Hoşgeldiniz  

“NERDE LAN BU DEVLET?”: MHP’Lİ ATSIZ AFŞIN YILMAZ’IN “MARJİNALLEŞEN BARO”DAN KASTI BU PAYLAŞIM MI?

admin | 15 Aralık 2020 | Dünya, Gündem, Siyaset, Son Dakika, Tüm Manşetler, Yerel Haberler A- A+

Olağanüstü Meclis oturumunda Cumhur ittifakı tarafından reddedilen Baro ile Büyükşehir arasında yapılacak olan kadın ve çocuk haklarını içeren protokole itiraza gerekçe olarak MHP’li Toroslar Belediye Başkanı Atsız Afşın Yılmaz’ın Baro Başkanı Yeşilboğaz’ın marjinalleşmesi iddiasına sosyal medya paylaşımlarının temel olduğu iddiası kulisleri salladı.

Olağanüstü Meclis oturumunda görüşülen Mersin Büyükşehir Belediyesi ve Mersin Barosu tarafından kadın ve çocuk sorunlarının çözümü için yapılacak ortak çalışmalara ilişkin işbirliği maddesi, Meclis’te Cumhur İttifakının ret kararıyla karşılaştı. Mersin Baro Başkanlığı ile protokol imzalamak üzere Mersin Büyükşehir Belediyesi adına imza yetkisinin CHP’li Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’e verilmesi ile ilgili konu Meclis’te Cumhur İttifakı tarafından yine reddedildi.

MHP’Lİ ATSIZ AFŞIN YILMAZ: “BARO BAŞKANI MARJİNAL TUTUM İÇERİSİNDE!”

Toroslar Belediye Başkanı ve MHP Toroslar Meclis Üyesi Atsız Afşin Yılmaz, Baro’yla işbirliğine neden karşı çıktıklarını, “Burada mesele, hakim kanaat, Baro Başkanı’nın marjinal ve Baro’yu siyasallaştıran bir tutum içerisinde olduğu. Bunun için araştırma yapmaya gerek yok. Sosyal medya paylaşımlarındaki vurgularında, savunmalarında ortaya çıkar. Cumhur İttifakı bu konuya bu nedenle soğuk”  sözleriyle anlattı.

MHP’li Yılmaz’ın “marjinal baro başkanı” ifadesinin ardından gözler bir anda Mersin Baro Başkanı Bilgin Yeşilboğaz’a çevrildi. Yeşilboğaz’ın ortaya çıkan sosyal medya paylaşımları nedeniyle MHP’li Atsız Afşın Yılmaz tarafından “Marjinal ilan edildiği” öne sürüldü.

Baro Başkanı Yeşilboğaz’ın bu devleti eleştiren sert paylaşımlarının ardından Cumhur ittifakının Baro ile ortak projeye sıcak bakmadığı da kulislerde büyük yankı uyandırdı.

YEŞİLBOĞAZ’IN TEPKİ ÇEKEN PAYLAŞIMLARI

-Yeşilboğaz, yaptığı bir paylaşımda, “Nerde adil yargılanma hakkı, nerde siyasi tutuklulara özgürlük, nerde toplantı ve yürüyüş hakkı, nerde din ve vicdan özgürlüğü(herkes için),nerde kamu görevlilerinin öldürme yasağı, nerde yaşama hakkı, nerde düşünce özgürlüğü, nerde seçim barajının kaldırılması (koz olarak kullanmak için elinde tutuyor),nerde siyasi af, nerde sosyal adalet, nerde adalet nerde vicdan, NERDE LAN BU DEVLET?”

-23 Mart 2020 tarihinde terör soruşturması nedeniyle görevinden uzaklaştırılan HDP’li Belediye Başkanlarına “üzüntüsünü” ise şöyle dile getiriyor: “Millet can kasap et derdinde hikâyesi. Coronaya Karşı Mücadele Kapsamında HDP’li Batman, Silvan Lice Ve Ergani Belediyelerine Kayyum Atandı.  Milletin İradesi ve sandık yok sayıldı. Herşeyin başı sağlık ama yine de demokrasi…”

-31 Mart 2015 günü, İstanbul Adalet Sarayı’ndaki makam odasında görevi başında terör örgütü DHKP-C tarafından şehit edilen Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın şehadetinden 1 gün sonra açıklama yapan Bilgin Yeşilboğaz, “Adliyede bir savcımızın rehin alınması olayında yapılan başarılı !!! operasyon sonunda rehin alınanla birlikte rehin alanların da öldürülmesi bizlere pembe gözlüklerle izlettiriliyor” diyerek, açıkça operasyonu gerçekleştiren Emniyet güçlerini suçlamıştı.

-15 Haziran 2020 tarihinde  Yeşilboğaz, “Terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla hapis cezası alan, ardından ölüm orucuna giren ve DHKP-C üyesi olmaktan hüküm giyen Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal için, “Adil yargılanma hakkının tesisine ilişkin şartlar derhal yaratılmalı ve tutuklular bir an önce serbest bırakılmalıdır” çağrısı yapmıştı. 27 Ağustos 2020’de ise, “Adil yargılanma talebiyle 238 gündür ölüm orucunda olan Avukat Ebru Timtik’in hayatını kaybetmesinin üzüntüsü içerisindeyiz. “Adalet neden gerekli?” Sorusunun yanıtına bir kez daha, “Çünkü Adalet Yaşatır. Adaletsizlik öldürür” diyoruz. Sorumlusu ise hukukun üstünlüğünü, adil yargılanma ilkesini çiğneyenlerdir. Hukuk camiamıza ve ailesine başsağlığı dilerim” demişti.

– DHKP-C baskınında gözaltına alınan ve ardından tutuklanan Rıdvan Akbaş ve Nuriye Gülmen’in yanı sıra, KHK ile görevlerinden ihraç edilen akademisyenlerle ilgili DHKP-C baskınında gözaltına alınan ve ardından tutuklanan Rıdvan Akbaş ve Nuriye Gülmen’in yanı sıra, KHK ile görevlerinden ihraç edilen akademisyenlerle ilgili yaptığı açıklamada, “Sembolik anlamda yazdığım isimlerin tek ortak yanları, sistemden ayrı düşünen ve eleştirisel bir bakış açısına sahip kişilerin OHAL sürecinde maruz kaldıkları insan hakları ihlalleri, baskı, işkence vs muameleleridir.Her biri farklı bir kesimi temsil ediyor görünse de aslında sistem karşısında olmaları ve iktidardan farklı bir bakış açısına ve ideolojiye sahip olmaları aynı muamelelere maruz kalmaları için yeterli bir sebepti” diyerek, bir kez daha devleti hedef gösterip, terör suçundan kesinleşmiş cezası bulunan Nuriye Gülmen’e destek çağrısı yapmıştı. (3 Haziran 2017)

-Terör örgütü DHKP-C davasından tutuklu yargılanan Grup Yorum üyeleri Helin Bölek ve İbrahim Gökçek’in adalet beklentilerinin bozuk terazisiyle tartılmasının sonucu doğan hukuksuzluğun, adaletsizliğin kurbanı olduğunu iddia ederek, “Bugün adaletsizlik iki kurban verdi. Bir kez daha gördük ki, adaletsizlik öldürür!” açıklaması yapmıştı. (7 Mayıs 2020)

-27 Ocak 2020 tarihinde yaptığı açıklamada, Ankara Sıhhiye Adliyesi önünde avukatların basın açıklaması sırasında yaşananları, “polis zorbalığı, devlet şiddeti” olarak tanımlamış, adliye önünde avukatlara ve hukukçulara saldırı talimatını devlet yetkililerinin verdiğini iddia etmişti.

Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

KÖŞE YAZARLARI
© 2017 Sansasyonel Haber Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle