Sosyal Medya
mersin haber

Gündem

“ÇAMLIBEL’İN FİŞİNİ ÇEKMEYİN!”

yazar

Yayınlayan

üzerinde

Hamidiye Kışla Alanı olarak bilinen arazinin, Yüksek Koruma Kurulu Kurulu kararı ile SİT alanı dışına çıkarılıp imara açılması konusunda, İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı verdi. Kışla Alanı’na yapılması planlandığı iddia edilen 5 yıldızlı otel projesinin ortaya çıkması da Çamlıbel ve Çarşı esnafını heyecanlandırdı. Gittikçe gözden düşen bir zamanların gözde alışveriş alanları Çamlıbel ve merkez çarşı esnafları, “Bu projeye engel değil, destek olun. Mersin merkez yeniden canlansın” çağrısında bulundu.

Mersin’de Sultan 2’nci Abdülhamit tarafından kurulan Hamidiye Alayları için pek çok şehirde oluşturulan kışlalardan biri olarak 1904 yılında inşa edilen, Cumhuriyet döneminde 23’üncü Piyade Alayı’na, 2’nci Dünya Savaşı sırasında Heybeliada’daki Deniz Okulları’na geçici olarak ev sahipliği yapan Mersin Kışlası arazisi, Yüksek Koruma Kurulu kararınca SİT statüsünden çıkarılıp imara açılmıştı.

 

DAVA SONUNA KADAR YÜRÜTME DURDURULDU

 

Gelişme üzerine harekete geçen Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İl Koordinasyon Kurulu, kışlanın doğal ve tarihi SİT alanı iptali kararını yargıya taşıdı. Kararın iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle Mersin 1’İnci İdare Mahkemesi’nde dava açıldı. Dosyayı ele alan Mersin 1’inci İdare Mahkemesi’nin kararında şu ifadeler yer aldı: “Dava konusu edilen işlemin uygulanması halinde, Hamidiye Mahallesi 876 ada, 74 parsel sayılı taşınmazın yapılaşmaya açık hale geleceğinden telafisi güç veya imkansız zararlar oluşacağı açıktır. Açıklanan nedenlerle, davanın durumuna ve uyuşmazlığın niteliğine göre dava konusu işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve yürütülmesi durumunda telafisi güç veya imkansız kararlar doğuracak olması nedeniyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27’nci maddesinin iki numaralı bendi uyarınca davacının yürütmenin durdurulması isteminin teminat alınmaksızın dava sonuna kadar kabulüne oy birliğiyle karar verildi.”

 

ESNAFIN ÇOĞUNLUĞU İMARA AÇILSIN İSTİYOR

 

Tevfik Sırrı Gür Stadı’nın hemen yanı başındaki Kışla Alanı’nın Mahkemesi sonuçlanana kadar herhangi bir girişim ve yatırım yapılmaması için alınan bu yürütmeyi durdurma kararı kesin karar olarak nitelendirilmiyor. Eski şaşalı günlerini arayan Mersin çarşı ve Çamlıbel esnafı da Mahkemenin Kışla Alanı ile ilgili kesin kararına kilitlendi. Kışla Alanı için 5 yıldızlı bir otele hazırlanan projenin de ortaya çıkmasıyla heyecanlanan bölge esnafı, Mahkeme’den Kışla Alanı’nın imara açılması için onay beklemeye başladı. Bazı bölge esnafları, projesini gördükleri otelin yapılması durumunda merkezin yeniden canlanacağını savunarak, “Yaşam alanlarının kayması nedeniyle Çamlıbel ve merkezin esnaf açısından cazibesi kalmadı. Yıllardır atıl durumda bulunan Kışla Alanı’na bu kadar büyük yatırım yapılması bölgeyi yeniden canlandıracaktır inancındayız. Mahkeme’nin biz esnafları da düşünerek bir karar alacağından yana umutluyuz. Bu projeye hayır diyenlerin maksadını da gerçekten merak etmekteyiz. Mersin’in merkezden Mezitli’ye kadar uzanan bir kıyı şeridi parkla dolu zaten. Bu bölgeyi kaç vatandaşımız tam anlamıyla kullanıyor gelsin incelesinler” görüşünü dile getirdiler.

 

SPOR VE SAĞLIK TURİZMİNE EN BÜYÜK ENGEL MERKEZDEKİ YATAK SAYISININ AZLIĞI

 

Kışla Alanı’nın imara açılması durumunda bölgeyi Türkiye ve Dünya çapında meşhur yıldızlı otellerden birinin talip olduğu, bölgede gerekli incelemeyi yaptığı hatta proje bile hazırlattığı ortaya çıktı. Şehir Hastanesi’nin faaliyete girmesiyle Mersin’in önünü açacak olan sağlık turizminin ve 2013 Akdeniz Oyunları için kente yapılan devasa spor tesislerinin atıllıktan çıkarak büyük organizasyonlara ev sahipliği yapması için önündeki tek engelin Mersin’deki yatak sayısının ve kalitesinin düşüklüğü gösteriliyor. Merkez’de yer alan Kışla Alanı’na yapılması planlandığı iddia edilen otelin de hizmete girmesiyle Mersin’de yapılacak olan hem sağlık hem de spor yatırımlarının karşılanacağına olan inanç tam.

 

ÇEVRECİLİK BAHANE… AMAÇ MERSİN VE TÜRKİYENİN ÖNÜNÜ TIKAMAK

Mersin’in gelişimine büyük katkı sağlayacak olan Çukurova Bölgesel Havalimanı’nın yapımına da karşı çıkan bir kısım çevrenin, Akkuyu’ya kurulacak olan nükleer santralle Türkiye’nin enerji politikalarının yeni ve büyük merkezi olacak olan Mersin’in önünü yine “çevrecilik” bahanesiyle tıkamasına da tepkiler büyüyor. Kıta Avrupası’nın enerji sektöründeki hakimiyetini ciddi anlamda sarsacak olan Akkuyu nükleer santralinin engellenmesine de vakıflar aracılığıyla propagandalar yapılarak başta Türkiye’nin ve Mersin’in gelişiminin önü tıkanmak istenmişti.  Yine sudan sebeplerle Mersin’e kültürel anlamda büyük katkı sağlayacak olan Mezitli Kültür Merkezi’nin yapımı da yine sözde çevrecilik bahanesiyle engellenmişti. Mersin merkezini ciddi anlamda canlandıracak olan otel projesinin de önü yine çevrecilik adı altında kesilmeye çalışılıyor. Hem sağlık hem de spor turizminin canlanması için büyük fırsat olarak değerlendirilen otel projesinin de bir kısım çevrelerce engellenmek istenmesi Mersin kamuoyunda da seslerin yükselmesine neden olmaya başladı.

 

Kaynak: Kent Mektubu Gazetesi

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Gündem

GÜNÜN BOMBA İDDİASI: MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ CEZAEVİNDEN Mİ YÖNETİLİYOR? BAŞKAN VEKİLLİĞİ KOLTUĞU SADECE GÖLGELİK Mİ?

yazar

Yayınlayan

üzerinde

Yazan:

Mersin’deki operasyonlar kapsamında tutuklanarak Tarsus Cezaevi’ne konulan Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in, ev hapsi girişimleri sonuçsuz kalırken; cezaevinden yayımladığı mesajlarla belediyeyi yönetmeyi sürdürdüğü ve kulislerde “vekil koltuğunun sembolik kaldığı” iddiaları gündeme bomba gibi düştü.

Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik düzenlenen operasyonlar ve akabinde gerçekleşen tutuklamalar, kentin siyaset gündemini sarsmaya devam ediyor.

Operasyonlar kapsamında Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer tutuklanarak Tarsus Cezaevi’ne gönderilmişti.

Geçtiğimiz hafta yaşanan yeni bir gelişmeyle, tutuklu isimlerin birçoğu Tarsus’tan Adana, Kahramanmaraş ve Ereğli’deki cezaevlerine nakledilirken, Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer Tarsus Cezaevi’nde bırakıldı.

Kulislerdeki iddialara göre Seçer’in bu durumdan memnun olduğu ve adeta cezaevinden ayrılmamak için direndiği öne sürülüyor.

“TARSUS CEZAEVİ’Nİ TÜRBEYE ÇEVİRDİ” İDDİASI

Hakkında ortaya atılan iddialara göre Vahap Seçer’in, Tarsus Cezaevi’nden ayrılmamak için çeşitli yollara başvurduğu öne sürülüyor.

Sağlık raporları alarak durumunun iyi olmadığını savunan Seçer’in ev hapsi talebinde bulunduğu, ancak ilk incelemelerde bu başvuruların kabul görmediği iddia ediliyor. Mahkemeye yapılan ev hapsi ret kararlarının ardından yeni başvurularla başka cezaevlerine sevkini engellemeye çalıştığı iddia edilen Seçer’in, neredeyse gününün tamamını avukat görüş odasında geçirdiği kaydediliyor.

Ayrıca yayımlanan videolu ve mektuplu paylaşımlarla “Belediyeyi ben yönetiyorum, buradayım” algısı yaratılmaya çalışıldığı da konuşulan başlıklar arasında yer alıyor.

VEKİL KOLTUĞU TARTIŞMASI: BAŞKAN VEKİLLİĞİ BOŞ MU BIRAKILDI?

Belediye kulislerinde en çok seslendirilen konulardan biri de Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin yönetim mekanizması.

İddialara göre, vekaleten koltukta oturan ismin tamamen sembolik olduğu, Vahap Seçer’in cezaevinden dahi belediye üzerindeki kontrolünü bırakmadığı ve alınan kararlarda tek söz sahibi olmaya devam ettiği iddia ediliyor. Belediye içinden yükselen seslere göre, vekil ismin kendi başına bir fikir dahi geliştiremediği, tüm talimatların Tarsus Cezaevi’nden verildiği kulislerde yüksek sesle konuşuluyor.

Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin cezaevi gölgesinde nasıl yönetildiği ve bu iddiaların hukuki boyutta nasıl karşılık bulacağı önümüzdeki günlerde de kentin ana gündemi olmaya devam edecek.

Haberin Devamını Oku

Ekonomi

İYİ PARTİ MERSİN MİLLETVEKİLİ BURHANETTİN KOCAMAZ, ZEYTİN ÜRETİCİSİNİN DERTLERİNİ TBMM’YE TAŞIDI: “ÜRETMEK DEĞİL EKMEMEK DAHA KÂRLI HÂLE GELDİ!”

yazar

Yayınlayan

üzerinde

Yazan:

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz, TBMM Genel Kurulu’nda zeytin üreticilerinin yaşadığı büyük ekonomik krizi kürsüye taşıdı. Özellikle Mersin’de zeytinyağı fiyatlarının 3 yıl önceki seviyelere gerilediğine dikkat çeken Kocamaz, artan maliyetler ve tükenen umutlar nedeniyle üreticinin adeta iflasın eşiğine geldiğini vurguladı.

Türkiye genelinde tarım sektöründe yaşanan maliyet krizi derinleşirken, sesler TBMM kürsüsünden yükselmeye devam ediyor.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı sert ve çarpıcı konuşmayla zeytin üreticilerinin dertlerini gündeme taşıdı.

Konuşmasında özellikle Mersin ve ilçelerindeki tarımsal çöküşe dikkat çeken Kocamaz, iktidarın tarım politikalarını sert bir dille eleştirdi.

MERSİN’DE ZEYTİNYAĞI FİYATLARI 3 YIL ÖNCESİNE GERİLEDİ

Ülke genelinde zeytin hasadının yüksek rekolte nedeniyle bereketli geçmesine rağmen, bu bereketin üreticinin cebine yansımadığını belirten Burhanettin Kocamaz, Mersin’deki tablonun vahametini rakamlarla gözler önüne serdi.

Mut, Tarsus, Silifke ve Erdemli gibi Mersin’in tarım üssü olan ilçelerinde üreticilerin büyük bir çıkmazda olduğunu ifade eden Kocamaz, şu çarpıcı verileri paylaştı:

“Türkiye Ziraat Odaları Birliği verilerine göre; Eylül 2025’te kilogramı 231 TL 85 kuruş olan zeytinyağının üretici fiyatı, Eylül 2026’da 271 TL 87 kuruşa yükseldi.

Ancak Mersin’de zeytinyağının litresi 200 liraya kadar düşerek tam 3 yıl önceki fiyatlara geriledi.

Sadece bir yılda mazotun litre fiyatı %70’in üzerinde artarak 95 lira 84 kuruşa ulaştı; gübre, elektrik, işçilik ve nakliye maliyetleri üreticinin sırtındaki yükü katladı.”

“TARLA FİYATLARI 2 MİLYONDAN 200 BİN LİRAYA DÜŞTÜ”

Üreticinin elinden çıkan ürün ile marketteki tüketici fiyatı arasındaki uçuruma dikkat çeken İYİ Partili Kocamaz, aradaki kazancın üreticiye değil aracı ve tedarik zincirine gittiğini söyledi.

Mersin’deki ekonomik çöküşün tarım arazilerine de doğrudan yansıdığını belirten İYİ Partili Kocamaz, “Geçmişte dekarı 2 milyon liradan satılan tarlalar bugün Mersin’de 200 bin liraya bile alıcı bulamıyor. Öyle bir noktaya gelindi ki bazı ürünlerde ekip dikmemek, üretmekten daha kârlı hale geliyor” diyerek çiftçinin umudunun tükendiğini ifade etti.

“ÜRETİCİ MALİYETİNİN ALTINDA SATMAYA MECBUR BIRAKILMAMALI”

Konuşmasının sonunda iktidara acil eylem çağrısında bulunan Burhanettin Kocamaz, TARİŞ gibi tarım satış kooperatiflerinin alım kapasitesi ve finansman imkânlarının derhâl güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Zeytin üreticisine yeterli ve zamanında destek verilmesini, mazot ile gübre maliyetlerinin düşürülmesini talep eden Kocamaz, alım fiyatlarının mutlaka üretim maliyetleri dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğinin altını çizdi.

Haberin Devamını Oku

Gündem

KİMSE BEKLEMİYORDU! YENİ PARTİLİ TARSUS BELEDİYE BAŞKANI ALİ BOLTAÇ SAYIŞTAY RAPORUNU KENDİ GÜNDEME GETİRDİ, NE SORULDUYSA BELGESİYLE YANITLADI!

yazar

Yayınlayan

üzerinde

Yazan:

Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, belediye meclis toplantısında Sayıştay denetim raporunu gündeme getirerek muhalefetin yönelttiği eleştirilere belgeler üzerinden yanıt verdi. Birçok belediyede yuvarlak ifadeler ve siyasi söylemlerle geçiştirilen rapor maddelerini tek tek meclis okutup, belgelerle yanıtlayan YENİ Partili Ali Boltaç, meclisteki özgüvenli tavrıyla dikkat çekti.

Tarsus Belediye Meclisi’nin son oturumunda, Türkiye’deki yerel yönetimlerde örneğine az rastlanan bir denetim ve şeffaflık süreci yaşandı.

Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, Sayıştay denetim raporunu bizzat meclis gündemine taşıyarak raporda yer alan uyarıları ve muhalefetin eleştirilerini belgeleriyle kamuoyunun bilgisine sundu.

EZBER BOZAN AÇIKLIK

Genel kabul gören belediyecilik uygulamalarında Sayıştay raporları gündeme geldiğinde sürecin daha genel, muğlak ifadeler ve siyasi değerlendirmelerle yürütülmesine karşın; Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç farklı bir yöntem izledi.

Rapordaki bulgu ve değerlendirmeleri tek tek meclis üyelerine okutan Boltaç, eleştirilen her bir maddeye ilişkin kurum kayıtlarını ve resmi belgeleri ortaya koydu.

SÖZLÜ SAVUNMA YERİNE RESMİ BELGE

Toplantı süresince muhalefet kanadından gelen soruları sözlü açıklamalarla savuşturmak yerine somut belgelerle yanıtlayan Boltaç, kamuoyunda sıkça tartışılan hesap verilebilirlik ilkesini meclis zemininde uyguladı.

Geri adım atmayan ve kendinden emin bir tutum sergileyen Boltaç’ın bu yaklaşımı, meclis üyeleri ve kamuoyu tarafından dikkatle takip edildi.

YEREL YÖNETİMLERDE ŞEFFAFLIK STANDARDI

Mali ve idari denetim raporlarının meclis gündemlerinde yüzeysel değerlendirmelerle kapatılması alışkanlığına kıyasla; Tarsus’ta uygulanan bu yöntem, belediye yönetimlerinde şeffaflık ve denetlenebilirlik açısından yeni bir tablo ortaya koydu.

Sayıştay raporundaki tespitlerin gereğinin yapılması kadar, bu tespitlerin kamuoyu önünde açıkça tartışılmasının önemine vurgu yapıldı.

Haberin Devamını Oku

Trendler