ŞOK DETAY SANSASYONEL’DE… SEÇER’İN KONUŞMASI ÖNCE SERVİS EDİLDİ SONRA MAKASLANDI! SEÇER “TBMM RESTİ” İÇEREN SERT CÜMLELERİNİ MAKASLATTI; YETMEDİ TOPLANTIYA GELMEYEN BAŞKANI HEM GELMİŞ HEM DE KONUŞMUŞ GÖSTERDİ!
Vahap Seçer’in basın bürosundan bir gün arayla gelen iki farklı bayramlaşma bülteni kriz yarattı. İlk bültende törene katılmayan Mezitli Belediye Başkanı Tuncer’in konuşturulduğu ortaya çıkarken, düzeltme metninde Seçer’in iktidara yönelik “TBMM resti” ve “TOMA’lı, balyozlu” sert eleştirilerinin apar topar silinmesi “Geri adım mı atıldı?” sorusunu gündeme getirdi.
Mersin siyasetinde ve basın kulislerinde çok konuşulacak bir “bülten krizi” yaşandı.
Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in basın bürosu, CHP Mersin İl Başkanlığı’nda düzenlenen bayramlaşma programına dair bir gün arayla iki farklı basın bülteni servis etti. İkinci bültenin başına eklenen “DÜZELTME” ibaresi, satır araları incelendiğinde arkasında hem bir protokol krizini hem de dikkat çeken bir “sansürü” barındırdığını ortaya koydu.
İşte iki metin arasındaki çarpıcı farklar ve kulisleri hareketlendiren o detaylar:
İlk servis edilen basın bülteninde, bayramlaşma törenine katılanlar arasında Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer’in de adı yer alıyordu. Hatta bültenin son paragrafında, Başkan Tuncer’in programda “birer konuşma yapan isimler” arasında olduğu açıkça belirtilmişti.
Ancak ertesi gün geçilen düzeltme metninde Ahmet Serkan Tuncer’in ismi hem katılımcı listesinden hem de konuşmacılar bölümünden tamamen silindi.
Kulislerden sızan iddialara göre; programa katılmayan ve konuşma yapmayan Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer’in, kendisinin oradaymış ve konuşmuş gibi gösterilmesine sert tepki gösterdiği iddiası kulisleri bir anda hareketlendirdi.
Seçer’in basın bürosunun gelen uyarının ardından bülteni apar topar revize ettiği konuşuluyor.
“TBMM ODASI” VE “SERT ELEŞTİRİLER” NEDEN SANSÜRLENDİ?
Düzeltilen metindeki tek değişiklik belediye başkanının ismiyle sınırlı kalmadı.
Basın bürosu, Vahap Seçer’in konuşmasının en çarpıcı, en sert ve siyasi gündem yaratacak bir bölümünü ikinci bültenden tamamen çıkardı.
İlk bültende yer alan ancak ikincisinde “buharlaşan” o bölüm:
“Kimse bu ayıbı ülkesine yaşatmaz”
Seçer, yaşanan sürecin CHP’ye yakışmayacak görüntüler oluşturduğunu ifade ederek birlik ve dayanışma vurgusu yaptı. Partiye yönelik müdahalelere tepki gösteren Seçer, CHP’nin köklü geçmişine bir kez daha dikkat çekerek, “100 yıllık bir CHP’de bu tip görüntüleri istemiyoruz. Buradan uhulet ve suhuletle çıkacağız. Nasıl CHP kurulduğunda genel merkezi yoktu ve çalışmalarını ilk meclisteki bir odadan sürdürdü; biz de gideriz Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne, oradaki bir odadan çalışmalarımızı sürdürürüz” dedi. Yaşananların demokrasi açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Seçer, “CHP’ye bu şekilde levyeyle, balyozla, çekiçle, TOMA’larla, biber gazlarıyla saldırmak olacak şey mi, hangi demokrasilerde görülmüş? Bir daha görülecek mi? Böyle bir ihtimal var mı? Geçmişten geleceğe belki de demokrasi tarihinde böyle bir gün yaşanmayacak. Bu ayıbı ülkesine kimse yaşatmaz” sözleriyle, yaşananların tarihe geçeceğini kaydetti.
BU BÖLÜM NEDEN ÇIKARILDI?
İlk bültende açıkça yer alan CHP’ye “levyeyle, balyozla, TOMA’yla saldırı organize edildiği” yönündeki çok sert ifadelerin ve “Gerekirse gideriz TBMM’de bir odadan partiyi yönetiriz” şeklindeki restin ertesi gün neden silindiği merak konusu oldu.
Kulislerde Vahap Seçer’in iktidarla olan ilişkilerde veya yargı sürecinde tansiyonu bu denli yükseltecek “TBMM odası” restini ve “balyozlu/levyeli saldırı” tasvirini fazla agresif bularak yumuşatmak istemesi nedeniyle bu bölümün sansür yediği öne sürüldü.
Mezitli Belediye Başkanı’nın gösterdiği haklı tepki nedeniyle bülten yeniden ele alınmışken, hazır revizyon yapılıyorken Seçer’in konuşmasındaki bu riskli ve iddialı ifadelerin de “fırsattan istifade” metinden ayıklattığı iddiası kamuoyunda Seçer’in geri vites yaptığı yorumlarına yol açtı.
VAHAP SEÇERE, SÖZLERİNİN ARKASINDA DURMADI MI?
Vahap Seçer konuşmasında partilileri “uhulet ve suhuletle bu süreci yürütmeye” çağırırken, kendi basın bürosunun bir gün arayla iki farklı metin servis etmesi, siyasetin sakin sularında yeni bir tartışma başlattı.
Olmayan başkanın konuşturulması bir operasyonel hata olarak nitelense de Seçer’in kendi kurduğu sert cümlelerin ertesi gün bültenden ayıklanması, “Sözlerin arkasında durulmadı mı?” sorusunu akıllara getirdi.