu yolu sadece tatil için değil, her gün iş, eğitim, sağlık ve ticaret için kullanmak zorunda olduğunu belirten Kocamaz, Meclis kürsüsünden yetkililere şöyle seslendi:

“Büyük bir heyecanla beklediğimiz Çeşmeli-Kızkalesi Otoyolu nihayet hizmete girdi. Ancak açıklanan fahiş ücret bizleri büyük bir hayal kırıklığına uğrattı! Birinci sınıf araçlar için Adana’dan Ceyhan’a kadar yaklaşık 50 kilometrelik mesafe ücretsiz, 49 kilometrelik Adana-Mersin Otoyolu 45 TL iken, hizmete yeni açılan 41 kilometrelik Çeşmeli-Kızkalesi Otoyolu’ndan vatandaşlardan 220 TL ücret alınıyor!”

“FİYATLAR DERHAL YENİDEN DEĞERLENDİRİLMELİ!”

Fiyat tarifesinin Mersin halkının sırtına ağır bir yük bindirdiğini ifade eden Burhanettin Kocamaz, konunun takipçisi olacağını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Mersin halkı yalnızca şehirler arası seyahatlerde değil; işe ulaşım, eğitim, sağlık hizmetleri, ticaret, tarımsal üretim ve turizm faaliyetleri kapsamında hemen her gün bu yolu kullanmak durumundadır. Bu nedenle, Çeşmeli-Kızkalesi Otoyolu geçiş ücreti acilen yeniden değerlendirilmelidir!”

Mersinlilerin tepkisini toplayan 220 TL’lik geçiş ücretiyle ilgili Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın geri adım atıp atmayacağı merakla bekleniyor.

Haberin Devamını Oku

Dünya

FLAŞ GELİŞME: TARSUS BELEDİYE BAŞKANI ALİ BOLTAÇ “BEN CUMHURİYET HALK PARTİSİ’NDEN İHRAÇ EDİLMEYİ HAZMEDEBİLECEK BİR KARAKTER DEĞİLİM!” DEDİ VE GÖZYAŞLARIYLA PARTİSİNDEN İSTİFA ETTİ!

yazar

Yayınlayan

üzerinde

Yazan:

Gözyaşları, İstiklal Marşı ve sert tepki bir arada! CHP tarafından ihraç talebiyle disipline verilen Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, partinin “fabrika ayarlarına” dönmesi temennisiyle istifa kararını duyurdu.

Tarsus Belediye Meclisi Ekim ayı birleşiminde adeta deprem yaşandı!

CHP tarafından kesin ihraç talebiyle disipline sevk edilen Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, düzenlediği meclis oturumunda gözyaşlarına hakim olamayarak CHP’den istifa ettiğini duyurdu.

Boltaç, partinin mevcut yönetimine ve disiplin sürecine sert sözlerle yüklendi.

“YAKLAŞIK 100 YILLIK BİR AİLEYİ İHRAÇ ETMEK SİZİN HADDİNİZ DEĞİL!”

Meclis salonunda duygusal anların ve sert açıklamaların ardı arkası kesilmedi.

Üç kuşaktır CHP’li bir aileden geldiğini vurgulayan Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, başlatılan disiplin sürecine tepki göstererek şu ifadeleri kullandı:

“CHP tarafından hakkımda yürütülen disiplin sürecine kendilerini fazla yormasınlar, fazla efor harcamasınlar. Ben Cumhuriyet Halk Partisi’nden ihraç edilmeyi hazmedebilecek bir karakter değilim! Dedesi, babası ve tüm ailesi 1930’lu yıllardan itibaren bu siyasi partinin temsilciliğini yapmış insanları; milletine hizmet ediyor, kimseyi ötekileştirmiyor diye ihraç edemezsiniz. Sizin haddinize değil o!”

İSTİKLAL MARŞI DÖRTLÜĞÜYLE CHP ÜST YÖNETİMİNE YÜKLENDİ!

Konuşması sırasında duygusal anlar yaşayan ve gözyaşlarına boğulan Boltaç, partisinden istifa kararını açıklarken Mehmet Akif Ersoy’un İstiklal Marşı mısralarıyla parti yönetimine yüklendi:

“Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.

Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!

Kükremiş sel gibiyim; bendimi çiğner, aşarım.

Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.”

Bu mısraları okuyan Boltaç, “Bu da onlara inşallah ders niteliğinde bir şey olur. Allah onları da ıslah etsin, akıl fikir versin diyorum. Memleket de kamuoyu da her şeyi görüyor” diyerek tepkisini dile getirdi.

“UMARIM CHP FABRİKA AYARLARINA GERİ DÖNEREK YENİDEN BULUŞURUZ”

Yazılı ve sözlü açıklamasında CHP’nin kuruluş ilkelerine, Atatürk devrimlerine ve Tarsus halkına olan sorumluluğuna vurgu yapan Ali Boltaç, partiye veda ederken geleceğe dair umutlu bir mesaj vermeyi de ihmal etmedi:

“Bugün itibariyle Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa ediyorum. İnşallah en yakın zamanda Cumhuriyet Halk Partisi’nin fabrika ayarlarına döndüğünü görmeyi Allah bize nasip eder ve biz de tekrardan o çatı altında hep birlikte buluşuruz. Benim için esas olan, her koşulda inandığım değerlere sahip çıkmak ve Tarsus halkına karşı taşıdığım sorumluluğu yerine getirmektir. Bundan sonraki yolumuz açık olsun.”

TARSUS SİYASETİNDE KARTLAR YENİDEN DAĞITILIYOR

Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç’ın gözyaşları içinde açıkladığı bu istifa kararı hem Mersin hem de Türkiye siyasetinde geniş yankı uyandırdı. Görevine “şimdilik” bağımsız olarak devam etmesi beklenen Boltaç’ın önümüzdeki günlerde nasıl bir yol haritası izleyeceği merak konusu.

Haberin Devamını Oku

Trendler