Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi’nde “yüksek su faturası” krizi patlak verdi. Evinde bir damla su tüketmeyen vatandaşa dahi yüzlerce liralık fatura gönderilmesi meclisi karıştırırken, Başkan Vahap Seçer’in faturayı ilçe belediyelerine keserek sorumluluktan kaçmaya çalışması “bu kadar da olmaz” dedirtti. Seçer’in “yetki bende değil” savunmasına karşılık, Cumhur İttifakı’nın “15 yıl boyunca bu para alınmadı, şimdi neden vatandaşa yükleniyorsunuz?” çıkışı foyayı ortaya çıkardı.
Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Mart ayı toplantısına, vatandaşın belini büken fahiş su faturaları damga vurdu.
Şehir genelinde yükselen “hiç su kullanmadığım halde neden yüksek fatura ödüyorum?” çığlığı meclis salonunda yankılanırken, Vahap Seçer yönetiminin vatandaşa nefes aldırmak yerine topu taca atması tepki topladı.
Toplantıda en dikkat çeken anlar, Başkan Vahap Seçer ve MESKİ bürokratlarının yüksek faturaların suçunu tamamen ilçe belediyelerine yıkmaya çalışması oldu.
Seçer, “Ayıp bizim değil, ilçe belediyelerinindir” diyerek aradan sıyrılmaya çalışsa da AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Tunçaz’ın hatırlatması soğuk duş etkisi yarattı.
Tunçaz, bu bedellerin geçmişte 15 yıl boyunca siyasi iradeyle uygulanmadığını, ancak Seçer döneminde yani 2022’den itibaren vatandaşa fatura edilmeye başlandığını vurguladı. Seçer’in “mevzuat” diyerek arkasına sığındığı bedelleri, aslında bir imza ile durdurabileceği ancak buna yanaşmadığı meclis tutanaklarına yansıdı.
FATURAYI KESEN MESKİ, EZİLEN VATANDAŞ
Seçer, “MESKİ dayak yiyor, karalanıyor” diyerek mağdur edebiyatı yapsa da faturayı bizzat MESKİ’nin kestiği gerçeği değişmedi. Meclis üyeleri, “Tahsilatı siz yapıyorsunuz, sistemi siz kurdunuz, vatandaşı neden bu çıkmaza mahkum ediyorsunuz?” sorusunu yöneltti. Bir ton su bile harcamayan vatandaşa gelen 237 TL’lik faturalar, Seçer yönetiminin “sosyal belediyecilik” maskesini bir kez daha düşürdü.
CUMHUR İTTİFAKI’NDAN “SOYGUNU DURDURUN” ÇAĞRISI
Cumhur İttifakı sözcüleri, Seçer’in ilçe belediyelerini hedef göstererek halkı yanılttığını belirtti.
AK Partili Muhammet Emin Tunçaz, “Netice itibariyle bu bedellerin alınmaması gerekir. Dar gelirli vatandaşlarımıza destek olmak yerine ilçe belediyelerinin taleplerini vatandaştan üstün tuttunuz” diyerek, Seçer’in önceliğinin Mersinli değil, kendi bürokrasisi olduğunu deşifre etti.
MHP’li Meclis Üyesi İlhan Çokgün ise sistemin garabetliğini “Kışın yayladaki evimde yokum ama hem merkezdeki hem yayladaki evim için çift taraflı atık bedeli ödüyorum” sözleriyle vurguladı.
“KİRLETMEYENDEN DE PARA ALINIYOR!”
AK Partili Meclis Üyesi Mustafa Turan, Seçer’in “boş eve fatura kesilmesini” savunmasına sert çıktı: “Kirletmeyen de ödüyor. İnsanlar evde olmadığı halde fatura ödüyor. Siz burada sadece MESKİ’yi ve ilçe belediyelerinin kasasını düşünüyorsunuz, vatandaşı düşünmüyorsunuz!”
Vatandaşın cebini yakan su faturaları karşısında Büyükşehir yönetiminin suçu ilçe belediyelerine atıp “yetkim yok” diyerek direndiği bu tartışma, Mersin halkının kimin yanında olduğunu bir kez daha gösterdi.
Kamuoyu bu tartışmaların ardından “Seçer vatandaşı değil, faturayı savunuyor” yorumlarını arttırdı.