Sosyal Medya
mersin haber

Genel

AVUKAT ALTINDERE DİKKAT ÇEKTİ: KVVK CEZALARINDA DUDAK UÇUKLATAN ARTIŞ

yazar

Yayınlayan

üzerinde

Kişisel veri ihlaline yönelik idari para cezaları yüzde 123 arttı. 2023 yılı için güncellenen cezalarla ilgili rakamları paylaşan Avukat Murat Altındere, KVVK cezalarının 6 milyon liralara kadar yükseldiğini dile getirerek, hangi durumlarda yaptırım uygulanacağını açıkladı.

AEC Partners Danışmanlık şirketinde Partner ALTINDERE Hukuk Bürosu Kurucu, Kişisel Verilerin Korunması Hukuku ve Uygulaması kitabının Yazarı, Türkiye’nin önde gelen avukatlarından Murat Altındere, Veri Sorumluları Sicil Bilgi Sistemi’ne (VERBİS) kayıt yapılmamasına yönelik cezalar ve Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVVK) konusundaki cezalar hakkında bilgi verdi.


2023 verilerine göre VERBİS’e kayıt zorunluluğu ile ilgili konuşan Altındere, gerçek ve tüzel kişi veri sorumlularının kişisel veri işlemeye başlamadan önce VERBİS’e kayıt olma yükümlülükleri bulunduğunu söyledi. Kamu kurum ve kuruluşları için Sicile kayıt olunması gereken tarihlerin ilan edildiğini belirten Altındere, “Veri Sorumluları Sicili Hakkında Yönetmeliğin 8’inci maddesine göre sonradan kayıt yükümlüsü haline gelen veri sorumluları için belirlenen 30 günlük süre, Kurul kararıyla belirlenen kayıt sona erme tarihlerinden sonra başlayacaktır. Buna göre bir veri sorumlusu, belirlenmiş kayıt süreleri içerisinde kayıt yükümlülüğünü yerine getirecektir. Bu sürenin tamamlanmasından sonraki bir tarihte kayıt yükümlüsü haline gelmişse, kayıt yükümlüsü olduğu tarihten itibaren 30 günlük sürede kayıt olmak zorundadır” ifadelerini kullandı.

“YILLIK MALİ BİLANÇO TOPLAMININ HESAPLANMASI İÇİN KURUMLARIN 1 YILI TAMAMLAMASI GEREK”

Mali bilanço toplamının tespiti ile ilgili bilgi veren Altındere, “Yıllık mali bilanço toplamının hesaplanması için öncelikle tamamlanmış bir yıl olması ve bu tamamlanmış yıl içerisinde veri sorumlusu tarafından yetkili kamu kurumuna yıllık olarak verilmekte olan gelir veya kurumlar vergisi beyanname ekindeki mali tablolarda yer alan mali bilanço bilgisinin dikkate alınması gerekiyor. Kurulun istisna ve kayıt yükümlülüğü başlama tarihleriyle ilgili kararlarında “yıllık mali bilanço toplamı” kriterini değerlendirirken ciro ya da net satış veya brüt satış hasılatının değil beyanname ekindeki bilançoda yer alan “aktif” ya da “pasif” bölümündeki toplam rakam dikkate alınacak. Buna göre 2022 yılı veri sorumlusunun beyannamesi ekindeki bilançoda yer alan “aktif” bölümündeki toplam rakam 25 milyon TL üzeri ise 30 Mayıs tarihine kadar VERBİS’e kayıt zorunludur” diye konuştu.

“KAYIT YÜKÜMLÜLÜĞÜ 31 OCAK’TA BAŞLADI”

Çalışan sayısının tespitiyle ilgili konuşan Altındere, “Dernek, Vakıf veya Sendikaya ait İktisadi işletmenin sicile kayı şartlarından olan yıllık 50 çalışan sayısının tespiti için tamamlanmış bir önceki yıl kayıtlarına bakılır. İlk defa kurulan İktisadi İşletmenin yıllık çalışan sayısının tespiti için de o yılın bitmesi ve biten yılın sayılarına göre işlem yapılması esastır. Buna göre, bir veri sorumlusu 2022 yılı içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna vermiş olduğu çalışan sayısının 50’den çok olması halinde kayıt yükümlülüğü 31 Ocak’ta başladı” şeklinde konuştu.

“GETİRİLEN KAYIT VE BİLDİRİM YÜKÜMLÜLÜĞÜNE AYKIRI HAREKET EDİLMESİ HALİNDE UYGULANABİLECEK MÜEYYİDE”

Altındere, Sicile kayıt ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediği tespit edilen veri sorumluları hakkında Kanun’un 18’inci maddesi uyarınca idari yaptırım uygulanmasına başlandığını belirtti.
Veri Sorumluları Siciline kayıt ve bildirim yükümlülüğüne aykırı hareket edenler hakkında 20 bin liradan 1 milyon liraya kadar idari para cezası verileceğini dile getiren Altındere, “Sicile kayıt ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen veri sorumluları hakkında Kurul tarafından re’sen idari yaptırım da uygulanabilecek” ifadelerini kullandı.

“CEZALAR YÜZDE 123 ARTTI”

Kişisel veri ihlaline yönelik idari para cezalarının yüzde 122,93 olarak arttığından söz eden Altındere, şu şekilde konuştu:


“Aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmemesi ile ilgili cezalar 2016 yılında 5 bin lira ile 100 bin lira arasındayken 2023 yılı için 30 bin lira ile 600 bin lira olarak belirlendi. Veri güvenliğine ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmemesi ile ilgili cezalar 2016 yılında 15 bin-1 milyon lirayken bu yıl 90 bin-6 milyon arasında değişecek. Kurul tarafından verilen kararların yerine getirilmemesi cezaları 2016 yılında 25 bin ile 1 milyon arasında değişiyordu. Bu yıl cezalar ise 150 bin- 6 milyon lira arasında uygulanacak. Veri sorumluları siciline kayıt ve bildirim yükümlülüğüne aykırı cezalar 2016 yılında 20 bin ile 1 milyon lira arasında değişirken bu yıl 120 bin ile 6 milyon arasında değişiyor.”

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Genel

SANSASYONEL KULİS! YOLSUZLUK OPERASYONU SONRASI BÜYÜKŞEHİR’DE ŞOK: BÜROKRATLAR NEDEN İMZA ATMAKTAN KAÇIYOR, KİMSE SORUMLULUK ALMAK İSTEMİYOR! İMZA KRİZİNDE İLK İSTİFA GELDİ… BOMBA ÖTESİ İDDİA…

yazar

Yayınlayan

üzerinde

Yazan:

Vahap Seçer’in tutuklanması ve operasyonların ardından Mersin Büyükşehir’de bürokratlar görevden kaçmaya başladı. Kültür ile Destek Hizmetleri daireleri arasında krize yol açan ihale anlaşmazlığı sonrası Ayhan Terban’ın istifası, “kurumda kimse imza atmak istemiyor” iddialarına zirve yaptırdı. Tarsus Festivali ses sistemi ihalesi nedeniyle sorumluluk almak istemeyen Destek Hizmetleri Daire Başkanı Ayhan Terban görevinden istifa ederek makam odasını boşalttı.

Mersin Büyükşehir Belediyesi’nde operasyonların ardından sular durulmuyor.

Belediyede peş peşe yaşanan gelişmelerin ardından dikkat çeken bir istifa haberi geldi.

Destek Hizmetleri Daire Başkanı Ayhan Terban’ın görevinden istifa ederek makam odasını boşalttığı öğrenildi. Terban’ın ani istifasının gerisinde ise belediyede hâkim olan “imza korkusu” ve çetin bir ihale krizi olduğu iddia ediliyor.

TARSUS FESTİVALİ İHALESİ KRİZ FİTİLİNİ ATEŞLEDİ

Mersin’de her yıl ünlü isimlerin ağırlandığı festivaller bu kez farklı bir gündemle anılıyor.

Kulislerde konuşulan bomba iddiaya göre; 5. Uluslararası Tarsus Festivali için yapılması gereken ses sistemi ihalesi kurum içinde krize yol açtı.

Kültür Sosyal İşleri Daire Başkanlığı, ses sistemiyle ilgili ihale sürecini kendi bünyesinde yürütmek yerine Destek Hizmetleri Daire Başkanlığına yaptırmak istedi. Ancak Destek Hizmetleri Daire Başkanı Ayhan Terban’ın bu talebe kesin bir dille karşı çıktığı, “İhaleyi ben gerçekleştirmeyeceğim, Kültür Daire Başkanlığı yapsın” diyerek sorumluluğu üstlenmek istemediği öne sürüldü.

Kültür Daire Başkanlığı’nın da ihale yapmayarak topu yeniden Terban’ın birimine atması üzerine, Ayhan Terban’ın masaya yumruğunu vurarak istifa kararı aldığı konuşuluyor.

“KİMSE İMZA ATMAK İSTEMİYOR” İDDİALARI DOĞRULANDI MI?

1 Ekim’de Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik düzenlenen operasyonlarda Belediye Başkanı Vahap Seçer tutuklanmış, süreç cezaevi kulisleri ve yönetim tartışmalarıyla da anılmaya başlanmıştı.

Ayhan Terban’ın istifası, kulislerdeki “Genel Sekreter Olcay Tok’un itirafçı olduğu yolsuzluk operasyonunun ardından kurumda kimsenin bir şeye imza atmak istemediği” yönündeki iddiaları adeta doğrular nitelikte değerlendiriliyor. Operasyonların ardından belediye bünyesinde yönetimin imza kilitlenmesiyle karşı karşıya kaldığı ve bürokratların sorumluluk almaktan kaçındığı yüksek sesle dile getiriliyor.

Mersin Büyükşehir Belediyesi’nde yaşanan bu imza krizi ve istifanın ardından yönetim boşluğunun nasıl aşılacağı, önümüzdeki günlerin en sıcak başlığı olmaya devam edecek.

Haberin Devamını Oku

Ekonomi

İYİ PARTİ MERSİN MİLLETVEKİLİ BURHANETTİN KOCAMAZ, ZEYTİN ÜRETİCİSİNİN DERTLERİNİ TBMM’YE TAŞIDI: “ÜRETMEK DEĞİL EKMEMEK DAHA KÂRLI HÂLE GELDİ!”

yazar

Yayınlayan

üzerinde

Yazan:

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz, TBMM Genel Kurulu’nda zeytin üreticilerinin yaşadığı büyük ekonomik krizi kürsüye taşıdı. Özellikle Mersin’de zeytinyağı fiyatlarının 3 yıl önceki seviyelere gerilediğine dikkat çeken Kocamaz, artan maliyetler ve tükenen umutlar nedeniyle üreticinin adeta iflasın eşiğine geldiğini vurguladı.

Türkiye genelinde tarım sektöründe yaşanan maliyet krizi derinleşirken, sesler TBMM kürsüsünden yükselmeye devam ediyor.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı sert ve çarpıcı konuşmayla zeytin üreticilerinin dertlerini gündeme taşıdı.

Konuşmasında özellikle Mersin ve ilçelerindeki tarımsal çöküşe dikkat çeken Kocamaz, iktidarın tarım politikalarını sert bir dille eleştirdi.

MERSİN’DE ZEYTİNYAĞI FİYATLARI 3 YIL ÖNCESİNE GERİLEDİ

Ülke genelinde zeytin hasadının yüksek rekolte nedeniyle bereketli geçmesine rağmen, bu bereketin üreticinin cebine yansımadığını belirten Burhanettin Kocamaz, Mersin’deki tablonun vahametini rakamlarla gözler önüne serdi.

Mut, Tarsus, Silifke ve Erdemli gibi Mersin’in tarım üssü olan ilçelerinde üreticilerin büyük bir çıkmazda olduğunu ifade eden Kocamaz, şu çarpıcı verileri paylaştı:

“Türkiye Ziraat Odaları Birliği verilerine göre; Eylül 2025’te kilogramı 231 TL 85 kuruş olan zeytinyağının üretici fiyatı, Eylül 2026’da 271 TL 87 kuruşa yükseldi.

Ancak Mersin’de zeytinyağının litresi 200 liraya kadar düşerek tam 3 yıl önceki fiyatlara geriledi.

Sadece bir yılda mazotun litre fiyatı %70’in üzerinde artarak 95 lira 84 kuruşa ulaştı; gübre, elektrik, işçilik ve nakliye maliyetleri üreticinin sırtındaki yükü katladı.”

“TARLA FİYATLARI 2 MİLYONDAN 200 BİN LİRAYA DÜŞTÜ”

Üreticinin elinden çıkan ürün ile marketteki tüketici fiyatı arasındaki uçuruma dikkat çeken İYİ Partili Kocamaz, aradaki kazancın üreticiye değil aracı ve tedarik zincirine gittiğini söyledi.

Mersin’deki ekonomik çöküşün tarım arazilerine de doğrudan yansıdığını belirten İYİ Partili Kocamaz, “Geçmişte dekarı 2 milyon liradan satılan tarlalar bugün Mersin’de 200 bin liraya bile alıcı bulamıyor. Öyle bir noktaya gelindi ki bazı ürünlerde ekip dikmemek, üretmekten daha kârlı hale geliyor” diyerek çiftçinin umudunun tükendiğini ifade etti.

“ÜRETİCİ MALİYETİNİN ALTINDA SATMAYA MECBUR BIRAKILMAMALI”

Konuşmasının sonunda iktidara acil eylem çağrısında bulunan Burhanettin Kocamaz, TARİŞ gibi tarım satış kooperatiflerinin alım kapasitesi ve finansman imkânlarının derhâl güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Zeytin üreticisine yeterli ve zamanında destek verilmesini, mazot ile gübre maliyetlerinin düşürülmesini talep eden Kocamaz, alım fiyatlarının mutlaka üretim maliyetleri dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğinin altını çizdi.

Haberin Devamını Oku

Genel

BAKANLIK HAREKETE GEÇTİ, BAŞSAVCILIK RAFTAN İNDİRDİ! BUZDOLABINA SIĞMAYINCA BACAKLARINI KESMİŞLERDİ: MERSİN’DE “MUMYA CESET” VAHŞETİ AYDINLATILDI!

yazar

Yayınlayan

üzerinde

Yazan:

Mersin’de 2007 yılında bir evin avlusuna gömülen beton sıvalı dondurucudaki vahşet, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla başlatılan dev operasyonla aydınlatıldı. Akıl almaz detayların ortaya çıktığı 19 yıllık faili meçhul dosyada katiller: “Geberttik, kurtulduk!” diyerek vahşeti itiraf etti!

Türkiye gündemine yıllar önce sarsıcı bir şekilde oturan ve kamuoyunda “Mumya Ceset Cinayeti” olarak bilinen faili meçhul dosya, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in faili meçhul cinayetlerin aydınlatılmasına yönelik başlattığı kararlı süreç ve Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatlarıyla yeniden açıldı.

19 yıldır gizemini koruyan kan dondurucu vahşet, Mersin Emniyeti Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin 6 ilde gerçekleştirdiği şafak operasyonuyla tamamen çözüldü!

EVİN AVULUSUNA “SEDİR” SÜSÜ VERİLMİŞ DONDURUCU KAZILMIŞTI

Dehşete düşüren olay, 1 Ağustos 2007’de Mersin’in Akdeniz ilçesi Bahçe Mahallesi’nde müstakil bir evin avlusunda patlak vermişti.

Avludaki tuğlalarla örülmüş, üzeri betonla sıvanarak adeta oturulacak bir “sedir” görünümü verilmiş yapıyı inceleyen ekipler, yan yatırılmış buzdolabı dondurucusunun içinde kilime sarılı bir erkek cesedi bulmuştu.

Yapılan otopsisinde baş kafa kemiğinde kırık ve boğazında derin kesik tespit edilen cesedin 49 yaşındaki Bahaddin Sefer olduğu belirlenmiş, ancak cinayeti işleyen şahıslara ulaşılamamıştı. Dosya, Türkiye’nin hafızasına “Mumya Ceset” vahşeti olarak kazınarak tozlu raflara kaldırılmıştı.

BUZDOLABINA SIĞMAYINCA BACAKLARINI KESTİLER!

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı’nın “Tasarlayarak ve Canavarca Hisle Kasten Öldürme” suçu kapsamında derinleştirdiği teknik ve fiziki takipler sonucunda; Mersin merkezli Batman, İzmir, Aydın, Yozgat ve Sivas’ta 6 adrese eş zamanlı baskın düzenlendi.

Gözaltına alınan 6 şüphelinin itirafları ise gecenin dehşet haritasını tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.

Gözaltındaki şüphelilerin ifadesine göre olay gece saatlerinde maktul Bahaddin Sefer’in evinde yaşandı:

Alkol Masasında İnfaz:

Birlikte alkol aldıkları esnada maktulün arkasından yaklaşan şüpheliler, Sefer’in kafasına demir çubukla vurarak yere düşürdü.

Boğazını Kestiler:

Maktul yere yığılınca üzerine çullanan gruptan sıva ustası Hikmet Ş., elindeki bıçakla Bahaddin Sefer’in boynunu kesti.

Bacaklarını Kesip Betona Gömdüler:

Cesedi kilime sarıp buzdolabı dondurucusuna koymak istediler. Ancak maktul iri yarı olduğu için dondurucuya sığmayınca bacaklarını keserek içeri tıkıştırıp kapağını sökerek Yumuktepe Deresi’ne attılar.

Sedir Görünümü Verdiler:

Açık inşaat deposundan getirdikleri malzemelerle dondurucunun içine beton döküp etrafını tuğlayla ördüler. Sıva ustası zanlı, yapının üzerini sıvayarak ev avlusunda oturulacak bir sedir süsü verdi.

“GEBERTTİK KURTULDUK!”

Cinayetin ardından maktulün altınlarını, parasını ve silahını aralarında paylaşan zanlıların, cinayeti “namus meselesi ve cinsel taciz” iddialarına dayandırdıkları ortaya çıktı.

Soruşturma dosyasındaki en sarsıcı delillerden biri ise zanlıların alkol masasındaki kan donduran konuşmaları oldu. Şüpheli Bektaş Ş., babası ve diğer zanlıyla parkta rakı içerken cinayeti sorduğunu ve zanlıların “Milletin karısına kızına sarkıntılık yaptı. Geberttik gitti, kurtulduk şerefsizden!” diyerek bağırıp bağırmadıklarını itiraf etti.

MERSİN ADLİYESİNE SEVK EDİLİYORLAR

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bu tarihi soruşturma kapsamında gözaltına alınan 6 şüphelinin emniyetteki sorguları tamamlandı.

19 yıl boyunca saklanan “Mumya Ceset Cinayeti” faillerinin adliyeye sevk edilerek yargı önüne çıkarılması bekleniyor.

Haberin Devamını Oku

Trendler