Kendilerini polis ve savcı olarak tanıtan profesyonel bir dolandırıcılık şebekesinin hedefi olan İYİ Parti Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz, yaşanan tüm süreci açık yüreklilikle kamuoyuyla paylaştı. Geçirdiği gribal enfeksiyon ve ağır ilaçların etkisi altındayken adli makamların adını kullanan bir çeteyle karşı karşıya kalan Kocamaz, “Bugüne kadar hiçbir gruba veya çeteye boyun eğmedim. Alnım ak, başım dik” diyerek adeta devlete olan aşırı güveninin suistimal edildiğini vurguladı.
İYİ Parti Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz, sosyal medyada ve haber sitelerinde yer alan iddiaların ardından çok konuşulacak bir yazılı açıklama yayınladı.
Geçmişteki dürüst belediyecilik yıllarından FETÖ kumpaslarına karşı verdiği mücadelelere kadar pek çok konuya değinen Kocamaz, uğradığı siber ve psikolojik saldırının perde arkasını araladı.
“HİÇBİR ÇETEYE BOYUN EĞMEDİM, FETÖ’NÜN HEDEFİ OLDUM”
Açıklamasına 25 yıllık Belediye Başkanlığı dönemindeki temiz geçmişini hatırlatarak başlayan Burhanettin Kocamaz, geçmişte Tarsus’ta büyük bir yolsuzluk oyununu bozduğu için evinin kurşunlandığını, kamu kasasını koruduğunu belirtti. FETÖ’nün en güçlü olduğu dönemde Tarsus Belediyesi’ne Zaman Gazetesi’nin girişini yasakladığı için kendisine kumpas kurulduğunu ifade eden Kocamaz, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde de bu yapının hedefi olduğunu hatırlattı.
Mal varlığının kaynağını da net bir dille açıklayan Kocamaz, uzun yıllardır müteahhitlik yapan şirketi üzerinden helal kazanç elde ettiğini ve kamuyla hiçbir işinin olmadığını vurguladı.
TELEFONDAKİ FETÖ TEHDİDİ VE KOCAMAZ’IN DEVLETE YARDIM HASSASİYETİ
Yaşanan tatsız olayın 14 Haziran 2026 Pazar günü Ankara’daki ikametgahında istirahat ederken başladığını belirten Burhanettin Kocamaz, süreci şu sözlerle aktardı:
“Telefonum çaldı. Karşıdaki kişiler kendilerini Mersin TEM Müdürlüğü Operasyon Ekibi olarak tanıttılar. Benim ve eşimin banka bilgilerini, üzerimizdeki tapu kayıtlarını, hatta rahmetli annemden kalan 40-50 metrekarelik hisseyi bile tek tek sayarak kimlik bilgilerimizin FETÖ bağlantılı şahıslar tarafından kullanıldığını söylediler. Savcılığın talimatıyla aradıklarını ve dosyada gizlilik kararı olduğunu belirttiler.”
Çetenin, “Şüphelilerin hesapları ile altınları laboratuvarda karşılaştırıp kontrol edeceğiz, devlet adına operasyon yürütüyoruz” yalanına, devlete olan aşırı hassasiyeti nedeniyle inandığını söyleyen Kocamaz, “Ben de bugüne kadar alnım akıyla edindiğim birikimleri korkusuzca ve Devletimize güvenerek verip incelenmesinde herhangi bir sakınca görmediğimi ‘çiğ yemedim ki, karnım ağrısın’ diyerek devletimize yardımcı olmak amacıyla polis olduğunu düşündüğüm şahıslara teslim ettim” dedi.
Parayı ve ziynet eşyalarını teslim ettiği esnada resmi bir “teslim tutanağı” verilmeyince durumdan şüphelenen Kocamaz, zaman kaybetmeden anında Mersin İl Emniyet Müdürü’nü aradı. Mersin Emniyeti ve Ankara Emniyeti’nin jet hızıyla koordinasyon sağlaması üzerine, gece saat 01.00’de emniyet güçleriyle birlikte kamera kayıtları incelendi.
Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde ifade işlemleri sürerken, şebekenin Bolu civarını geçip İstanbul’a doğru seyir halinde olduğu tespit edildi. Türk Polisi’nin nefes kesen takibi neticesinde şüpheliler İstanbul’da yakalanarak Ankara’ya getirildi ve çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.
Kocamaz, bu başarılı operasyona imza atan Ankara Emniyeti personeline özellikle teşekkür etti.
KOCAMAZ’DAN SİSTEME VE SIZINTILARA SERT TEPKİ: “BU BİR ZAFİYET DEĞİL MİDİR?”
Deneyimli devlet adamı, yaşadığı mağduriyetin ötesinde, sistemdeki bazı açıklar ve emniyetteki sızıntılarla ilgili çok ciddi sorular sordu:
“Bir şebeke benim E-Devlet şifremi bilmeden tüm banka hesaplarımı, tapu kayıtlarımı nasıl ve nereden elde edebiliyor?”
“Konu tam netleşmeden, verdiğim ifade doğrultusunda olayın sosyal medyada ve haber sitelerinde paylaşılmış olması da bırakın şahsımı, devletim açısından da çok büyük bir zafiyet değil midir?”
“HER ŞEYE RAĞMEN BİR DOLANDIRICILIK ŞEBEKESİNİN ÇÖKERTİLMESİ BENİ MEMNUN ETTİ”
Rahatsızlığı, kullandığı ağır ilaçlar ve devletine olan aşırı güveni nedeniyle böyle tatsız bir olayla Türkiye gündemine gelmekten büyük üzüntü duyduğunu belirten Burhanettin Kocamaz, açıklamasını şu net mesajla noktaladı:
“Şunu kesinlikle belirtmeliyim ki, hiç kimseye hiçbir konuda veremeyeceğim hiçbir hesabım yoktur. Ayrıca benim tüm hassasiyetim ülkeme ve Devletime karşı taşıdığım sorumluluktandır. Her şeye rağmen böyle bir olayla ve bizim devletimize karşı gösterdiğimiz hassasiyetle bir dolandırıcılık şebekesinin çökertilmiş olması beni ziyadesiyle memnun etmiştir. Olayla ilgili herhangi bir mağduriyetimin olmadığını belirtiyor, herkese saygılarımı sunuyorum.”