Denizkızı A.Ş. skandalının ardından Sayıştay denetçileri Mersin Büyükşehir’in tüm iştiraklerini inceledi: Hesaplar gerçeği yansıtmıyor, bütçeler delik deşik! Devam eden operasyonlar kapsamında Başsavcılık kamu zararını ve adli sorumluları tespit etmek için soruşturmayı genişletti.
Mersin’de belediyeye yönelik operasyonlar ve tutuklama dalgasının yankıları sürerken, Sayıştay’ın Mersin Büyükşehir Belediyesi Denetim Raporu, belediye iştiraklerindeki vahim mali tabloyu gözler önüne serdi.
Belediyenin devasa kaynaklarını yöneten şirketlerin hesaplarında yer alan bulgular, mali denetimlerin kritik boyutunu bir kez daha tescilledi.
Daha önce Denizkızı A.Ş.’deki yüksek cirolara karşılık oluşan devasa borç sarmalını ve batık mali tabloyu gündeme taşıyan iddiaların ardından, Sayıştay’ın tüm belediye şirketleri için hazırladığı tam kapsamlı denetim raporu ortaya çıktı. Yapılan incelemeler, tehlikenin tek bir şirketle sınırlı olmadığını, iştiraklerin genelinde hesapların şeffaflıktan uzak ve bütçelerin delik deşik olduğunu gösterdi.
Sayıştay raporunda, belediye iştiraklerini ve şirketleri doğrudan ilgilendiren çarpıcı başlıklar ve bulgular şu şekilde sıralandı:
Sayıştay raporunda, belediye bütçesinden iştirak şirketlerine yapılan para ve kaynak transferlerinin durumuna dikkat çekildi.
Raporda, “Mal ve Hizmet Üreten Kuruluşlara Yatırılan Sermayeler Hesabının” bilançolarda gerçek durumu yansıtmadığı tespiti yer alırken, şirketlere yönelik sermaye tamamlama uygulamalarının süreklilik arz ettiği vurgulandı. Şirketlerin finansal operasyonlarının ana bütçe ile olan entegrasyonundaki belirsizlikler raporun üst sıralarında yer aldı.
2. ŞİRKET VARLIKLARI VE MUHASEBE UYUMSUZLUKLARI
Belediyeye ait mülklerin ve işletme haklarının iştirak şirketlerine devri sırasındaki muhasebe kayıtları da Sayıştay takibine takıldı.
İşletme hakkı şirketlere devredilen taşınmazların ilgili hesaplarda usulüne uygun ve şeffaf bir şekilde takip edilmediği, bilanço kalemlerinde kayda geçirilmesi gereken bazı varlıkların eksik bırakıldığı raporlandı.
Belediyenin doğrudan temin ve hizmet alımı süreçlerinde şirketlerin konumunun nasıl şekillendiği, Sayıştay’ın mali disiplin eleştirileriyle birlikte okundu.
İştiraklerin bütçe içi ve bütçe dışı harcama dengelerinin ana belediye denetim mekanizmalarından kaçırılmaya müsait bir yapı sergilemesi, şirket bilançolarındaki soru işaretlerini artırdı.
BOMBA GELDİ: SORUŞTURMA DERİNLEŞİYOR
Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik hukuki sürecin en sıcak olduğu dönemde ortaya çıkan bu Sayıştay raporu, belediye şirketlerinin mali yapısının operasyonlardan çok önce de denetçiler tarafından mercek altına alındığını ortaya koydu.
Başsavcılık tarafından yapılan açıklamada, yürütülen soruşturmanın detayları paylaşıldı:
“Gerçekleştirilen operasyon kapsamında Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in de aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında adli işlem başlatılmıştır. Soruşturma; kamu zararının tüm boyutlarıyla ortaya çıkarılması, ihale ve doğrudan temin süreçlerindeki sorumlulukların belirlenmesi, para hareketlerinin ve varsa suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin tespit edilmesi amacıyla çok yönlü olarak sürdürülmektedir.”
Ayrıca, belediyenin iştirak şirketleri, araç kiralamaları, organizasyon ve hizmet alımları ile çeşitli ihale ve doğrudan temin işlemlerine ilişkin incelemelerin sürdüğü; Kamu İhale Kurumu ve belediyeden temin edilen yeni belgelerin de bilirkişi incelemesine tabi tutulduğu öğrenildi.
İştiraklerin hesaplarındaki bu çelişkilerin ve sermaye aktarımlarındaki belirsizliklerin yargı ve kamuoyu tarafından nasıl değerlendirileceği önümüzdeki günlerin en önemli gündem maddesi olmaya devam edecek.