Hoşgeldiniz  
çamlıca kitap, ücretsiz kargo

OKTAY ÖZTÜRK, PARTİSİNDEKİ MUHALİFLERE “ÜLKÜCÜLÜK” DERSİYLE SESLENDİ

admin | 15 Nisan 2017 | Gündem, Siyaset, Son Dakika, Tüm Manşetler, Yerel Haberler

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Oktay Öztürk, 16 Nisan’da gerçekleşecek Anayasa Değişikliği Referandumu ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Türk Milleti’ni Milliyetçi Hareket’e güvenmeye davet eden Öztürk, “Geçmişimiz bizim teminatımızdır. Masada biz olduğumuz müddetçe o masadan bu milletin aleyhine hiçbir şey çıkmaz” dedi.

 

MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Oktay Öztürk, yaklaşan referandum öncesinde çarpıcı açıklamalara imza attı. Anayasa değişikliği ile nelerin değişeceğinden, bu aşamaya nasıl gelindiğine kadar çeşitli bilgiler aktaran Öztürk, kendilerini eleştiren muhaliflere de geçmişi örnek gösterdi.

 

Ülkücülüğün tarifini yapan Öztürk, “Ben ve benim bir alt yaşımda olanlar belli ki geçmişi unutmuşlar. Çok üzülerek söylüyorum MHP’nin geçmişini unutmuşlar. İçerisinde bulundukları, mensubiyetlik duydukları partiyi, hatta verdikleri mücadeleyi unutmuşlar. Diğer tarafta gençler var. Bazılarına sorsan büyük bir kısmı ülkücüyüm diyor. Ama ülkücülüğün tarifini sorsan kendi aklı neyi alıyorsa, zevkleri neyi gerektiriyorsa ülkücülüğü onunla sınırlıyorlar. Oysa ki, ülkücülüğün kaynağı ilahi nizamdır. Ülkücülüğün tarihine baktığın vakit her daim şanla şerefle anılacak hadiseler vardır. Türk Milleti tarih sahnesine çıktığı andan itibaren ülkücülük var. Ülkücülüğün temelini oluşturan ve derleyip toplayan duygular; milletin devamlılığını esas bilen ve liderden lidere geçen duygulardır. Yaradan bu millete bir misyon, bir karakter yüklemiş. Nasıl ki milletler ailesi içinde Türk Milleti’ne ayrı bir misyon yüklenmişse, bu milletin ilelebet var olması için de içerisinden güzide bir yapı çıkmıştır ve bu yapı da ülkücülerdir. Mensup oldukları milletin aleyhine kim bir araya gelse, yaratan bu oyunları görebilecek gözü de ülkücülere vermiş. Duyacak kulağı, dillendirebilecek dili, acısını çekecek yüreği de ülkücüye vermiş. Dolayısıyla herkes vatansever ve Milliyetçi olabilir. Ama ülkücü dediğimiz vakit aynı zamanda Milliyetçidir ama ülkücü, inançları uğruna her şeyini feda edebilecek insandır. O Hiç kimsenin göremediğini herkesten önce görür. O herkesten önce tehlikeyi fark eder. Türk siyasi hayatına çıktığı andan itibaren tavırlarına bir bakın. Bir görebilseniz, geçmişi bir hatırlayabilseniz, bugünkü tavrına hiç şaşırmazsınız” hatırlatmasında bulundu.

 

“YA SİZ KİMİN YANINDASINIZ?”

 

Kendilerine referandum ile ilgili “Recep Tayyip Erdoğan size katil dedi şimdi nasıl onun yanındasınız” diye soranlar olduğunu belirten Öztürk, Doğu Perinçek ve PKK cephesine işaret ederek, “Siz kimin yanındasınız? Bizi katledenlerin yanındasınız. O bize katil dedi, şimdi kendi utanıyor. Ama sizin yanında olduğunuz da ülküdaşlarımızın katledilmesi emrini veren adam” dedi.

 

“GÜN HESAPLAŞMA GÜNÜ DEĞİL”

 

Kendilerine söylenen “Recep Tayyip Erdoğan size hakaret etti” sözlerine de cevap veren Öztürk, “Doğru, etti. Unutmamız da mümkün değil. Katiller dedi, çapulcular dedi, Fatiha’yı İhlas’ı bilmezler dedi. Unutursak namerdiz. Ama gün hesaplaşma günü değil. Tehlike kapımızda ve daha da büyük. Belalar toplanmış üstümüze geliyor. Demokrat dediğiniz Avrupa atını itini nallamış, insanlarımızın üzerine sürüyor. İtlerine insanlarımızı boğduruyorlar. Kapılarını ağzına kadar PKK’ya açtılar. Böyle bir ortamdayız. Türkiye Cumhuriyeti devletini bekleyen tehlikeler daha büyük. Onun için biz bu hesabı mahşere bırakmayacağız ama zamanı bugün değil” dedi.

 

BAŞKANLIK DA YOK ÖZERKLİK DE…

 

Türk Milleti’nin her 100 yılda bir bazı çevrelerce değişimlere zorlandığını aktaran Öztürk, “Şimdi devletin kuruluşunun 100’üncü yılına geliyoruz. Yine birileri kendi isteklerine göre bir değişime gidecekler. Biz de dedik ki: hazırla Anayasa’nı getir. 157 maddeyle geldiler, böyle bir Anayasa olmaz dedik. 37’ye düşürdüler bu da olmaz dedik. En son 12 maddeyle geldiler. 12 maddeyi de aldık elimize, güzelce yonttuk, yonttuk, yontarken de bu Anayasa’dan bu millete zarar gelmesin hususuna dikkat ettik. Milletin zararına dokunabilecek her düzenlemeyi yonttuk, çıkarıp attık. Şimdi Anayasa’nın ilk 4 maddesi değiştirilecek diyorlar. Bakıyoruz 18 maddeye orada ilk 4 madde yerinde duruyor nasıl değişecek? Efendim Anayasa’nın 123’üncü maddesinde Cumhurbaşkanı’na tüzel kişilik kurma hakkı veriyorsunuz. Ne olacak? Özerk bölgeler, eyaletler kurar. Oysa ki Anayasa’nın 2 ve 3’üncü maddesi yerli yerinde duruyor. Devletin üniter yapısı korunuyor. O maddeler yerinde olduğu müddetçe hiç kimse bu ülkede özerklik hayalini bile kuramaz. Efendim Cumhurbaşkanı kararnamelerle yönetecek ülkeyi. Evet Cumhurbaşkanlığı kararname çıkarabiliyor ama hükmü koymuşuz oraya; Cumhurbaşkanı’nın Kanun Hükmünde Kararname çıkarma yetkisi kaldırılıyor. Yani çıkardığı kararnameler kanun hükmünde değil. Kişisel haklar, temel haklar, siyasi haklar noktasında Cumhurbaşkanı kararname çıkaramaz. Meclis aynı zamanda Cumhurbaşkanını yargısal denetime tabi tutuyor. Meclis soruşturması, meclis araştırması var, genel görüşme var, yazılı soru önergesi de var. Cumhurbaşkanı ve yardımcıları yanlış yaptığı vakit meclisin yargıya gönderme hakları var. Meclis daha da güçleniyor. En çok şaşırdığımız da ilk 4 madde değişecek diye diretmeleri. Hepiniz hatırlarsınız. 7 Haziran sonrası şartlarımızdan biri bu ilk 4 maddeye dokundurtmayız şartıydı. Çözüm süreci safsatasını ortadan kaldıracaksınız dedik. Biz bunun üzerine hayatımızı koymuşuz. Bugün bu maddelerin değiştirilecek endişesi taşıyan CHP, 24’üncü dönemde bunların teklifini getirdi. Anayasa’nın 1’inci maddesinde Türkiye Cumhuriyeti insan haklarına saygılı diye geçer, bunlar dayalı diye getirdiler. Meclis zabıtlarını açın görürsünüz. Kim ne konuşmuşsa hepsi orada. İzmir Milletvekili Rıza Türmen 2 ve 3’üncü maddeler değiştirilmeli dedi. Laf salatası dedi. Hepsi zabıtlarda var. Dahası biz 11 Ekim’de sorumluluk üstlenmeseydik bu Anayasa değişikliği mutlaka yapılacaktı. Biz bıraksak HDP ile bir Anayasa yapmaya kalksalar o Anayasa’da Türk kelimesi olmayacaktı. O Anayasa Türk’ün Anayasa’sı olmayacaktı. Ama şimdi Devletin Cumhuriyet şekli, üniter yapısı, tek dil, tek bayrak, tek millet Türk milleti maddeleri korunuyor. Bu da ancak Milliyetçi Hareket Partisi’nin sayesinde oldu” diye konuştu.

 

 

960 Kez Görüntülendi.
fazilet kitap osmanlı
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2012 Sansasyonel Haber Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
mp3 indir